• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (5.50)
yalnız gezerin düşleri - jean jacques rousseau
fransız edebiyatının en önemli metinlerinden sayılan itiraflar'ın devamı niteliğindeki yalnız gezerin düşleri, rousseau'nun içe bakış, mizantropiye varan yalnızlık isteği ve dış dünyaya aldığı tavrın sonucu ortaya çıkmış bir eserdir. kısacası yaşamdan yorulan birinin iç hesaplaşması, küskünlüğünün ilan metnidir. umutları tükenmiş bir filozofun, kendi ve dünya ile hesaplaşması yanında düşünen, yargılayan insanlığın da ortak dilidir. sorgulamaya yazgılı, düşünmekten korkmayanların başucu kitabı olmaya aday olan bu eserin sayfaları arasınnda dolaşırken aynı zamanda naif bir küskünlüğün ve yıkıcılığa varan bir isyanın gelgitlerini içinizde hissetmeniz işten değil. (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. insan hiç bir kitabı okumaktan korkar mı ? sadece ilk cümlesini okuduktan sonra aklımdan atamadığım bir soru haline geldi bu. "insanların en cana yakını ve hoş sohbetlisi olan ben şimdi insanlar arasından oy birliği ile uzaklaştırılıyorum, ve artık ne bir akrabam ne de bir dostum yok." kitabı okurken sanki düşünmekten çekindiği hatta âdeta korktuğu şeyleri bir başkasının ağzından dinliyormuşçasına irkiliyor insan. toplumun kendine yaklaşımını hep ıstırap olarak gören bir insanın dindirilmez bir yalnızlık sırasında ömrü vefa ederde birkaç yıl sonra okursa belki kendi gibi düşünen bir başkası ile sohbet ediyor hissini duyma ümidi ile kaleme aldığı ve her kim okursa sanki çok önceleri yüzlerce yıl süren bir yalnızlık sırasında yazdığı bir kitapmış gibi yakın hissedeceği bir yığın düşünce. insan nasıl olur da çektiği acılar zirveye ulaştığı anda "artık bana bundan daha fazla acı çektiremezler." düşüncesi ile sevinebilir. nasıl toplum birey için bu denli korkunç bir çilehâne halini alır. yalnız gezerin düşlerini düşleyen insanların bir daha topluma eskisi gibi bakamayacağı bir kitap.
  2. "mutluluk sürekli bir ruh durumudur ki, yeryüzünde insanlar için kurulmuşa benzemez; bu dünyada her şey, karasızlığı gösterir. çevremizde her şey değişir. kendimiz de değişiriz ve kimse bugün sevdiğini yarın seveceğinden emin olamaz. böylece şu dünyayla ilgili mutluluk tasarımlarımız hep ham düşlemlerdir. gönül rahatına kavuştuğumuz zaman, zevkine varalım; kendi kusurumuzla onu kaçırmayalım; ama onu bağlamayı düşünmek de bir çılgınlıktır. mutlu olan az kişi gördüm, belki de hiç görmedim; ama gönlü hoşnut kimselere sık sık rastlarım."
    bu kitapta mutluluğu bu şekilde açıklamış jean-jacques.