• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.67)
doktor jivago - boris pasternak
"ne kadar büyük bir aşktı yaşadıkları! özgür, eşi benzeri olmayan bir aşktı. başkalarının ancak şarkılarda söylediklerini onlar yüreklerinde hissetmişlerdi. birbirlerine olan sevgilerinin nedeni, uyduruk tanımlarda betimledikleri gibi, 'yakıcı tutku' ya da 'karşı koyulamayan duygular' değildi. evrendeki her şey; ayaklarının altındaki toprak, başlarının üstündeki gökyüzü, bulutlar, ağaçlar birbirlerini sevmelerini istedikleri için bağlanmışlardı birbirlerine. birbirlerine olan aşkları kendilerinden çok çevrelerini, sokakta karşılaştıkları tanımadıkları insanları, uzun yürüyüşlerinde gördüklerini, yaşayıp buluştukları odaları mutlu etmişti belki de." ülkemizde romancı olarak tanınan ama rus edebiyatının büyük şairi boris pasternak'ın tek romanı: doktor jivago. 1917 ihtilalinin gölgesi altında üç hayat. jivago, lara ve tonya. 1956'da sscb tarafından yayımlanması uygun görülmeyen, 1957'de gizlice kaçırıldığı italya'da ilk kez yayımlanan ve 1958 nobel ödülünü pasternak'a kazandıran kitap, 50 yılı aşkın bir süre sonra, ilk kez eksiksiz bir biçimde ve doğrudan rusçadan çevrildi. jivago'nun yazdığı şiirler ekiyle birlikte."20. yüzyılın ortasında, 19. yüzyılın büyük rus romanı, kral hamlet'in hayaleti gibi, geri dönüp bizi ziyaret ediyor. boris pasternak'ın doktor jivago'sunun bizde uyandırdığı duygu işte bu." -ıtalo calvino-(tanıtım bülteninden) (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. boris pasternak, sovyet devrimi'ni eleştiren ve bu yüzden nobel'e layık görülen, ancak ülkesini eleştirdiği için bu ödülün kendisine verildiğinin farkına vardığı için ödülü reddeden bir usta yazar. yazarlığıyla da bu ödülü alabileceği hakkını teslim ediyor herkes, ama asıl etkenin de devrime karşı çıkması olduğunun bilincinde çoğu kişi. reddetme gerekçesinin sovyetler birliği yönetiminin yazarın ödülü almasına izin vermemiş olduğu iddiası ortada dolaşmaya başlayınca boris pasternak, nobel ödül komitesine bir mektup yazmış ve bu mektupta şunları söylemiş :
    "romanımın çevresinde gelişen siyasi kampanyanın kazandığı boyutları görünce ve nobel ödülünün bana verilmesinin, çok çirkin sonuçlara varan siyasi amaçlı bir karar olduğu kanısına varınca kimsenin zorlamasıyla değil kendi irademle ödülü reddettiğimi belirtirim"
    dr. jivago, rus devrimi sırasında geçen olayları anlatan bir roman. kendisi üst tabakadan ve kendisine büyük bir sevgi ile bağlı bir kadınla, tonya ile evli olduğu halde, şiirlerine ilham veren başka bir talihsiz kadını, lara 'yı seven, böylelikle sadakat ve ihtiras arasında bocalayan, hayatının kontrolü kendi elinden alınmış ve savaşın parçaladığı yokluklarla dolu bir ülkede oradan oraya sürüklenen aynı zamanda şair bir tıp doktorunun, doktor jivago'nun dramını anlatıyor.
    filmi de çekilmiş, aslında kitaptan filminden ev arkadaşımın sıkça söz etmesiyle haberdar oldum. kötü bir kitap mıydı, kesinlikle hayır. çok çok iyi miydi, buna da evet diyemeyeceğim. ama seviyorum rus klasiklerini, bu yüzden de sıkılmadan okudum.
  2. jivago...
    hülya arslan tam 5 yılını verdi çeviriye. dile kolay, kitabın yazılması ise 15 yıl almıştı. 5 yıl çeviri için az bir zaman değil şu halde. şiir çevirileri için bir takım ile birlikte çalıştılar. (mum yanıyordu, mum...). kitap yuri'nin yazdığı şiirleri ilk kez türkçeye aktardı. (e pasternak'ın haliyle o şiirler, yuri de aşikarca pastrenak'ın alter egosu)

