• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.83)
Yazar Peyami Safa
matmazel noraliya'nın koltuğu - peyami safa
karşılaştığı bir takım olağanüstü olayları benimsediği materyalist ve pozitivist felsefelerle açıklayamayan, şüphe, tereddüt ve bunalımlar içinde kıvranan bir gencin çevresindeki bazı kişilerin telkinleri ve açıklamaları ile bunalımdan kurtulup huzura kavuşmasının hikayesi...
  1. yorum yapılmadığını görünce şaşırdığım bir başka kitap daha.
    bana kalırsa bu kitaba gölge düşüren peyami safa'nın bir diğer eseri, dokuzuncu hariciye koğuşu'dur.
    dokuzuncu hariciye koğuşu'nda da ruh tahlilleri ön planda ancak matmazel noraliya'nın koltuğu benim için bir üst seviyedir.
    parapsikolojik ve mistik olayları içermesi bakımından bu kitap daha farklı bir yerde.
    sürekli halüsinasyonlar gören, gerçeği bazen ayırt edemeyen enteresan bir karekter var kitapta, ferit.

    mesela sevdiği kız içindi sanıyorum, "benden bir şey yapmamı isterse yaparım. ama yanımdayken yapmam. ben bilinmeyeni seviyorum." gibi bir şey söylemişti.
    romanda bu gibi cümlelere sık sık rastlıyorsunuz zaten. bazen kendini bazen zamanı bazen de gerçeği sorgulayan çarpıcı cümlelerle dolu bir roman.

    onun dışında yazıldığı ve anlatıldığı dönemi düşünecek olursak, ferit'in cinsellikle ilgili fikirleri oldukça farklı. bu konuyla ilgili kadınlarla arasındaki ilişkiyi sık sık sorguluyor zaten.
    romanın bence zevkli kısımlarındandı.

    noraliya'nın hikayesi kısmında kitap benim için durağanlaştı. sanırım ben ferit'in iç dünyasının ve buhranlarının anlatıldığı kısımları çok sevdim ve tüm kitabın ferit'in ruhsal betimlemeleriyle devam etmesini istedim. bu yüzden olabilir.

    bir de bu kitapla ilgili suç ve ceza benzetmesi gördüm bir yerlerde. düşündüm de, evet yer yer dostoyevski tadı verdiği çok doğru bir tespit.
    hatta bu benzetme, okumayanlar için kitaba dair güzel bir ipucu olabilir.
    velhasıl, hak ettiği değeri bulamamış olan, göz ardı edilen harika bir peyami safa eseridir efendim. okuyunuz.
  2. peyami safa'nın şimdiye kadar okuduğum en güzel kitabı.(daha yalnızız'ı okumadığımı ve onu daha çok beğeneceğim iddiasının mevcut olduğunu belirteyim.)

    şahsen kitabı çok zamanın ilerisinde bulduğumu söylemeliyim, o zamanlarda kimsenin tartışmaya lüzum görmediği konuları tartışmış peyami safa. modernite ve türk toplumunun yapısı arasındaki çelişkilerde ve o zamanlardan beri dinmeyen kültür çatışmasından da bahsetmiş.
    yine de en cesur bulduğum konu pozitif ilimlerin sürekli taraftar topladığı bir dönemde bilim adamlarının metafiziği reddedişini açıklayan görüşleriydi.
    ferit'in hikayesi tamamen tartışma konusu oluşturmaya yönelikti ama noraliya'da okuyucuya bir şeyler öğretmek istemiş yazar.
    son olarak üslubun zarafetinin sizi sarıp sarmaladığından bahsetmek istiyorum. şu cümle örnek olarak şuracıkta dursun efendim:
    "bahtiyar olmaya alışmamış insanların, her saadetin arkasında pusu kuran fena talihlerinin bir suikasdinden ürkmelerine benzeyen sebepsiz bir korku içinde sevincini frenliyordu."