1. öncelikle ''sayın türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah-ı şerifleriniz hayrolsun.'' http://voyager.jpl.nasa.gov/spacecraft/languages/turkish.html

    2 tanedir bunlar. nasa tarafından 1977 yılında uzaya gönderilmiş uzay araçlarıdır, haklarında ayrıntılı bilgi edinmek için web sitesini ziyaret edebilirsiniz.
    http://www.nasa.gov/mission_pages/voyager/index.html

    türkçe içerik için;
    http://www.fizikist.com/icerik-yildizlararasi-voyager-operasyonu-1612.html

    voyager araçlarının içindeki ses ve görüntülerden bir seçki
    https://www.youtube.com/watch?v=3xr_jvud814

    'voyager'lerin çıktığı yolculuklarda insan bulunsa, kaptanın seyir defterinde şunlar yazılı olacak:
    1. gün: gezegenlere ve yıldızlara doğru cape canaveral'dan havalandık.
    2. gün: aracın bilimsel gözetleme platformunda bir bozukluk var. bozukluğu gideremezsek çekmemiz gereken fotoğraflardan çoğu ve bilimsel veriler kayba uğrayacak.
    13. gün: geriye doğru bakarak şimdiye dek birlikte fotoğrafları çekilmemiş yeryüzüyle ay'ın uzayda birarada ve birbirinden ayrı dünyalar olarak fotoğraflarını çektik. uzayda güzel bir çift oluşturuyorlar.
    170. gün: olağan ev ve temizlik işlerine baktık. olaysız birkaç ay geçti.
    185. gün: jüpiter'in resimlerini çektik. bunlar ayar fotoğraflarıydı.
    207. gün: radyo vericisinde bir bozukluk var. vericiyi onarıyoruz. düzeltemezsek, yeryüzünde bizden bir daha hiç haber alamayacaksınız.
    215. gün: mars'ın yörüngesini geçiyoruz. gezegenin kendisi güneş'in öte yanına düşüyor.
    295. gün: asteroit kuşağı'na giriyoruz. genişçe ve düzensiz kaya parçaları var. çarpışmayı önlemeye çalışacağız.
    475. gün: belli başlı asteroit kuşağı'ndan sıyrıldık. herhangi bir çarpışmaya kurban gitmediğimize sevinçliyiz.
    570. gün: jüpiter gökte giderek daha belirginleşiyor. yeryüzündeki en büyük teleskopların sağlayamadığı ayrıntıları saptayarak görüntülerini alabileceğiz.
    615. gün: jüpiter'in değişken bulutları önümüzde fır dönerek bizi hipnotize edecek derecede şaşkınlığa uğrattı. gezegen çok kocaman bir şey. öteki tüm gezegenler biraraya getirilse, jüpiter onların tümünden iki kat daha büyük bir kütleye sahip. dağ diye bir şey yok. ova, volkan ve akarsu yok. toprakla hava arasında sınır diye bir çizgide yok. yoğun gaz okyanusuyla yüzen bulutlardan oluşuyor her yeri. yüzeyi bulunmayan bir dünya. jüpiter üzerinde gördüğümüz her şey göklerinde dalgalanıyor.
    630. gün: jüpiter'in havası çok ilgimizi çekti. bu masif dünya ekseni etrafında on saatten az bir zamanda dönüyor.
    640. gün: bulut biçimleri birbirinden farklı ve çok güzel. van gogh'un 'yıldızlı gece' tablosunu andırıyor. ya da william blake'in yapıtlarını. fakat hiçbir sanatçı böylesi bir tablo henüz çizmemiştir, çünkü hiçbiri henüz gezegenimizden dışarı ayağını atmamıştır. yerküre üzerindeki hiçbir sanatçı böylesine acayip ve güzel bir dünya düşleyememiştir.
    jüpiter'in rengârenk kuşak ve çizgilerini yakından izliyoruz. beyaz çizgiler yüksek bulutlar olabilir, belki de amonyak kristalleridir. kahverengine çalan kuşaklar daha aşağıda ve daha sıcak bölgeler olabilir. mavi bölgelerse bulut örtüleri arasında açık bir gök parçası görebildiğimiz deliklerdir. jüpiter'in kırmızı bakan kahverengisinin nedenini bilemiyoruz. belki de fosforun ya da sülfürün kimyasal yapısındandır. belki de güneş'ten gelen morötesi ışık jüpiter atmosferindeki metanı, amonyağı ve suyu ayrıştırarak açık renkte karmaşık organik moleküllerin oluşumuna, sonra da bu moleküllerin yeniden biraraya gelmesine yol açıyor. bu takdirde, jüpiter'in renkleri dört milyar yıl önce yeryüzünde hayatın başlangıcına yol açan kimyasal olgulardan söz ediyor demektir.
    647. gün: büyük kırmızı nokta. büyük bir gaz sütunu yükseliyor. yanındaki bulutların boyuna erişiyor. o kadar büyük bir sütun ki, içine 6 tane yerküre sığar. kırmızı oluşunun nedeni, belki de çok derinde oluşmuş ya da yoğunlaşmış karmaşık molekülleri yüzeye çıkarmasındandır. bir milyon yıllık bir büyük fırtına sistemi olabilr.
    650. gün: muhteşem karşılaşma, önümüzde müthiş güzellikler sergileniyor. jüpiter'in azılı radyasyon kuşaklarını yalnızca tek bir aygıtın bozulmasıyla aşabildik. jüpiter'in yeni keşfettiğimiz halkalarının parçacıklarıyla çarpışmadan bunları aştık. radyasyon kuşağının göbeğinde bulunan küçük, kırmızı bir dünya olan amalthea'yı, çok renkli ıo'yu avrupa'daki çizgili işaretleri, ganyemede'nin örümcek ağını anımsatan güzel şekilleri geçtikten sonra, callisto'nun çok halkalı havzasını aştık. jüpiter gezegenin bilinen aylarından en dıştakini de aşıp dışa doğru açılıyoruz.
    662. gün: alan detektörlerimizle küçük parça detektörlerimiz jüpiter radyasyon kuşağından ayrıldığımızı gösteriyor. gezegenin çekim gücü hızımızı artırdı. sonunda jüpiter'den sıyrıldık ve uzay okyanusuna doğru açılıyoruz.
    874. gün: bundan sonraki uğrağımıza iki yıl sonra varacağız: satürn sistemi.'*¹

    *¹ carl sagan, cosmos. (s.177-179)