• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.11)
batı cephesinde yeni bir şey yok - erich maria remarque
savaşın incittiği insanlara bir ses veren erich maria remarque, bize hatırlattıklarıyla her zaman el üstünde tutulması gereken bir yazar. savaşın dehşetini, beraberinde getirdiği yıkımı, insanoğlunu birbirine nasıl yabancılaştırdığını birinci ağızdan, çarpıcı bir şekilde dile getiren remarque, savaşla ilgili bildiğimizi sandığımız gerçekleri sorgulamamızı sağlarken, edebiyatın ne kadar güçlü ve ölümsüz bir kaynak olabileceğini de bir kez daha kanıtlar.

remarque'ın, i. dünya savaşı'ndaki bir grup askerin hikâyesini on dokuz yaşındaki bir çocuğun gözlerinden anlattığı batı cephesinde yeni bir şey yok, yayımlandığı günden bu yana, devamı niteliğinde olan dönüş yolu'yla birlikte tüm dünyada büyük ilgi görmeye devam etmekte. canlı çarpışma sahnelerinin yanı sıra savaşın abesliğinin ve askerlerin ıssızlığının vurgulandığı cephe arkası bölümleriyle de okuru içine hapseden roman, yaşar kemal'in sözleriyle "bugün de taptaze, bugün de her okuyucusu tarafından yeniden yeniden yaratılarak uyarıyor, direnme gücü veriyor." 20. yüzyıl dünya edebiyatının bu önemli yapıtı, şimdi everest yayınları'nın dünya klasikleri dizisindeki yerini alıyor. idefix
  1. "bu kitap ne bir şikayet ne de bir itiraftır. sadece savaşla yok edilmiş bir nesilden söz etmek istemektedir...o insanlar bombalardan ve mermilerden kurtulmuş olsalar da!"
    erich maria remarque

    naziler döneminde almanya'dan kaçan, yakalanamayınca kız kardeşi öldürülen ve kitapları yakılan remarque' nin ilk romanı, daha sonra edebi anlamda daha özenle yazdığı kitaplar olmasına rağmen bu kitabıyla bilinmiştir. 1930 yılında abd'de aynı isimle çekilen film, yönetmeni lewis milestone'a oscar ödülü getirmiştir.

    "ilk kitabının dünya çapında bir başarıya ulaşması bir yazar için çok kötü oluyor."
    erich maria remarque

    kitap, savaşın yıkıcılığı ve savaşın insan psikolojisine olan etkisini yalın, duru ve gerçekçi biçimde gözler önüne sunuyor, bunu yaparken de savaşın anlamsızlığına yönelik tavrı her seferinde yineliyor. edebi açıdan çok etkileyici olmasa da toplumsal gerçekçiliği yakalama amacına yakınlaşmış ve karakterin yerine kendinizi koyabileceğiniz gerçeklikte anlatımı yakalamış, akıcı bir roman. gerçekçiliğin yakalanmasında yazarın birinci dünya savaşında cephede yer alması iki kere yaralanmasının etkisi fazlasıyla hissediliyor.