• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.06)
gecenin sonuna yolculuk - louis ferdinand celine
"kanla ve özdeyişlerle yazan, okunmak değil, ezberlenmek ister."
friedrich nietzsche

dr. louis-ferdinand destouches ya da céline (1894-1961), gecenin sonuna yolculuk'u 1932'de yazdı. 1. dünya savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala. kan kokuyor. kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara, et, yine de kahkaha... biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz yolculuk'u kızağından. adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. bir biçem, bir dil, gecenin sonunda insanlığın en aşağı katmanlarıyla bir yüzleşme, bizi içeri, daha içeri çeken, boynumuza parmaklarını geçiren, ısıran, tüküren, hırlayan, ölesiye korkan ve korkutan. yani yaşayan. bir kıpırdanma başladı bile, parmaklarımızın ucunda, gözeneklerimizden içeri sızan bir şey var. böyle bir yüzleşmeye katlanabilecek mi insan?

gecenin sonuna yolculuk'un türkçe çevirisini yiğit bener yaptı, yayımlanmasından tam yetmiş yıl sonra. ortaya çıkan metni, céline'in türkçesini, vüsat o. bener, erhan bener okudu... ve daha birçok kişi. yaklaşık bir altı yüz sayfa bilediler, sipsivri. bundan sonrası geceye ait.
(kitabın içinden)
  1. bol bol cümlelerinin altı çizilen bir kitap.
  2. "...bir köpekten bile beterdi, kendi ölümünü imgelemekten acizdi!"

    "böyle yaratıklar olduğu sürece, bu korkunç saçmalık sonsuza dek devam edebilirdi..."

    "insanda düş gücü yoksa, ölmek fazla dert değildir, ama varsa da, o zaman ölüm fazlasıyla derttir."
  3. joseph conrad - karanlığın yüreği > celine - gecenin sonuna yolculuk > hakan günday - kinyas ve kayra (birbirini etkilemiş yazar ve kitaplar)
  4. henüz bitirdiğim kemal varol'un haw kitabından bir gecenin sonuna yolculuk alıntısı:
    "asıl yenilgi unutmaktır, özellikle sizi neyin geberttiğini unutmak, insanların ne derece hırt olduklarını hiç anlayamadan gebermek"
  5. "-- aşk da var bardamu!
    -- arthur, aşk dediğin şey, sonsuzluğun kanişlerin ulaşabileceği bir düzeye çekilmesidir, benimse bir onurum var!"
  6. hakan günday kinyas ve kayrada bu kitaptan esinlenmiş diye bir bi duyum var aklımın köşelerinde. kinyas ve kayra'nın esin kaynağını okumak elzemdir diye düşünüyorum.

    hatta şöyle bir durum var, hakan günday kitaptan doğrudan alıntılar yapmış ki dava açılsın da celine'nin akrabalarıyla tanışma fırsatı yakalasın. (*:swh)
    abi
  7. o kadar kanlı canlı bir kitap ki okurken resmen onunla boğuşursunuz, resmen size tekmeler tokatlar savurur. her sayfası derin yaralar açar ruhunuzda. o kadar ki bazen dayanamayıp tir tir titreyerek kitabı duvara fırlatırsınız.
    saf gerçekliği, evrenselliği, zamandan bağımsızlığı ve tüm acımasızlığı ile şu an raflarda sizi bekliyor.
  8. "asıl yenilgi, unutmaktır.
    özellikle de sizi neyin gebertmiş olduğunu unutmak."
  9. kitapla tanışmam sorentinonun la grande bellezza filminin başındaki yolculukla alakalalı minik bölümdü. aslında bu kadarını beklemiyordum kitaptan. müthiş sürükleyici, acı verici, keyifli, komik.. sokak dilinin evrenselliği ve düş gücü..
    -boşuna heveslenmemekte yarar var, insanların aslında birbirlerine söyleyecekleri hiç bir şey yoktur. karşılıklı olarak yalnızca kendi acılarını anlatırlar, bu böyledir. herkesin derdi kendine dünyanınki de hepimize.
    -istesek de istemesek de günah olarak kabul edilir hem fakir hem de sikici olmak.
  10. yky'nin en güzel dizisi olan kazım taşkent klasik yapıtlar dizisinden yayınlanmıştır.bu dizinin kapağı,sayfaları,dokusu harikadır ki zaten muhteşem olan bu kitabı daha da güzelleştirmiştir.