1. karikatür bir düşünceyi ya da olayı abartılı ve sarkastik bir üslup taşıyan çizimlerle aktarma sanatıdır. bu yönüyle roman, hikaye, fıkradan ziyade resim ve heykel gibi görsel sanat dallalarına daha fazla benziyor olması beklenilir. ironik, dramatik, trajedik ya da mizahi bir dili olabilir. yazılı ya da yazısız olarak icra edilebilir.
    eğer karikatür görsel bir iletişim aracıysa aynı zamanda evrensel de olmalıdır. görsel sanatlar tarih öncesi dönemden beri iletişimde bence en etkin araçlardır.
    (bkz: cueva de las manos)
    konuya bu taraftan baktığımızda türkiye'deki karikatür algısında çoğu zaman anlatılmak istenilen mesajın çizimden bağımsız olarak yazı ile aktarıldığını ve baskın olarak karikatürün mizahi yönüne vurgu yapıldığını görmekteyiz. günümüzün önde gelen karikatür temsilcilerinden, dergi ve çizerlerinin de içinde bulunduğu durum ekseriyetle bundan ibaret.
    ancak karikatür skindirik bir fon üzerine iki adet deforme edilmiş karakter çizip, üstüne çerçeve dolusu diyalog ya da monolog barındıran yazı döşenmekten ziyade olsa gerek. türkiye'de revaçta olan karikatürlere baktığımda çizimin pek de mesaj kaygısı taşımadığını, bir olguyu tek başına anlatabilmekten çoğu zaman aciz kaldığını, yaratıcılıktan uzak ve durum komedisine yönelik olduğunu düşünüyorum. bizim karikatürlerde çizim bir mesaj anlatmıyor bunun yerine daha çok yazın, çizimi alatmaya çalışıyor.
    çoğu karikatür çizeri aslında karikatür falan çizmiyor. çizerlikten ziyade metin yazarlığı yaptıklarının farkında değiller. bu temayülde olan karikatürleri eğlenceli ya da komik bulmadığım anlamı çıkarılmasın. gerçekten de oldukça komikler. ancak bu karikatür değil fıkracılık. çünkü yazıyı karikatürden kopyalayıp alın. alt alta yazın çizginin de hiç bir önemi yok bence bir fıkra olarak gayet komikler. mütemadiyen sözlükte bu tür alıntılar yazılıyor hepimiz de gülüyoruz. karikatürün bu kadar yazı merkezine kaymış olması karikatürün ruhuna ters.
    bir sanat ürünü ne kadar evrenselse o ölçüde değer taşır. şimdi ben dilini bilmediğim bir ispanyol, bir fransız ya da bir danimarka'lının çizdiği karikatürü üzerine bakıp düşünebiliyor, komik ya da hüzenlü, eleştirel ya da manidar bulabiliyorsam, işte o karikatür bence tam bir karikatürdür.
    fakat bu durum bizde yapısal bir durum. şimdi ortalama bir düz adam karikatüre bakacak, üzerine düşünecek, kafa yoracak, muhakeme, muhayyile yapacak, manaya erecek amaaan ne de zahmetli iş canım!
    halbuki iki dene koca burunlu karakter çiz üstüne fıkrayı döşen gitsin değil mi ya!
    zaten tüketicinin talebi bu, daha çok tüketici istiyorsan bu daha güzel, popüler bir yöntem.

    ancak şöyle örnekler de var;
    karikatür