• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.25)
12. gezegen - zecharia sitchin
bir zamanlar dünyamızda yaşamış olan üstün bir ırkın varlığını açıklayan şaşırtıcı kanıtlar, artık gün yüzüne çıkıyor. yıldızlardan dünyamıza yüz binlerce yıl önce gelen bu varlıklar, dikkate değer bir türü ortaya çıkartacak genetik tohumu ekmişti... yani insanı.

otuz yıllık bir araştırmanın ürünü olan 12. gezegen, zecharia sitchin'in tartışmalar yaratan dünya tarihçesi serisinin ilk kitabıdır. bu kitapta, insanoğlunun dünya dışındaki atalarının varlığı hakkında belgelere dayanan kanıtları bulacaksınız. dünya'nın göksel atalarının varlığını kanıtlayan şaşırtıcı belgeler.
  1. hep bir eksik vardı. vakti zamanında okuduğum, dinlediğim ve inandığım şeyler arasında ilişki kurarken, hep bir eksik vardı. kafamın içinde bana anlatılan şeylerin çoğunluğunun izdüşümlerini gündelik hayatta asla ve asla göremiyordum.

    mesela, "biz, insanı en güzel ve en mükemmel şekilde yarattık" diye bir sure (tin suresi) var; ama koca koca adamlar, bütün çirkeflikleriyle, pislikleriyle 12 yaşındaki bir kızcağıza defalarca tecavüz edebiliyordu. sure hala kitapta, o adamlar da hala dışarıda. ya da aynı surenin başka bir yorumu "biz insanı en güzele varabilecek şekilde yarattık" der; ama en güzele varabilecek tıynette olanlar, en kötülerin dikenlerine bata bata, kanaya kanaya gittiler bu hayattan. sonra sordum: yazılanla, olan neden bu kadar farklı?

    başka bir surede de "...ve biz insanoğlunu yarattıklarımızın çoğundan üstün kıldık" der (isra); ama elinde aleti-malzemesi olmadan, çırılçıplak bir insanı, vahşi doğaya salarsan, şu zamanda hayatta kalma şansı çok azdır. bir ayının ya da vahşi bir kurdun karşısında silahsız, çıplak bir insanın şansı var mıdır? vahşi hayvanlar değilse, hastalıktan; hastalıktan ölmezse açlıktan-susuzluktan kaybolur gider. bir yerde dedim, aklımız bizim üstünlüğümüz. evet, aklımız bizim üstünlüğümüz; ama bizler o aklı doğayla uyum içinde yaşamak yerine, onu dönüştürüp kirletmek için, kendimizi ondan izole etmek için kullandık. sonra sordum: o zaman üstünlük nerede?

    madem cevap eksik (ya da hiç yok) daha eskilere gitmeye karar verdim. mitolojilere baktım. yunan, roma, iskandinav, japon, çin, hint... çoğuna baktım. didik didik değil; ama bana genel bir bilgi birikimi verecek kadar inceledim. bazılarının arasında olaylar ve işlenişleri bakımından benzerlikler yakaladım. yaratılış destanları benziyordu. kıyamet anlayışı ve büyük bir sonun insanlığı bekleyeceği düsturu hepsinde vardı. en garibi de hepsi nuh tufanı'ndan bahsediyordu; ama neredeyse bütün ana akım kaynaklar, mitolojileri birer edebi eser ve insanoğlunun hayalgücünün yarattığı fanteziler olarak yorumluyordu. yine sordum: mitolojilerde geçen bu kadar savaşlar, olaylar, karakterler, krallılklar, ilişkiler yumağı, yaşam döngüleri ve doğa olayları hepsi mi fantezi veya insanoğlunun hayalgücünü kullanarak oluşturduğu farazi şeyler?

    daha eskiye indim. mısır, asur, babil ve sonunda sümer. sümer'de durdum. çünkü ondan öncesi yok. yani yazılı kaynak olarak yok. sümer mitolojisi'nden de elimizde olan en eski kalıntı, "enuma eliş" diye başlıyordu. yani "yukarıdaki gökün daha ismi yokken". okudum ve sordum: isimi olmayan bir gökü insan nereden bilsin? durdum. bunlar benim kafamda sorduğum "deli sorular"ın sadece bazılarıydı.

    işte, eksiklerim için bu soruları sordum. cevaplarımı 2010 yılında, bu kitabı okuyarak bulmaya başladım. sonra da dünya tarihçesi serisini okumaya devam ettim. cevabı buldum demiyorum. çünkü beni tatmin eden her cevap, yeni sorular sormama neden oldu. her öğrendiğim şey, beni daha da araştırmaya itti. ipin ucun kaçırıp, şaşırmadan sağlam temelli bir değerler bütünü oluşturabildim. bunun kapısını da 12. gezegen aralamıştır.

