1. bir kimsenin, kaçınılmaz olan veya öyle zannedilen bir acıyı, bertaraf etmek niyetiyle hayatına son vermesidir.

    mesleğim gereği birçok intihar ve ölüm vakalarıyla karşılaşıyorum. ama biri beni çok etkiledi. meslek hayatımda beni ikinci etkileyen ölüm oldu. günüm güzel başlamıştı. anadolu'nun küçük bir şehrinden, intihar vakası gelmişti. herzamanki gibi gittim. musluklu çelikten otopsi masasının evyesinde 18 yaşlarında saçları alnına yapışmış uzun boylu temiz yüzlü bir erkek yatıyordu, disseksiyona başlanmamıştı. şeffaf bir poşetin içinde savcılığın dosyası ve üstünden çıkanlar vardı. intihar notuna gözüm ilişti, "bir kahpe yüzünden gidiyorum" yazmıştı.

    bir insanın kendisine nasıl acı çektirerek kıydığını gördüm. içtiği ilaçlardaki etken maddeler onun dayanılmaz acılar çekmesine neden olur. o ilaçları içmeden önce duvarları yumruklamış ve iki elinin bütün parmak kemikleri parçalanmış. o kanlı elleriyle de ilaçları içmiş. ah be çocuk. yüzüne baktığımda köpükleri kurumuş dudaklarından sızan kurumuş kanla kırmızı olan çenen, feri sönmüş simsiyah kocaman gözlerin, upuzun kirpiklerin, temiz yüzüne ölüm yakışmamış dedim. yakışmamıştı.

    belki okuyacaktı avukat, doktor, öğretmen olacaktı, belki de okumayacaktı işci, taksici vs olacaktı, ama yaşayacaktı, çocukları ve onu seven bir karısı olacaktı. hiç sevmediğim halde sert bir kahve aldım. kapının önüne çıktım ve peşpeşe iki sigara içtim. o da tahta bir tabutla yanımdan geçti. arabaya konuşunu izledim. babasıydı sanırım ayakta zor duruyordu. onu uğurlamak istedim nedense.

    o cenaze aracında ilerlerken, bir hayatın yaşanmadan yittiğini düşündüm. gözümden akan yaşları silerek. odaya geldim. kapsamlı tahlillerini yazdığım dosyayı kapatmam gerekiyordu. ama elim varmıyordu. onun deyimiyle kahpe biri yüzünden canına kıyan temiz yüzlü çocuğun dosyasını kapatmayı hiç istemiyordum. davasının ahirete kaldığını düşünmek beni üzdü.

    yaşamalıydın, sana kahpelik yapan kıza inat yaşamalıydın, hayata, olumsuzluklara inat yaşamalıydın. umarım bu yazdıklarımı böyle düşünceler içinde olan birileri okur ve hayata daha sıkı sarılır. ölüm kurtuluş değil ve uğruna ölünen her şey sizden sonra hunharca yaşamaya devam ediyor.
  2. bir farklı versiyonu uyumaktır. kimse de dur napıyorsun demiyor.
    abi
  3. bu işe kalkışmadan önce ölüm tarihi belirlemek gerekir. bazıları karar verir uygular hemen. bazıları usul usul yada göğsünü gere gere, hayattan alabildiği kadar tat aldıktan sonra ...
    bazılarının ölüme yürüyüşü bile karizmatik olur.
  4. hayata karşı bi tavırdır intihar. boyun eğmemek gibi.
  5. hayatı, kendini, başkalarını kutsamamış, yarını merak etmeyen birinin rasyonel bir seçimi de olabilir.
  6. geride kalanlar engelliyor çoğu zaman. anne, baba, kardeş, çocuk... yusuf atılgan bay c. yi niye intihar ettirmemiş merak ederim hep. çünkü kimi kimsesi yok. mesela zebercet i bu yola doğru sürüklemiş ve sonunda gerçekleştirmiş. geride kalacak olanlar ah sizlerde olmayaydınız...
  7. "vazgeçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni,
    değmez bu yangın yeri, avuç açmaya değmez"

    diye başlayan tam da dünyayı anlatan, ölüme göz kırpan bir william shakespeare şiiri vardır. bu şiirin son iki dizesi dünyadaki bütün kötülüklere rağmen insanların yaşamaya devam etme nedenini haykırır ve der ki:

    "vazgeçtim bu dünyadan dünyamdan geçtim ama
    seni yalnız komak var o koyuyor adama."
  8. şu an gerçekleştirmek istediğim şey. hala diyorum aslında o'na saygısızlık olmasın diye, halen diyorum o'na kalu bela'da verdiğimiz bir söz var diye: "ölmek istiyorum" diyorum. öyle yumuşatıyorum kelimeyi. intihar etmek istiyorum, diyemiyorum. cesaretim bile yok ölmeye diye geçiyor içimden. asıl cesaretsizlik canına kıymak olur biliyorum. bazen bilmek yetmiyor ama. bazen dilin söylediğini kalp inkar ediyor. keşke her şey daha güzel olabilseydi benim için. en çok da o güzel geçmişe nazire, böyle şeyler geçmeseydi aklımdan. ağlayıp durmasaydım, şimdi olduğu gibi. çaresiz olmasaydım. her kapı yüzüme kapanmasaydı.
    incinme, beni yanlış anlama üzgünlüğümden,
    ben senden yine de razıyım demek isterdim o'na karşı.
    ki senin bizden razı olman, her şeyden önce gelir.
    ama çok yorgunum. çok berbat her şey. cılız bir ışık bile süzülmüyor şu pencereden...
  9. çokça düşündüğüm eylemsi.
    şahsen bileklerimi kesip o anın hissini doya doya yaşamak çok istiyorum lakin beni kan tutar. tam bileği kesmeye başlıyorsun hooop bana bir şeyler oluyor galiba diye bayılıyorsun... al sana bir intihar girişimi.
    kan tutması nedir ya sen ekmek teknesindeki celal mısın?
    rihan