akilah azra kohen

Kimdir?

istanbul üniversitesi radyo televizyon ve sinema ile ottawa üniversitesi üçüncü dünya ülkelerine yardım ekonomisi bölümlerinden mezundur. daha sonra, boğaziçi üniversitesi klinik psikoloji master programına katılmıştır. iyi derecede ingilizce ve italyanca konuşan azra sarızeybek kohen, bir çocuk annesidir. organik tarıma, evrenin matematiğine ve bir yaratıcı olduğuna inanır. hiçbir politik görüşü yoktur. dünyadaki en büyük problemin ne eğitim, ne işsizlik, ne de parasızlık olmadığını bilir; ona göre en büyük problem annelerdir. çocuklarına kimlik bilinci yüklemeyerek bireyselliğe erken yaşta uyanmalarını engelleyen anneler yüzünden dünyanın bugün bu karmaşada olduğunu düşünür. bir bireyin bile doğru davranarak dünyayı değiştirebileceğine ve hakiki insan olmak için her an evrimleşebildiğimize inanır. emektar bir canseverdir.

  1. kitap okumayı zaten severdim ama fiçipi serisinden sonra kitaplar benim spor gibi yaşam standardım oldu , çogu farkeden gibi düşüncelerimin bir yansımasaydı sanki seri tabi aydınlandığım birçok bilgi dışında .azra kohen farkı ne diye sorarsanız davranış bilimleri uzmanı olduğu için insanlara vermek istediği mesajı maalesef okumayı sevmeyen dizi izlemeyi seven bir toplum olduğumuz için düz bir yazıyla değil akıcı bir senaryo içindeki kahramanların davranışlarıyla , diyaloglarıyla ,hedefleriyle ,yaşam şekilleriyle ve fikirleriyle vermeyi başarmıştır. hayatta attığın her adımın sana geri döneceğini, 'bir' olmamız gerektiğini ve daha buraya sıgdıramayacagım insanlık adına birçok güzel ideolojileriyle beni benden alan kadın .
    birgün gerçekleşmesi dileğiyle...
  2. bu gün bir arkadaşım youtube'dan inançla, neden inandığıyla ilgili bir video izletmesiyle tanıdım. doğrusu videoyu ilk 5 dakikasından sonra kapattım sanırım. kendisi çok ünlü bir yazarmış ki yazdığı kitapların ismiyle daha önce bir çok kez dalga geçmiştim ortamlarda ama yazarını bilmezdim. kendisi ikinci kromozomla beraber evrimin olamayacağını, saçma sapan cahil anlatımlarla evrimin imkansız olduğunu söylüyor en sonunda da ama bu benim teorim diyor. bre cahil, madem ikinci kromozomun trilyonlarca yıldır evrimleşemeyeceğini (kendi iddiası) söylüyorsun işin uzmanları karşısında bunu tartışsana. evrim hakkında, biyoloji hakkında bir eğitimi çalışması yok ancak fikri var. neymiş kendi teorisiymiş saçma sapan bir dergide yayınlamış. herhangi bir online makale tarama sitesinde adına rastlanmıyor. kim bu yazını ciddiye aldı? ayrıca sen evrimi doğru kabul etmiyorsan trilyonlarca yıldır (!) bu kromozomun değişmediğini nereden biliyorsun? çalışmalarını hangi canlılar üzerinde yaptın?

    saçma sapan bir konuyu kendisine meze edinmiş bir popüler kültür yazarı tanımlamasından başka bir tanımlama yapmam mümkün değil. bir zamanlar dan brown kutsal kase, tapınak şövalyeleri mevzusundan aslı astarı olmayan bilgilerle parayı vurmuştu bunu gören bir akıllı daha saçma sapan bir kavramla parayı vurmak için kollarını sıvamış. bir ara uzak asyalı bir herif vardı suya güzel sözler söyleyerek onun şeklini güzelleştirdiğini falan iddia ediyordu, onun gibi bir şey işte.

    ben bu kadını bugün tanıdım ve bu söylemlerle karşıma çıktı. daha kötüsü bu söylemlere inanan insanlar karşıma çıkardı bu insanı. ben utandım. hele bu kadının evrimi anlatışı var dillere destan; bir gün bir balık vardı bir uzvu gelişti sonra yüzeye çıktı, kimse bu balığı sevmedi sonra ben karaya çıkayım dedi, sonra baktı uzuvları karaya uygunmuş ben burada yaşayım dedi ve uyum sağladı şeklinde. abartmıyorum bunları söylüyor açıp bakabilirsiniz.

    bu gün de birileri için utandık çok şükür.
  3. türkiye'de herkesin "her şey" olabildiğine dair en büyük kanıtlardan biri bu kadın..yazar, dandik bi sertifika ile psikolog, teorisyen, felsefeci,.. kısaca her şey hakkında bi fikri var(?) ama hepsi zırva, bilimsellikten uzak, tam da "üçüncü dünya ülkesi" vatandaşlarına hitap edip onlara tesir edecek cinsten. akademik hayatı hakkındaki bilgilerin uyuşmazlığı da ayrı konu..yaptığı her açıklamada ne kadar kendi uyduruk aforizmalarıyla kendini doldurup bunlara derinden bağlandığını görüyorsunuz. migrosta ya da mahalle arası marketlerde satılacak kadar değerli kitaplarını, "aa bunda bol seks, bol bol aşk üçgeni, entrika var, dizi yapsan acayip tutar" diyen bi senarist dizi haline getirdi diye her yerde şaheser diye tanıtılması, kadının da bi o kadar allanıp pullanması her şeyi özetliyor bence.