1. bugün google'ın yeni tatlı doodle'ında da farkettiğimiz gibi güne ilginç bir keşif haberiyle uyandık. nasa yaşanabilir bölge içerisinde üç gezegen olan yeni bir güneş sistemi keşfettiğini açıkladı. konu ile ilgili nasa yetkililerine sorular sorabilmekteyiz. ayrıca küçük bir türkçe kaynak da burada. keşfin detayları uzun bir süre daha devam edecektir. bu sebeple yorum yapmak için çok erken ancak insana tuhaf duygular hissettirmiyor değil.
  2. en yakını 40 ışık yılı uzakta olan gezegenlerdir.bu keşif dün öğle saatlerinde açıklandı ve ülke basınında tabiri caizse siklenmedi bile.yarın öbür gün adamlar biz başka gezegene koloni kurmaya gidiyoruz alın dünyayı ne yaparsanız yapın dicekler öyle mal gibi kalıcaz.ki böyle bir olay yaşansa bizim ülke insanları sevinir ooo dünya bize kaldı be der o ayrı konu.
  3. nasa'nın keşfettiği gezegenler yaşanabilirlik açısından bir keşif değildir, yalnızca fiziken dünyaya benzeyen gezegenlerin keşfidir, o da gazdan oluşmamaları ve boyutları açısından. henüz atmosferleri hakkında da bir bilgi yok ve su barındırıp barındırmadıkları da kesin değildir. aşağıdaki tabloda da görülebileceği üzere kendi güneşlerine çok yakınlar ve insanoğlunun bu sıcaklıklarda yaşaması mümkün görünmemektedir. ki dünyaya epey uzak oldukları için (39 ışık yılı!) yaşanabilir oldukları kesinleşse dahi (bunu kesinleştirmek bile çok vakit alacaktır) elimizdeki ve yakın gelecekteki teknolojimizle bu gezegenlere gitmek hayal. hali hazırda hemen her ay bir çok dünya benzeri gezegen keşfi gerçekleşiyorken, google ve dünya çapındaki ana akım medyanın bu keşfi bu kadar büyütmelerine de anlam veremiyorum.

    http://edition.cnn.com/2017/02/22/world/new-exoplanets-discovery-nasa/index.html
  4. google'ın komik doodle oluşturmasıyla haberim oldu.
  5. abartılan bir haber.

    zaten earth-like exoplanet dediğimiz gök cisimlerinin varlığı bilinen bir şeydi. burada yeni olan ne, onu anlayamadım ben? bu gök cisimlerinin 39 ışık yılı uzaklıkta bulunmaları mı? hakikaten çok yakınmışız yahu, kapı komşusu çıktık resmen!

    ancak teleskoplarla görüntüleriz. bu gezegenlere değil insanoğlunun gitmesi curiosity gibi bir keşif aracı gönderip yakından incelemesi bile uçuk bir hayal...
  6. çok güzel bir haber. her gün görebildiğimiz uzay hakkında biraz daha çok bilgiye sahip oluyoruz ve bu insana tarifsiz bir heyecan veriyor.

    öncelikle bu güneş sisteminin güneşi, bizimkinden oldukça ufak. yani etrafını çok fazla ısıtamıyor. bu yüzden gezegenlerden birinin yüzeyinde su varsa, bu ufak güneşe yakın bir tane olanında olmasının çok daha olası olduğu anlamına geliyor. sudan bahsetmişken, her sistemin bizim şartlarımız açısından yaşanabilir bir bölgesi vardır. bizimkinde bu, dünya. trappist-1 sisteminde ise bu, üç tane gezegeni kapsıyor. bu da demektir ki, tam üç tane gezegende yaşamın oluşabileceği, hatta çoktan oluşmuş olabileceğini gösteren yüzey suyu bu gezegenlerde bulunabilir.

    yani neymiş, dünya boyutunda birçok gezegen ve suyun bulunabileceği de birçok gezegen varmış. 40 ışık yılı size çok uzak gelebilir, teknolojimize çok uzak gelebilir, bana da çok uzak. ancak gelecek için o kadar da uzak değil. yine de evrenin büyüklüğüne bakarsak, yukarıda bir yerlerde denildiği gibi kapı komşumuz gibi bir konumda bu sistem.

    insanlar bu keşifler için aylarını, yıllarını veriyor, benim gencim de gelmiş burada "meh" yapıyor. realist olacağım diye bokunu çıkardınız, ne denilebilir ki...

    sagan'ın da dediği gibi, "kozmos ile bağlantı kurma isteğimiz gerçeğe en derinden şekilde yansıyor, fakat bizler astrologların vaat ettikleri gibi değersiz bağlarla değil, en derin şekilde bağlıyız."
  7. nasa'nın boş bakkal gibi sürekli aynı haberleri ısıtıp ısıp tartmasıdır veya çalışıyoruz ayağına hükümetten daha fazla fon alma amacı da olabilir bilemedim. sonuç olarak yayınladığı şeyler hiçbir şekilde bir işimize yaramayacağı için gereksiz bulduğum gelişme.