1. bir müzik türü olmaktan ziyade bir ruh türü olarak görüyorum. sadece dinlemiyoruz, birlikte sürükleniyoruz türkülerle.
    abi
  2. türk'le ilgili, türk'e özgü anlamındadır. türk kelimesinin sonuna -i ekinin gelmesi ile türemiştir. çoğunlukla anonimdirler, halk arasında dilden dile dolaşarak taşınır, taşındıkları bölgelerde kişilerin, yer adlarının, hatta konularının bile değişebileceği görülür. dolayısıyla türküler, doğdukları bölgenin özelliklerini koruyamazlar, nerede doğduklarını saptamak güçtür. belli bir şekilleri yoktur. yani koşma, destan, ağıt gibi herhangi bir halk şiiri ezgiyle söylendiğinde türkü olur.
    gulce
  3. bütün iyi müziklere ve türlerine verdiğim isim
  4. ruh dostu.

    ben türkü dinleyerek büyüdüm.
    annem ve babam uyumadıkları ve çalışmadıkları zamanda sadece türkü dinler. ikisinin de türkü dışında müzik kültürü yoktur. evimizde mütemadiyen neşet ertaş çalar. selda bağcan, musa eroğlu, erkan oğur, arif sağ hakkında olumsuz konuşamazsınız mesela bizim evde. *

    sabahat akkiraz bam telimizdir. mahsuni şerifle ağlar, mahsuni şerifle oynarız. erkan oğur annemle benim ortak sevdamız, mustafa özarslan ve oğuz aksaç canımız. annem aşık veysel dinlerken ağlar. babam arif sağ ve musa eroğlu dinlemediğinde eksiklik hisseder.

    aynı evde büyümemize rağmen ablamın türkülere tahammülü pek yoktur mesela, sadece yabancı müzik dinler. * *

    ben kulağıma hoş gelen her türlü müziği dinlerim, türküleri bir başka severim. an itibariyle neşet ertaş dinliyorum ve aslında içten içe siz de dinleyin istiyorum biliyor musunuz?

    ömür geçiyor, geçecekse böyle geçsin zaten.
    'cahildim, dünyanın rengine kandım.'
  5. bizi, bize, bizim olanlarla anlatan bir tınıdır.

    içimizden biridir.