1. başkanlıktan vazgeçip delikanlılığa laf söyletmeme sistemi. normalde başkanlık demek eyalet demektir, eyalet demek kürt belediyelerin kendi kendini yönetmesi demektir. çözüm süreci zamanlarında, avrupa birliği uyum zamanlarında terörü bitirme planı böyle işliyordu. sonra işler değişti, avrupa kenara itildi, çözüm süreci unutuldu, mhp durur mu yok öyle eyalet falan ha illa anayasaya uyacaksa partili cumhurbaşkanı oluversin de hepimiz kurtulalım dedi. sonuç olarak hiçbir şey değiştirmeyen bir değişim oldu, ha hasan kel ha kel hasan.
    abi
  2. ülkemizde hala demokrasi ortamı yokken getirilmesi abesle iştigaldir.

    önce demokrasi bilinci kitlelere yayılmalı, ondan sonra bu tür şeyler halka sunulmalı.

    mini etek giydi diye bir insanı dövme hakkını elinde bulundurduğunu düşünen kitleye çok bile bu tür şeyler.
  3. cumhurbaşkanlığı siyasi taraflar arasında çatışmayı engelleyebilmek adına tarafsız tutulmalı, öyle değil mi?

    partili cumhurbaşkanı olsun olmasın önemli değil, ama olursa o tarafsızlığı koruyacak bir başka kuruma daha ihtiyaç duyulacak. o kurum kim olacak peki? meclis başkanımız mı? o oldu diyelim, günün birinde demokrasi adına meclis başkanı da halk tarafından seçilmek istenirse ne olacak? meclis başkanı da millet başkanı mı seçilecek? garip...