• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.50)
nuovo cinema paradiso - giuseppe tornatore
artık ünlü bir yönetmen olmuş salvatore, 30 yıl sonra bir arkadaşının öldüğü haberi üzerine doğduğu kasabaya geri döner. kasabaya geldiğinde eski anıları canlanan salvatore, cinema paradiso isimli sinemada projeksiyoncu olarak çalışan alfred ile ilişkilerini hatırlar. küçük bir çocuk olan salvatore, günlerini alfred’in yanında geçirmekte, filmlerle ilgili konuşmakta ve alfred’in sinema konusunda deneyim ve bilgilerinden yararlanmaktadır. babacan tavırlarıyla salvatore’nin hayatında önemli bir yere sahip olacak alfred sayesinde sinemaya olan aşkını ve tutkusu keşfedecektir.sıcaklığı ve anlattığı yazlık sinema kültürüyle de türk sinema kültürüne yakın bir noktada duran giuseppe tornatore’un başyapıtı cennet sineması, 1989 cannes film festivali’nde jüri özel ödülü’nü kazanmasının ardından yabancı dilde en iyi film oscarı'nı da ülkesine götürmüştü.
  1. samimi ve naif bir hikaye. geçmişin, yaşanmışlıkların; insanda açtığı yaraların(aslında güzelliklerin) yıllar sonra hüzünle tekrar hayat bulması. belki de hayatımın filmi. aynı zamanda hayatınızdan parçalar yakalayabileceğiniz filmlerden biri. bu onu daha da güzelleştiriyor.

    ayrıca ennio morricone imzalı soundtrack albümünü yıllardır hala hatim ederim. tek başıma arşınladığım yollarda, defalarca yol arkadaşlığı etmiştir bana.
  2. filmin ilk bir saati efsanedir. özellikle bir çocuk ile bir yaşlı adamın sımsıcak arkadaşlığını görmek için bu film izlenmeli. insanın içini ısıtan filmlerdendir. bittikten sonra yüzünüze garip bir gülümseme yerleşeceğinden emin olabilirsiniz. ayrıca filmin müzikleri italyan deha enrio norricone'ye aittir ki yapılmış en güzel film müziklerindendir.
    buyrun: https://www.youtube.com/watch?v=ly6ty5lci6e
  3. sinemanın, perdenin dışına çıkarak insanı derinlerinde bir yerlerde yakalayabileceğini gösteren başyapıt. bu başyapıt; salt samimiyeti ile geçici bir süre için de olsa, hayatınızdaki o tam olarak adını koyamadığınız eksikliği giderebilme tesirine sahiptir.
  4. yurtdisindan bilissel baglamda degisim ve donusumu saglamaya yetecek bir zaman dilimi sonrasinda yeni donmus iseniz , kendinizi tam anlamiyla yabancilasmis hissediyorsaniz dondugunuz yuvanizda, daha da derin izler birakacagindan adim gibi emin oldugum italyan filmi. film boyunca cocuklugunuza donmeye calisip ; eskiyen , toz tutan anilarinizi havalandirmanizi saglayacak ve film sonunda oldugu gibi buruk bir gulumseme ve icin icini yemesi durumuyla basbasa kalacaginizi garantileyen samimi , naif ve icimizde can cekisen cocuga seslenen bir yaz aksami filmi.
  5. bir dostluğun hikayesi. filmlerde fazla ağlamam ancak bu filmde zırıl zırıl ağladım. alfredo ile toto'nun dostluğu harika anlatılmış. bu hikayeyle beraber bir kasabanın, bir devrin değişimini izliyoruz.
    !---- spoiler ----!

    alfredo'nun toto'ya, git bir daha dönme dönersen evime almam, dediği sahne beni bitirmiştir. ve ölene kadar toto'yu dilinden düşürmemiş, herkese anlatmıştır. ne güzel bir insan, ne güzel bir dostluk.

    !---- spoiler ----!
  6. bu filmde memleket ( memleket derken ülke değil, metropol de değil. büyüdüğünüz kasaba, köy, taşra anlamında) sevgisini hissediyorsunuz.

    !---- spoiler ----!

    burada, alfredo toto'yu kasabadan yollarken ''git yıllarca dönme'' dışında bir de şu mevzuya değiniyor:

    bilen bilir; memleketinizden gidersiniz 1 aylığına veya 1 yıllığına, geri dönünce bakarsınız ki artık pek çok şey değişti; eski tadı yok. zannedersem bu daha çok kasabalarda olan bir durumdur, taşranın karakteristiğidir böyle küçük değişimlerin büyük gibi görünmesi. örneğin, bazı ağaçların kesilmesi, veya yeni bir marketin açılması gibi. çocuksanız, gençseniz ve burası ''dünyanızsa'' bu belli bir etki yaratır. en azından ben böyle yorumladım çünkü bende böyleydi. (elbette paradismo'nun yanması burada olmusuz bir etki yaratmıştır. ) alfredo'nun çözümü de şu: kasabayı bulduğun gibi bırakman için on yıllarca gelmemen herkesle irtibatı kesmen lazım diyor. tabi dönünce ''kasabayı bıratkığı gibi bulmasını'' için sürpriz yapmayı da ihmal etmiyor.

    bizim bi alfredo'muz var mıdır acaba, kenarda köşede kalmış. memleketime yıllardır gidemiyorum, param yok, akrabam varla yok arasında ama toto gibi param olmasın da orada alferdo gibi adamım olsun bin kere razıyım. beraber vhs kaset üzerinden indiana jones izlediğimiz, mantar tabancamı kuran bi ev komşu amcamız vard, şimdiye ölmüştür ı; ama belki bi kıyak yapmıştır.

    !---- spoiler ----!