1. freud'un melankoli ve yas tutmak yazısı okunabilir.

    içinde fazla bulunulmaması gereken ruh durumudur. karaktere işledi mi bir kere, çıkmak bilmez.
    kup
  2. bunalımın başkalaşımları.

    bugün melankoli sözcüğünü de içeren bunalım, her dönemin üstüne bir taş eklediği, iki bin yıldan daha yaşlı, eski bir anıtın yüzeyindeki pastan başka birşey değil aslında. melankoli denen ve sözcüğün direnciyle ortaya çıkan şey, yalnızca sözcüğün tarihinin ve zaman içinde birbiri ardına kazandığı anlamların aydınlatabileceği karmaşık bir gerçekliği açığa vurur.

    melankolik yanlış: satürn ve şeytan. batı ortaçağı'na aktarılan yunan kökenli acedia geleneği, uzun süre ahlak düzlemindeki çalışmalara konu olur. sonunda, satürn'le ve şeytan'la ilişkilendirilen bu kavramlar, bireyin başına gelebilecek kötülüklerin en beteri olarak görülmeye başlar.

    melankolinin altın çağı rönesans: antikçağda insanoğlu öncelikle doğadan türemişken. hıristiyanlık insanın bilincini sorgulayarak, insancıllığa zemin hazırlar. rönesans, ortaçağın sonunda başlayan öznelleştirme hareketini sürdürerek, melankoliği herşeyden önce bir dahi olarak gören aristotalesçi gelenekle barışır.

    klasikçilik ve aydınlanma: boşluk olarak melankoli. 16. yy'ın hemen öncesinde, melankoli modası hemen hemen hergün yeni yandaşlar kazanırken, ona kazandırılan saygınlık söylencesini yıkmak ve neden olduğu zararları ortaya koymak üzere birtakım sesler yükselmeye başlar. 17. ve 18. yy'lar boyunca süren bu evrimin sonunda, melankolinin çehresi değişir.

    romantizm: melankolinin son merkezi. toplumdan uzak yaşayan duyarlı bireye değer kazandıran, imgelemin kaynaklarını aklınkilere yeğ tutan, gerçekdışılığı özgün bir dışavurum biçimi olarak gören romantik sanatçılar antik melankolinin kimi özellikleriyle yeniden ilişki kurarlar. ister şeytan figüründe ya da azgın bir erotizmin hayallerinde olsun, isterse kabuslara gösterilen ilgi de ve deliliğin yüceltilmesinde olsun, acedia'nın dağarı bütünüyle yeniden ortaya çıkar.

    romantizm sonrası ya da kronos'un zamanı: romantizm imgelemi yeniden melankoli alanına çektiyse de, yücelik ilişkisinin yitimine ve melankolinin zaman içinde bir o yana, bir bu yana sallanışına tanık olur. aydınlanma çağında, boşluğun özelliklerini taşıyan ancak bir mecaz olan şey gerçekliğe dönüşmüştür. peki şimdi her türlü öte dünyadan yoksun kalan melankoli nasıl bir ilişkiyle var olacaktır?

    kaynak: yky - bunalımın başkalaşımları
  3. "melankoli nesnesiz bir yitim deneyimidir, bir şeyleri yitirmişsinizdir ama ne olduğunu anlayamazsınız. tam olarak nostalji değildir ama geçmişi talep etmektir, onu kurtarmak ve bugüne getirmek isteği. çünkü eğer bunu yapmazsak geçmiş tarih kitaplarındaki bir ölü olarak kalır."

    aşağı yukarı böyle tanımlamıştı antropoloji hocam melankoliyi. biraz bilimsel ve çokça düşündürücü bir tanım, onlarca sayfalık ders notlarımdan bana gerçekten dokunmuş birkaç şeyden biri.
    karanlık bir ruh hali değil, daha çok gece mavisi. saf acı veren bir hal de değil, aksine tuhaf ve tehlikeli bir zevk veriyor. sahip olamadığın şeylerin kahrını değil de bir zamanlar sahip olup da kaybettiğinin özlemini yaşıyorsun, özlemin içerdiği o "bir zamanlar sahip olmuşluk" hazzı siyahı maviye kırıyor, sen geçmişe sarılıp biraz ısınıyorsun ama dışarısı hala çok soğuk.
  4. kendimizden kurtulamadığımız zaman, kendimizi yiyip bitirmenin tadını çıkarırız. belirgin lânetleri telafi eden gölgeler prensi'ni istediğimiz kadar yardıma çağıralım: hastalık olmadan hastayızdır ve zaafımız olmadan cehennemliğizdir. melankoli egoizmin düş halidir: kendinin dışında artık hiçbir nesne, hiçbir sevgi ya da nefret sebebi yoktur; durgun çirkefe aynı şekilde düşüş, cehennemsiz bir lanetlinin o aynı ters dönüşü, telef olma ateşinin o aynı tekrarları vardır. hüzün derme çatma bir çerçeveyle yetinir; melankoliye ise, asık suratlı ve buharlı lütfunu, sınırları belirsiz olan ve iyileşmekten korktuğu için dağılmasına ve dalgalanmasına bir sınır konmasından çekinen derdini saçmak için bir mekân sefahati, bir sonsuzluk manzarası gerekir. izzetinefsin en tuhaf çiçeği olan melankoli, kendi usaresini ve bütün zayıflıklarının diriliğini türettiği zehirlerin ortasında serpilip gelişir. kendini yozlaştıranla beslenerek, kulağa hoş gelen isminin ardında, mağlubiyet'in kibri'ni ve kendine acıma'yı gizler...

    cioran - çürümenin kitabı
  5. içinde bulunduğum ruh hali. şarkılar beni benden alınca ve kız arkadaşımdan ayrılınca girdiğim mod.