1. kimsenin bi faydasını görmediği saçma bir ruh hali gibi geliyor bana. iyimserlik yanında akla gelmeyen sorumluluklar getirebiliyor, peşin peşin kötümser olursan sefasını sürüyorsun. tecrübeyle sabitledik inşallah.
    abi
  2. insanın bitmek tükenmek bilmeyen, tatmin edilemeyen egotizminin, rasyonalitesini sürrealizme ittiğinde ortaya çıkan, çoğu zaman da "cringy" olan idrak noksanlığıdır. bilginin çabuk yayıldığı bir çağda etrafta bas bas "kendinizi sevin", "zaten geçmişte yaşadıklarınız sizi şimdiki siz yapanlardır." çığlıklarıyla iyimserlik enjekte eden sahte peygamberlerin dışkılarıdır. ah gösterebilseydim bu post-modernist zosima lara öldüklerinde, nasıl koktuklarını.
  3. iyimserken kendi kötü senaryolarımızla acı çekmeyiz, üzülsek de depresyona girmeyiz, kısaca bir şey kazandırmasa bile kaybettirmeyeceği kesin olan eylem/yaşam tarzı.

    iyimser adam:
    çocukken sineklerin kanadını koparmadı
    teneke bağlamadı kedilerin kuyruğuna
    kibrit kutularına hapsetmedi hamamböceklerini
    karınca yuvalarını bozmadı
    büyüdü
    bütün bu işleri ona ettiler
    ölürken başucundaydım
    bir şiir oku dedi
    güneş üstüne deniz üstüne
    atom kazanlarıyla yapma aylar üstüne
    yüceliği üstüne insanlığın


    6 aralık 1958 nazim hikmet
  4. safça iyimserlik gösterdikten sonra kırgın ruhlarla ortada dolaşan saf gençler artışta. o kafayla da yol alınmazmış gibi geliyor bana.
  5. optimistlik, bardağın dolu tarafını görme hali

    "oh ne güzel dağ havası" tavrındaki pollyanna'dan daha gerçekçi yaklaşımla, kendini ek sorumluluğa sokmadan, sadece hayattan keyif alacak şekilde de zaman zaman iyimser olunabilir(*:boş zamanlarında iyimser olmak ;d) bence.

    taze yaşanmış örneği spoilera alayım ki sıkılanlar devam etmesin :)

    !---- spoiler ----!

    yüzüm için kullandığım ilacı almak için eczaneye gittim haftasonu. ilacın adını söylediğimde, eczacı o ilacın olmadığını ama aynı etken maddeli başka ilaçların olduğunu söyleyerek isimlerini saydı. bir tanesini bilmiyordum ama diğerini daha önce kullandığım için, aynı tedavide kullanılmadıklarından emindim. böylelikle eczacının doğru ilacı getirtmesini sağlayarak, ikinci gidişte hem doğru ilacı hem de yandaki marketten dondurma alarak mutlu oldum.

    bunun yerine, "yaa ne kadar defoluyum, yüzüme de ilaç kullanıyorum, eklem için de kullanmıştım" diye surat da asabilirdim, "bu sıcakta iki kere eczaneye gittim öff" de diyebilirdim. o zaman ne geçecekti elime ;)

    !---- spoiler ----!

    hayatta herkesin/hepimizin birçok derdi, üzülecek ciddi sorunları var zaten, bunun dışında mümkün olduğunca iyimser olalım :)
  6. neyi nereye koyacağını bilmek aslında. salt oturup her şeyin çok güzel olacağını düşünerek, eblek eblek etrafı seyrederseniz ahmaklıktan öteye gitmez elbet. ama sürekli ağırlıklarla yaşanmayacağını, her şeyin bir zamanı olduğunu, yağmurlu havanın da yerini güneşe bırakacağını bilerek hareket etmek gerekiyor.
  7. bir iyimseverlik yahut iyi sevicilik değildir.