1. yavrum yapmayın etmeyin! benim okumaya kıyamadığım kitabı -dikkatinizi çekerim- tükenmez kalemle çizmek demek biriyle aynı çamaşırı giymek gibi bir şey. bu kadar da emanete hıyanet olmaz ki.
    kitaplarımı normalde paylaşmam. lan dedim bu hastalık boyutuna doğru yollanıyor paylaş kızım artık şunları.. halim bu. (bkz: yapmayın)

    (bkz: daha da davosa gelmem)
  2. hadsizlik, saygısızlık ve fütursuzluktur; ki ben hiçkimseye kitabımı vermem bu eylemi yapacaksa arkadaşım/tanıdığım da olamaz.
  3. o kitabı geri almak istemeyişimle ve o kişiye artık başka kitaplarımı emanet etmeyişimle sonuçlanacak eylem. internetten kitap sipariş ederken sipariş notu kısmına "mümkünse kapağı kıvrılmayacak şekilde paketleyebilir misiniz?" yazmış insanım, hey yavrum hey.
  4. kitapları arkadaşlarından dostlarından insanlardan daha fazla seven daha doğrusu içten içe insanları sevmeyen egoistce ve bencilce olan bağnazlıklara sahip insanların nefretle biraz üzüntüyle karşılayacağı durum.o kitabın aynısından bidaha alabilirsin ama bir dostun sırf altını çizdi diye ustunude sen cizersen dostunun bir daha o dostu alamazsın hiç bir parayla
  5. kitaptır en nihayetinde çizsin ne olacak. notlar alsın, bizimle paylaşsın fikirlerini . o kitaba bakış açınız değişir belki, ufkunuz açılır, nasıl görmedim dersiniz.maddeye verdiğimiz bu değeri biraz da manaya verebilsek daha özgür oluruz bence. (hunharca karalayanları tenzih ediyorum)
  6. istediği kadar not alsın hatta okuduktan sonra gelsin günlerce tartışalım kitabı hatta ve hatta istesin aynı kitabı ona da alayım ama senin kıymetli bulduğun bir şeye biraz saygı göstersin. olay madde değil tam anlamıyla mana aslında . saygı yani.
  7. ödünç kitap verilir mi lan
  8. sezgi
  9. bence abartılmış. kitabın dışı defolu olabilir, içi çizilmiş olabilir, sayfaları kopuk olabilir. olsa ne olur, yazılar yerinde duruyor mu? duruyor. önemli olan o. hatta uzun zamandır protesto amaçlı sıfır kitap almıyorum. klasik okuyacaksam (yazarının ölümünün üzerinden 70 yıl geçmiş eserler telif kapsamına girmezler) internetten indirip okurum, diğer türlü de ikinci el almaya çalışırım.

    ben bu mantıkta olduğum için arkadaşlarıma da kitaplarımı vermekten çekinmem. isterse altını çizsin ister üstünü çizsin. adam o kitabı bedavaya okudu mu, okudu. benim için yeterli. çünkü efendim kitabın değer verilen kısmı kağıdı mürekkebinden ziyade fikridir. objesinden soyutlanmış özüdür. onu bozması için de sayfaları yırtması lazım. onu yapmasın bak. belki yarın bugün o da bana verir, ben de bedavaya okurum. ben aldığım kitabın üstünü altını çizmem tabi. çizene de kızmam ama.

    zaten okuduğum kitapları kütüphaneme bir aksesuar eşyası gibi dizmeyi de sevmiyorum. odamın bir köşesinde istiflenmiş olarak duruyorlar.
  10. kızmayacağım ama anlam veremeyeceğim bir durum. kitabın altı neden çizilir, daha sonra eline alıp baktığında ilgili yeri fark etmek için değil mi? zaten geri verileceği belli bir kitabın altını çizmek biraz fuzuli bir iş bence.
    çok mu sığ düşündüm acaba?