1. absinthe alkol oranı oldukça yüksek (%70) açık yeşil renkte bir çeşit içki. dünya'nın bir çok ülkesinde yasadışıdır. türkiye'de yaygın olarak yeşil peri ismiyle bilinir. absinthe'in kendine özgü içme adabı vardır. bildiğimiz kesme şeker çay kaşığında yakılıp eritilirek içilir.

    eğer alkolle ilişkiniz yoksa veya biradan öte değilse kesinlikle denememenizi öneririm.tad olarak mentollü vodka gibidir, ısıtır ama çok yakar. içerken kendinizi charmandergibi hissedebilirsiniz bu normaldir. içtikten sonra hani birşey olmadı deyip ikinci shot'u istemeyin zira iki shot içtikten sonra dinazor gördüğünü iddia edenleri bizzat gördü bu gözler.
  2. rodostan 5li şişe aldım renk renk böyle mutfakta duruyor. daha deneyemedim açmaya da kıyamıyorum şişeleri renk renk çok güzel görünüyor. bu beşliyi bozmadan başka bir tane alıp denemek lazım.
  3. yeşil peri etkisi çok yüksek oranda alkol içerdiği için oluşmayan içki. tabi yüksek alkol oranı insanı ciddi şekilde leyla yapabilir ama o kadar. çok votka içildiğinde olan kafaya sadece daha hızlı ve daha az miktar tüketerek ulaşılmış olur.

    kullanımı ciddi şekilde kısıtlanan "thujone" maddesi absinthin asıl halüsinasyon etkisini yaratan maddedir. yasaklardan önce 30-40 mg thujone içeren absinthler üretilirken günümüzde bu limit 10 mg'dır. bu miktar ise bir insanın halisinasyon falan görmesi için yeterli bir miktar değildir. dolayısıyla eğer biri absinth içip size "halis gördüm abi yea" şeklinde yaklaşıyorsa gelişine uzaklaştırabilirsiniz.
  4. absinthe fransızca pelin demektir. 1792’de üretilmeye başlanan pelin otunun fransa'da çok yetişen bir bitki olması sebebiyle üretimi fransa'da yaygın olan içecektir.

    çeşitli bitkilerin yapraklarından elde edilen absinthe, en yüksek alkol oranına sahip bir içkidir.

    yeşil anason kullanılması sebebiyle renginden dolayı yeşil peri adıyla da bilinen alkol oranı %75'e kadar çıkabilen absinthe, damıtılmış bir içkidir. siyah renkte ve daha yüksek alkol oranına (%80-90) sahip olanları da vardır.

    bu sebepten bir nevi içecekli alkol de diyebiliriz.

    ana maddesi antik çağlarda ilaç olarak da kullanılan pelin otunun (artemisia absinthium) fermente edildikten sonra imbikten çekilmesiyle elde edilen bir tür rakı. içine anason, rezene, çördük otu, melekotu, nane, kişniş ilave edilmiş türleri de mevcut.

    bir çok ülkede yasaklanmasına rağmen halüsinatif etkilerinden olsa gerek dünyada daha çok sanat camiasını çok etkilemiş hatta eserlerin içine işlemiştir.

    bu yüzden de içilişi ayrı bir seremonidir.

    pek çok farklı versiyon ve içim ritüeli arasından en yaygını da bohemian stilidir ki bu da çek kökenlidir. özel delikli kaşığı bardağının üzerine konur ve üzerine bir küp şeker yerleştirildikten sonra şekerin üzerinden absinthe bardağa doldurulur. sonra şeker yakılır ve karamelize şekerin üzerinden soğuk su dökülür.

    şişelerin üzerinde "sek içmeyin" uyarısı ve ispanyadakilerde de: aşırıya kaçmayın manasında "beber con moderacion" yazar.

    çeklerde her yerde yasak olduğu zamanlarda bile ki o zamanlar alkol oranı % 95 civarında ve tujon maddesi daha fazlayken içki üretilmeye devam eder. özellikle 2. dünya savaşı sırasında absinthe hitler rejimine başkaldırının bir simgesi haline gelir.

    fransız devriminin bile absinthe sayesinde gerçekleştiği rivayet olunur.

