• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.93)
kurtlar imparatorluğu - jean-christophe grange
her şey korkuyla başladı. ve yine korkuyla sona erecek."gerçekten etkileyici bir yazar."- the guardian"grange güçlü bir kalem. onu seviyorum."- anita brookner, the spectator"eleştirilere, mantığa, gerçeğe meydan okuyan bir kitap..."- the washington post"paris'te sokak sokak, cadde cadde yaşanan bir kedi-fare oyunu... istanbul'a kadar süren ve nemrut dağı'nda sona eren bir kaçma-kovalamaca... jean-chritophe grance'ye yaraşır bir kitap."- le mondeseri cinayetlere, uyuşturucu kaçakçılığı, strasbourg-saint-denis'deki küçük türkiye, fransız polisindeki iç hesaplaşmalar, tıbbın karanlık amaçları alet edilmesi.paris'i kana boyayan türk mafyası. kızıl nehirler'in, taş meclisi'nin ve leyleklerin uçuşu'nun yazarı grange'den yine çarpıcı, yine soluk soluğa bir roman. (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. "aha istanbul dedi!" tarzında bir izleyiciyseniz bu kitap da mutlaka ilginizi çekecektir. klasik grange sürükleyiciliği bir yana; paris'ten istanbul'a, istanbul'dan nemrut'a uzanmasıyla ülke reklamı yapmıştır ve sırf bu yüzden bile okunmayı hak etmiştir.
  2. ilginç bir hikaye ile jean christophe grange'ın üslübunun bir araya gelerek oluşturdukları bir şaheser. okumayanlar çok şey kaybetmez belki ama okuyanların kitaplığında güzel bir eser olarak yerini alır
  3. son derece sürükleyici bir polisiye roman. anna heymes, garip hafıza kayıpları yaşayan bir kadındır ve biyopsiye tamamen karşıdır. paul nerteraux da bir yüzbaşı olup fransa'daki türk mahallesinde işlenen 3 cinayeti araştırmaktadır. ancak bir arpa boyu yol alamadığı için o bölgenin en iyi polisi olan emekli bir isme başvurur, jean louis schiffer'e. onun yardımı ile pek çok nokta aydınlanır. bozkurtlar yani ülkücüler öldürdüklerine benzer bir kadın aramaktadır. anna heymes ise belleğindeki sıkıntıları çözmeye çalışırken çok kötü bir gerçek ile yüzleşir. kendisi bir türk kızıdır ve o anda anna heymes olmayı tercih etmektedir. peşindeki insanlar oldukça acımasızdır. ve arka arkaya cinayetler işlenmektedir. acaba bu gidile bir dur diyen olacak mıdır? soluksuz okunan bir roman.
  4. klasik grange kitabı. müthiş bir giriş, temponun hep çok yukarıda olduğu bir kovalamaca ama fiyasko bir final.

    bu tarz kitaplarda final her zaman yavan kalıyor nedense. ya beklenti çok büyüdüğünden tatmin edemiyor final ya da tüm o maceranın sonunda tek bir kişiyi ilgilendirir şekilde sonlanması, yani tek bir karakterin gözünden anlatılıp sonlandırılması bize çok küçük geliyor. işin türkiye kısmına değinmiyorum bile, zaten yeteri kadar bıkkınlık verici bir ülkeye bir de kitapta, filmde falan rastlamak çok can sıkıcı kendi adıma. aslında türkiye sınırına girene kadar oldukça iyi giden bir kitap var, ne var ki karakterleri dağın tepesine çıkarma fikri bana sadece komik gelmişti kitabı okurken. çok oldu okuyalı pek anımsamıyorum ama adamın oralardan gördüğü güzel tahliller vardı kurtlar üzerine.

    son kitaplarını okumadım ve okumayı da düşünmüyorum ama okuduklarım içinde kızıl nehirler en iyi grange kitabıydı, özünde saçmaydı ama bir aksiyon romanından bekleneni eksiksiz şekilde veriyordu, finali de dahil. hatta leyleklerin uçuşu, hikaye olarak bence en sağlam kitap olsa da yine de kızıl nehirlerin ''sürprizi'' daha çok çarpmıştı beni. bu tam arafta bir kitap. ne kızıl nehirler ya da leyleklerin uçuşu kadar merak uyandırıcı ne de taş meclis kadar büyük bir hayal kırıklığı. kendi kategorisinde ortalama bir kitap işte.
  5. kitabi okurken sanki bir turkolog, turkiye yakin tarihini bilen biri yazmis gibi okuyorsunuz. gibi degil demek ki, adam oturmus arastirmis da yazmis. sirf bu yuzden bile bu kitap saygiyi hakeder.. tam bir arastirmaci gazetecilik ornegi, keyif veren bir polisiye.
  6. grange'ın en az sevdiğim kitabı. yine de çok iyi ama bunu okurken ara ara sıkıldığımı hatırlıyorum.

    bunun bir de jean reno'lu filmi çekildi ama o benim gözümde bir fiyasko.