• youreads puanı (9.80)
  1. -father?
    -yes, son?
    -i want to kill you!
    -mother?.. i want to...
    bakınız: oedipus complex
  2. 1979 tarihli francis ford coppola filmi olan apocalypse now'da giriş ve "malum sahne"de çalınmıştır. o kadar etkileyici bir tınısı vardır ki bu şarkının, çaldığı süreye bakmadan daha da uzasın istersiniz. bana göre en vurucu repliği * "i'll never look into your eyes, again" kısmıdır. şarkının adı ve anlatmak istediği ne varsa sadece bu satırla bile özetlenebilir..
  3. kendi içimde genel olarak baskın olan "sona yaklaşma" durumu ile bağdaştırdığım, efsanevi the doors grubunun fikrinden somut hale bürünmüş şaheser "the end". bu aralar "friend" sözcüğüne takılmış durumdayım zaten (deer tick: goodbye dear friend). arkadaş olarak kendimi görüyorum ve diyorum ki: "yaklaşıyoruz en yakın dostum, yaklaşıyoruz saf kral".
  4. 1979 yapımı coppola filmi apocalypse now filminin giriş sahnesinde çalar.

    sözlerinin çevirisi ise şöyledir

    bu son

    bu son, güzel arkadaş,
    bu son, tek arkadaşım,
    özenli planlarımızın sonu,
    ayakta duran her şeyin sonu,
    son.

    güvenlik ya da şaşkınlık yok,
    son,
    bir daha asla gözlerinin içine bakmayacağım.

    düşünebilir misin, ne olabilir acaba,
    öyle sınırsız ve özgür,
    umutsuzca, gereksinir bir yabancıya,
    çaresiz bir ülkede.

    bir roma acısının vahşetinde kayıp,
    ve tüm çocuklar şuursuz,
    tüm çocuklar şuursuz;
    beklerken yaz yağmurunu,
    kasabanın sınırında tehlike var,
    kralın otoyolunu kullan.
    altın madeninde tekin olmayan görüntüler;
    bebeğim, batıya giden yolu kullan.

    yılanı sür,
    yılanı sür.
    göle kadar,
    göle kadar.

    eski göle, bebeğim,
    yılan uzun,
    göle kadar,
    göle kadar.

    eski göle, bebeğim,
    yılan uzun
    yedi mil,
    yılanı sür.

    yaşlı,
    ve derisi soğuk.
    batı en iyisi,
    batı en iyisi,
    gel buraya, gerisini biz hallederiz.

    mavi otobüs bizi çağırıyor,
    mavi otobüs bizi çağırıyor.
    şoför, bizi nereye götürüyorsun?

    katil gün doğmadan uyandı,
    çizmelerini giydi,
    eski dehlizlerden bir surat kopup geldi,
    koridorda inmeye devam etti.

    kız kardeşinin yaşadığı odaya gitti,
    ve sonra erkek kardeşine uğradı,
    ve sonra koridorda inmeye devam etti.
    ve bir kapıya geldi, ve içeri baktı;

    "evet oğlum?"
    "seni öldürmek istiyorum,
    anne, seni ise..."

    hadi bebek, bizimle şansını bir dene
    hadi bebek, bizimle şansını bir dene
    hadi bebek, bizimle şansını bir dene
    ve mavi otobüsün arkasında buluş benimle.
    mavi, yaşa!, çevresinde...
    hadi mavi otobüs,
    hadi...
    hadi, evet...
    evet, evet,
    evet, evet,
    evet, evet.

    bu son, güzel arkadaş.
    bu son, tek arkadaşım,
    son.

    seni rahat bırakmak acı veriyor,
    ama asla peşimden gelmeyeceksin.

    kahkaha ve beyaz yalanların sonu,
    ve ölmeye çalıştığımız gecelerin sonu.

    bu son.
  5. belki 5 sene olmuş olan dinlemediğim ceza dissi.

    vakti zamanında ne kavurmuştu ortalığı