1. asıl acı verici olan bunun artık normalleşmiş olmasıdır.
  2. bugün karaköy den geçerken silah patlamaya başladı ardarda. aha şimdi sekip bize gelicek diye bi ateş bastı yüzümü. o kafayla nasıl eminönü'ne geçtim bilincte yok. değişik duygu.
  3. 10 ekim 2015 ankara patlamasını iş görüşmesi nedeni ile kaçırmamla benim de hissettiğim durum. önceden gideceğimi bildirmeme rağmen o sabah iş görüşmesi nedeni ile gidememiştim ne yazık ki o patlamada 2 yakın arkadaşımı kaybettim. gitseydim belki bende hayatımı kaybedecektim.
  4. geçtiğimiz temmuz ayında ankara'da yaşadığım psikolojik travma da buna dahildir.
    ***
    istanbul havalimanı saldırısının üzerinden çok geçmemişti. bayram sabahıydı, aşti'ye gitmek için metro durağında bekliyordum. birden bu temmuz gününde kalın bir mont giymesiyle dikkatimi çeken şüpheli bir şahıs gördüm, bir terör saldırısı olacağını düşündüm. elim, ayağım titremeye başladı, telefon zaten çekmiyordu, kimseye haber veremezdim. şüphelinin bulunduğu yere en uzak noktaya gittim, sanki beni kurtarırmış gibi. çok korkuyordum. tren geldi, güçlükle kendimi içine attım, gözlerim doluyordu. trenin patladığını, heryerde parçalanmış insan uzuvları olduğunu hayal ediyordum, çok çok korkuyordum.

    sonra birden bir şey fark ettim. şans eseri üniversiteden hocam her zamanki içtenliğiyle oradaydı, sarıldım, olanları anlattım, gözlerindeki çaresiz kabullenişle söylediklerimi dinledi, ona rastladığım ve sakinleşebildiğim için talihime teşekkür ettim.
    ***
    yani diyeceğim o ki, terör saldırısında ölme ihtimalinden korkarak yaşamak ve sonuçlarını düşünmek, artık günlük hayatımızın bir parçası olmuş, kanıksadığımız bir durum ne yazık ki, umarım birgün bu zehir günler biter, pek ümit edemesem de...