1. 30 dakikada hazır olup (duş, makyaj, giyim vs) sabahın köründe okula gitmek zorunda olan birisi için mazide kalmış olan eylem...
    slipo
  2. sabahın köründe uyanmaktan nefret etmeme rağmen en sevdiğim öğün. bunun ilk sebebi akşam alacağın kalorinin iki katını da yuvarlasan daha az kilo alman (çişimi yapıyom çişimi yapıyom, popom kuru kalıyor gibi.) ikinci sebebi kızarmış ekmek konsepti. akşam yemeklerinde kimse öyle şeyler vermiyor nedense.
  3. genelde her sabah zeytin tabağında üç tane zeytin kalıyor. dikkat ettim. bu bir işaret mi..

    tanım : sabah atıştırması.
  4. hiç bir zaman atlamadığım öğün. bu yüzdendir ki yatmadan önce yarın için hazırlıklarım arasında başı çeker. sabah erkenden hayata başlamak ve trafik çilesine şöyle bir dalış yapmadan önce yeterli zamanınız yoksa, başka bir çareniz de yoktur zaten.

    kahvaltı hazırlayıp yemeyi sadece karın doyurmak olarak düşünmüyorum açıkçası.kendime ekstra ekstra zamanlar yaratmak için çaba harcayan ben için bulunmaz fırsat. özellikle yoğun geçen günlerde öğle yemeklerinin ve akam yemeklerinin saatleri her zaman aynı olmayabiliyor, böylece en azından günü kurtaracak bir uğraşım oluyor.

    bu arada kahvaltı da simit ve türevlerini yemek anlık bir tokluk oluştursa da benim için asla doyurucu olmuyor.
  5. bir türlü sevemediğim. pazar sabahları ayrı tabi.
  6. aile evinde iple çekilen, öğrenci evinde kabusa dönüşen öğün
  7. bu aralar seminer serisi ve tez hazırlığı açısından kahvaltı düzeniyle kafayı bozdum. izninizle biraz kelam etmek isterim hazır elimde bilgi patlaması varken..

    süreya yanılıyor olamaz diye düşünüyordum ki bilimsel olarak kahvaltının mutlulukla ilgisi kanıtlanmış.

    şöyle özetleyeyim; okuduğum çalışmalarda genel olarak benzer sonuçlar bulunmuş; kahvaltı eden ve kahvaltısız güne başlayan insanların gün içindeki duygudurumları karşılaştırılmış ve depresfi belirtilerine bakılmış.
    çalışmaların sonucunda kahvaltı eden kişilerin gün içerisindeki duygudurumları diğerlerine göre anlamlı olarak yüksek bulunmuş.

    erkek ve kadınlarda sonuç farklılık göstermiyor, kahvaltı alışkanlığı olanların çoğu öğle saatlerine doğru daha mutlu, huzurlu hissederken bu alışkanlığı olmayanlar daha gergin oluyor.

    ayrıca kahvaltı edenlerin diğer öğünlerde daha az yediği ve daha sağlıklı besinler tercih ettiği de gözlenmiş başka bir grup çalışmada.

    iyi bir kahvaltı proteinden zengin olmalıdır. yani yumurta-peynir ve mümkünse süt gibi besinler içermeli. bu durumda günün kalanında daha tok olmaya yardımcı olur. benim için zayıflama diyetlerinde kilit öğündür (ayrıca ara öğünlere de vurgunum!)

    kişinin alışkanlığıdır kahvaltı etmiyordur; erken saatte yiyemiyordur; yavaş yavaş alıştırmak, geç kahvaltıyla başlamak lazım. hafif besinler minik peynir, minik dilim ekmekle başlanabilir. zamanla miktar ve çeşit arttırılır.

    en büyük tehlike : kahvaltıyı simitle-poğaçayla geçiştirmektir. sadece hamur olan bu besinler yenildiğinde kan şekeri hızlı yükselir, devamında hızlı düşer, yani tok tutmaz daha çabuk acıktırır ve 1 tane simit veya poğaça da bu sebeple yetmeyerek daha fazla tüketmeye neden olur. (not düşeyim; 1 adet simit 4 dilim ekmek ve 1 tatlı kaşığı yağın enerjisine eşittir, masum diyemeyiz)

    ve en güzel kısmı anlatayım:
    diyet takibinde diyetisyenler danışanın diyet motivasyonunu arttırmak için haftada 1 öğünü (çok fazla abartmamak şartıyla) serbest bırakır. genel eğilim cuma akşamı diyet olmaz yönünde. ama ben kahvaltı aşığı olarak genelde pazar kahvaltısını serbest bırakırım.

    şöyle ki; pazar kahvaltıları daha geç yapılır ve daha geniş olur genelde; bu sebeple kahvaltı + kuşluk ara öğünü + öğle yemeği yerine bile geçebilir. bu sebeple izin vermek bana mantıklı geliyor. üstelik mutluluk en doğal hakkımız ve kahvaltı da bunu etkileyen en önemli etmenlerden.

    mutlu kahvaltılar, güneşli pazartesiler :)
  8. hafta sonlarında yapıldığında insana huzur, mutluluk ve dinginlik veren bir öğün.
  9. yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem
    ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı

    cemal süreya - üstü kalsın