walter benjamin

Kimdir?

1892 berlin doğumlu düşünür, kültür tarihçisi ve estetik kuramcısı. ilk edebiyat yazıları der anfang (başlangıç) adlı dergide yayımlandı. üniversitede felsefe öğrenimini sürdürürken "freie studenschaft" (özgür öğrencilik) adlı öğrenci hareketinde yer aldı. 1917'de yerleştiği isviçre'de bern üniversitesi'nden "alman romantizminde sanat eleştirisi kavramı" adlı teziyle doktorasını aldı. i. dünya savaşı sonrasındaki yıllarda bloch, adorno, horkheimer ve brecht'le tanışmasıyla birlikte giderek marksizme yöneldi. yakın ilgi duyduğu yahudi mistisizminin de etkisiyle son derece kendine özgü bir estetik ve eleştiri anlayışı geliştirdi. 1940'da ispanya-fransa sınırında gestapo'ya teslim edileceği olasılığı karşısında intihar etti. frankfurt okulu ya da eleştirel kuram adıyla tanınan hareketin estetik kuramcılarından biri olarak değerlendirilen walter benjamin, 1970'lerden itibaren tüm yapıtlarının bir çok dilde yayımlanmasıyla, geniş bir tanınırlık kazandı, sanat ve eleştiri anlayışını derinden etkiledi.
  1. 'buna kim inanırdı ki? bize söylendiğine göre
    her kulenin dibindeki yeni yusuflar,
    sanki zamanın kendisine öfkelenmiş gibi,
    günü durdurmak üzere saat kadranlarına ateş ediyordu'

    öldürün zamanı.
  2. bu adamla ilk haşır neşir olduğumda, bir kadının peşinden hüngür hüngür ağlama potansiyeli olan bir adam izlenimi edinmiştim. o kadar iyimser bir adam ki, masallarda bile ilerici şeyler bulabilir. ama adorno öyle mi? masallara stereotype der geçer kalpsiz adam.

    bu ikili arasındaki en büyük tartışma sinema alanında yaşanmıştır. aslında en genelinde frankfurt okulu ve adorno , kapitalizmin artık fabrikanın içinden çıktığını ve geri dönülemez yola girdiğini söylediler. onlara göre kapitalizm, fabrikanın dışına çıkmadan boğup öldürülmeliydi, artık çok geçti. kapitalizm tarzı üretim tipi artık sanat eserlerine etki etmişti. sanat eserleri, araba üreten fabrikalar benzeri stüdyolar ve insanlar tarafından üretilmektedir. yanlış bir bilinç ile kendisini evrensel gerçek olarak gösteren kapitalizm, kültür endüstrisi ile insanlar üzerinde tam bir hegemonya kurmuştur.

    yeni üretim teknolojileri yeni sanat dalları ortaya çıkardı; sinema ve fotoğrafçılık. adorno bunların, kapitalizmi yeniden üreten paçavralar olduğunu ve değer taşımadıklarını söyledi. benjamin ise sinemanın ilerici ve devrimsel olabileceğini söyledi. sinemanın şok efekti sayesinde benjamin sinemanın insanları sorgulama yapmasını sağladığını vurguladı. bunu özellikle brecht'in tiyatrolarına benzetti. adorno ise sinemanın insanların sado-mazoşistik ihtiyaçlarını karşıladığını savunur.