• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
the brave one - neil jordan
new york sokakları erica bain (jodie foster) için hem evi hem de geçim kaynağıdır. sevgili şehrinin seslerini ve hikayelerini sunucusu olduğu “street walk” (sokakta yürümek) adlı programı aracılığıyla radyo dinleyicileriyle paylaşmaktadır. akşamları, hayatının aşkı olan nişanlısı david kirmani’nin (naveen andrews) yanına gider. fakat erica’nın bildiği ve sevdiği her şey korkunç bir gecede elinden sökülüp alınır: david’le birlikte uğradıkları apansız ve hunharca saldırı david’in ölümüne, erica’nın da ölümün eşiğine gelmesine neden olur. erica’nın vücudundaki yaralar iyileşse de, daha derindeki yaralar kapanmaz. david’i kaybetmenin yarattığı hüsrandan daha büyük olan tek şey, peşini asla bırakmayan dehşet verici korku hissidir. bir zamanlar gezmeyi çok sevdiği şehir sokakları, hatta bunların en sıcak ve aşina olanları bile, artık yabancı ve tehditkar görünmektedir. sonunda bu korku dayanılmaz bir hâl alınca, erica kendini ona karşı donanımlı kılacak bir şeyler yapmaya karar verir. elindeki silah kendini soyut bir düşmana karşı korumanın somut bir yolu olur…ya da o böyle düşünür. ilk kez birini vurduğunda, öl ya da öldür durumu söz konusudur. ikinci kere de bir nefsi müdafaadır…yoksa acaba kendini tehlikeden uzak tutmamayı mı seçmiştir? bir zamanlar erica’nın kanını donduran korku yerini başka bir şeye bırakır; bir gece kendinden çalınan hayatı tekrar geri alma dürtüsüne, içinde olduğunu fark etmediği bir şeye dönüşür.
  1. jodie foster iyi oyuncu, senaryo bence güzeldi.
    adaleti kendi sağlayan bir radyo programcısının
    ilginç öyküsü.
    eski bir film olabilir şu aralar izleyecek yeni sezon film bulamıyorsanız bu film gayet iyi bir seçenek.
    hiç hak etmediği halde şiddete maruz kalarak evlenme planları yapan bir kadının içinde oluşan ikinci benliğini sergilemesi açısından kayda değer bir film.
    lakin filmin bize kilitlemek istediği fikir üzerinde çok düşünelim.
    herkes kendi adaletini sağlarsa ne olur?
    herkes acılarının öcünü kendi yöntemleriyle alırsa ne olur?
    adalet niçin vardır?
    ve geciken adalet adalet midir?
    bu filmi şehrin seslerini dinleyen bir kadının istemeden bir çeşit robin hood 'a dönüşümü olarak da düşünebiliriz