    gel gör ki yazar ve kitabı, bilimsel kanıtlarına rağmen -ki hepsi kaynakçada ve bibliyografyada belirtilmiştir ve yazdıkları kaynakları bulup araştırabilirsiniz, ana akım bilim tarafından hiç sevilmez. aşağılanır ve küçük görülür. eğer bu konuda, yani ana akım bilim konusunda, hassassanız, hiç okumayın derim.

    eğer kitabı bir kategoriye sokmak gerekirse, yaratılışçılar ve darwincilerden ayrı bir görüşü temsil eder; ama iki fraksiyon tarafından da hor görülürler.

    son olarak sizlerin de insanlığın başlangıcı, gelişmesi ve nereye gittiği konusunda etik-felsefi-dini veya bilimsel olarak bir çıkmazı/sorusu varsa, 12. gezegen bu konuda yol gösterebilir.
  2. 12. Gezegen, çoktan beri merak ettiğim, gökten gelen tanrılar, düşen melekler ve dünya üzerinde aklımın almadığı bazı şeyleri biraz daha anlaşılır kılmak üzere Mehmet Mollaosmanoğlu tarafından tavsiye edildi. Yıllar önce okuduğum ve hayran kaldığım Tanrıların Arabaları kitabının ardından ufkum iyice açıldı.

    Kitap dünyamızın çok ama çok uzun zaman önce Nefilimler adı verilen bir ırk tarafından sömürge gezegen olarak seçildiğini, uzun süre dünyamızda faaliyet gösterdikten sonra, ağır işlerde kullanmak üzere insan ırkını yarattığını ve sonra çeşitli nedenlerle Tanrı Enlil'in bizden kurtulmak isterken kardeşi Enki'nin bizi nasıl savunduğunu anlatıyor. Yazılı tarihin Sümerliler ile ortaya çıkmasından öte, dünya üzerinde ilk yaratılan insanların (homo sapiens) bizzat Sümerliler olduğunu öne sürüyor. Bunu ispatlamak için tabletler (ipad değil, kil tablet), kazılar, Eski Ahit, Tevrat ve İncil gibi kitaplardan yararlanıyor. Ayrıca tanrı, adak, ibadet gibi kavramların ne şekilde ortaya çıktığı, insana tarımı, hayvan evcilleştirmeyi kim, nasıl öğretti bunlardan da bahsediliyor.
    http://ucalisan.blogspot.com.tr/2015/09/12-gezegen-zecharia-sitchin.html
    vega
  3. bildiğim kadarıyla 1977 yılı ilk önsöz sonrası, "bizi uzaylılar yarattı" inancının artık "yeni bir din" olmaya başladığı bu devirde, meraklı her bireyin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap.

    Ben okudum... arka yüzünde şöyle diyor: "bu kitapta, insanoğlunun dünya dışındaki atalarının varlığı hakkında belgelere dayanan kanıtları bulacaksınız. dünya'nın göksel atalarının varlığını kanıtlayan şaşırtıcı belgeler."

    ben, su götürmez bir kanıt göremedim kitapta. Hatta daha da ileri giderek, kanıt denilebilecek bir şey de göremedim diyebilirim... (okuduğunu anladığını düşünen biri olarak.)
    Şöyle ki; kitap, bulunan kalıntılar, işaretler ve tabletler üzerinden sadece yorum yapıyor, ikna etmeye çalışıyor ve yönlendiriyor. Bazen lafı dolandırıyor.

    temel düşüncesi;
    "sümer öncesine kadar insan gelişiminin en fazla taşı yontma ve kullanma durumuna gelebilmiş olmasına rağmen sümerlere dayanan akıl almaz ani değişimin tek bir sebebinin olduğunu, bunun da uzaydan gelen bir gücün etkisiyle mümkün olabileceği" şeklindedir.

    Yani, bu kitap da dogmatiktir. Ortada bir kanıt yoktur aslında. bulunan iki kalıntı arasındaki bağ tamamen yorumdur. Kitapa kanıt olarak bahsedilen şey, bulunan işaretler, yazılar, tabletler değil, yorumlar ve bu kalıntılar arasında kurulmaya çalıştıkları ilişkidir.

    İnsanların, Allah inancı yerine "uzaylı" inancına yönelmesinin ve bu inanışın çok daha kısa bir sürede popüler ve kabul edilebilir olmasının nedeni, pek tabi çok daha medeni ve akli gelmesidir. uzaylılar yarattıysa çok havalı tabi.

    Prometheus filmi ve benzerleri de buna örnek belki de.
    Ama son dönemde bu durum biraz değişmeye başladı sanki... interstaller da der ki; "insanın tanrısı yine insandır"

    sözde 2012 kıyameti de, marduk' da bu felsefeye dayanmakta...
    aman hepsi boş velhasıl.