    1860'ların paris'inde akşamüstü saat beş sularına ''l'heure verte'' (yeşil saati) adı veriliyormuş.

    bir rivayete göre de van gogh’un kulağını kestiğinde içmiş olduğu, karındeşen jack diye bildiğimiz jack the ripper’ın kurbanlarına üzümle beraber verip onları etkisiz hale getirdiği içki buymuş.

    başta van gogh olmak üzere lautrec, oscar wilde, baudelaire, ernest hemingway, henri de toulouse-lautrec, edouard manet, edgar degas, albert maignan, guy de maupassant, arthur rimbaud, august strindberg gibi sanatçıların başını çektiği bir grup aydının sonrasında özgürlük ve sanat aşığı bohemlerin “resmi içkisi”.

    van gogh’un resimlerindeki o hareli yapının, titrek çizgilerinin hasebinin absinthe olduğu, absinthe’in onu ışığa karşı aşırı duyarlı hale getirdiği, bunun da tablolarına yansıdığı söyleniyor.

    absinthe konulu tabloların bazıları:

    pablo picasso – femme au cafe (absinthe drinker)

    vincent van gogh - still life with absinthe

    viktor oliva - absinthe drinker

    edouard manet- the absinthe drinker

    albert maignan - the green muse


    van gogh’la aynı evi paylaşan paul gaugin… 1897’de yazdığı bir mektupta şöyle der: “kapımın önünde oturuyor, sigaramı içiyor ve absinthe’mi yudumluyorum. hayatımı kaygısızca ve keyifle yaşıyorum.”

    oscar wilde; “bir bardak absinthe, dünyadaki her şey kadar şiirseldir. bir bardak absinthe ile gün batımı arasında ne fark var ki?”

    picasso; “femme au cafe adlı tablodaki karakter, aynen benim ayrıldığım kız arkadaşıma benziyor.’’ der ve absinthe içen çok sayıda kadın portresi yapar, çoğunun adı da “absinthe içen kadın”dır.

    hemingway; “dün gece absinthe ile sarhoş oldum. bıçak numaraları yaptım.” intihar etmiş olması da absinthe’e mal edilir.

    johnny depp, “goodfellas” filminde olduğu gibi bu içkinin müptelalarından…

    eminem'in de yeşil içeceğin peşinden gittiği yazılır çizilir...

    filmlere de sıkça malzeme olmuştur.

    van helsing – stephen sommers’da hugh jackman
    from hell – albert huges ve sleepy hollow – tim burton’da johnny deep
    moulin rouge – baz luhrmann’da nicole kidman, ewan mcgregor

    fransa günlerinde peyami safa ve yahya kemal beyatlı'nın müptelası olduğu bilinen içki.

    paris'te genç iken koyu baudelaire'perest idim.
    balkon’la, yolculuk'la, güzellik'le mest idim.

    sinmişti şi'ri ruhuma ulvi keder gibi;
    absente damla damla sızan şeker gibi.

    hülyasının yarattığı iklim o baska yer!
    gür defnelerle çevrili, afyonlu bahçeler...

    her zevki bir haram olan efsunlu cennetin
    koynunda vardı lezzeti bin türlü nimetin.

    bir gün veda edip o diyarın hayatına,
    döndüm bütün bütün vatanın kainatına.

    lakin o bahçelerde geçen devreden beri
    kalbimde solmamıştır o şi'rin çiçekleri.
    yahya kemal beyatlı
  5. değişik bitkilerin damıtılmasından, ama öncelikli olarak pelin bitkisinden (artemisia absinthium) elde edilen ve alkol oranı % 70’lere varan, çok sert bir içkidir. üretim sırasında yeşil anason katılanı, "yeşil peri" diye bilinir.

    sanatcı içkisi olarak bilinen absent 19. yüzyıl sonlarında orta avrupa, fransa ve amerika’da çok modaydı. yaratıcılığını geliştirmek amacıyla içerlerdi. 1900’lerin ilk yıllarında, 82 bin isviçrelinin imzasıyla avrupa’ ve amerika’da yasaklandı. 1988’de avrupa ülkelerinde, 2007’de amerika’da satışı yeniden serbest bırakıldı.

    van gogh, degas, toulouse-lautrec, picasso, edgar allen poe ve charles baudelaire, yahya kemal beyatlı gibi bir çok sanat insanının tükettiği bu içki, eserlerine de konu olmuştur. yahya kemal büyü şiirini absente yazmıştır.


    paris'te genç iken koyu baudelaire'perest idim.
    balkon'la, yolculuk'la, güzellik'le mest idim.

    sinmişti şi'ri ruhuma ulvi keder gibi;
    absente damla damla sızan şeker gibi.

    hulyâsının yarattığı iklim o başka yer!
    gür defnelerle çevrili, afyonlu bahçeler...
  6. bildiğim kadarıyla %80 alkol oranına sahip , şu ana kadar deneme fırsatı bulamadığım , halk arasında yeşil peri adıyla bilinen çok ağır alkol.