    jivago'nun farklı okumalarını yapmak mümkün diye başlayalım. rus devrimi'nin hikayesini okuyabilirsiniz, rus iç savaşını okuyabilirsiniz, bir adamın iki kadını sevmesinin çaresizliği üzerinden aşk hikayesi olarak da okumanız mümkün. pasternak'ın yaptığı eleştiriler ise kolektivizasyon, stalinizasyon ve büyük temizlik harekatları. belki de roman sadece yuri'nin, jivago'nun yani, herkesi sevme ama kavuşamama hikayesidir. belki de dört neslin hikayesidir jivago: bkz. jivago'daki dört nesil

    kitaptaki isimler de önemlidir mesela. jivago'nun kendi ismi "yaşamak" anlamına gelen rusça "jit/zhit'" fiilinden gelir. mesela "sapık" avukat komarovski'nin adı "sinek" anlamına gelen "komar"dan gelir. ya yuriyatin? kaçılan kasaba? uzakta rusya iç savaşının ortasında. yuri'nin aşık olduğu, şiir yazdığı, seviştiği, yakalandığı, ayrılıklar yaşadığı yer? orası da "yuri/yatin"dir, yuri'nin yeri.

    belki abartı olacaktır, savaş ve barış nasıl bir destansa, rusya'nın rusya oluşunun anlatıldığı bir destansa, insanların değişimlerinin, sosyeteye girmek adına çocukluktan fransızca öğrenip rusça bile bilmeyen ruslar haline geldikten sonra yine fransızlarla savaşları yüzünden değişimlerinin anlatıldığı bir destansa, doktor jivago da devrimin destanını üç kişinin aşkı üzerinden anlatan bir destandır bana kalırsa. kaçışların, arayışların ve ölümün hikayesidir. aynı vişne bahçesi gibi kaçan insanların rusyayı anlatmasıdır.

    filmi de güzeldir, izlenesidir. ama romanından sonra. tüm sahneleri, sinematografisi ve çekim tekniğiyle rusya'nın bozkırlarında üşürsünüz. kitapta da üşürsünüz aslında, filme bu anlamda gerek yok da diyebilmek mümkün.
  3. boris pasternak'ın 1945-55 yılları arasında yazdığı, biraz tolstoy biraz dostoyevskili, özellikle rus edebiyatı severlerin göz ardı etmemesi gereken, rusya'daki iç savaş ve devrimin sosyal psikolojisini etkileyici bir dille yansıtan müthiş roman. yky'den çıkan hülya arslan çevirili baskısı da oldukça başarılı.

    sscb'de yayımı yasaklanmış olan bu eleştirel roman, 1958'de pasternak'a nobel edebiyat ödülü'nü getirmiş ancak sscb onaylamadığı için pasternak ödülü kabul etmemiştir.

    !---- spoiler ----!

    "...bu durumda sizin bilinciniz için ne diyebiliriz? sizin... sizin... peki ama siz nesiniz? sorunun özü burada. kendiniz olmaktan anladığınız ne, varlığınızın hangi parçalarını kendiniz oluşturdunuz? böbreklerinizi mi, ciğerinizi ya da damarlarınızı mı? hayır, kendinizi bildiniz bileli yalnızca dış görünüşünüzün ayrımındasınız, ellerinizle gerçekleştirdiğiniz, ailenizle ve diğerleri ile olan eylemlerinizi biliyorsunuz.

    şimdi biraz daha dikkatli olalım. insanın ruhu başka inşalarda ortaya çıkar. bakın işte siz buradasınız, yaşamınız boyunca aldığınız nefesle, beslendiğiniz şeylerle bilinciniz olgunlaştı. ruhunuzla, ölümsüzlüğünüzle, başkalarında süren yaşamınızla olgunlaştı. peki bu ne demek? siz aslında başkalarında yaşıyordunuz ve öyle de kalacaksınız. sonradan buna anı diyecek olmaları ne fark eder ki?

    bu anı geleceğin parçası olmuş siz olacaksınız..."

    !---- spoiler ----!