1. ülkemizde var olduğunu düşündüğüm kavram. bu kavrama aslında en başından bakmak icap ediyor. nasıl ki bir sorunun çözümünde ilk adım o sorunda uzlaşmak, ona bir ad takmak ise burada da önce entelektüel nedir ve nasıl telakki ediliyor sorusuyla uğraşmamız gerekiyor. entelektüel, kısaca bilgi ve kültürde tekamül etmiş kişidir. nasıl telakki edilmiş sorusunun cevabına gerek popüler sözlük ve forumlarda, sosyal ağlarda ve hatta yazılı/görsel basına bakarak anlayabiliriz.

    bu kavramı yakın geçmiş üzerinden ele alırsak 80'lerden itibaren mizah dergilerinin eskimeyen malzemesi entelektüellerin çakmalığı oldu. entel kavramı ilk defa bu dönemde kullanıldı. oradan gazetelere, tv programlarına sıçraması da zaman içinde zor olmadı. buna rağmen bu deforme edilmiş kelimenin aslını dahi çok az insan bilir.
    (bkz: entellektüel) terminoloji mühim nihayetinde.

    eskiden bu durumu din ile bağdaştırıp entelektüellerin mollaların yerini alamadığını düşünürdüm. kaçırdığım nokta normalde de almamaları gerektiğiydi. bunu dinden uzaklaşınca fark edebildim. din adamları entelektüellerle aynı görevleri üstlenmezler. her şeyden evvel felsefeden, akıldan uzakta, dogmacı zihniyetli insanlardır. resmi tarihten sıyrılıp geçmişe baktığımızda da değişimin, eleştirinin her daim karşılarında gördük bu insanları. vardığım sonuç entelektüelizmin dinle çatıştığı. müslüman nüfus ve yaşam şeklinin yoğun olduğu bu topraklarda bununla karşılaşmak da pek şaşırtıcı olmadı benim için. aslında orta doğunun son 800 yıldır (gazali sonrası) çektiği sıkıntının tezahürüdür bu sorun.

    ehemmiyetsizleştirilen entelektüelizm ciddiye alınmaktan uzak bir hale dönüştü zaman içinde. halkımız entelektüelleri sevmez ve artık neden sevmediklerini dahi bilmiyorlar. blues dinlerim dediğim birinden "tam sevmediğim insan tipi" diye bir yanıt aldım ve durumun vahametini o zaman daha iyi anladım. yani anti-entelektüelizm pop müzik dinlemek kadar yaygın -bence- bir hastalık durumuna gelmiş halde. olay bu kadar basit olmakla kalmıyor maalesef. entelektüel vasıflar taşıyan insanlar kolayca hedef olmakta, geniş kitlelerin nefreti onlara yönelebilmektedir. hatta öyleki ülkecek sadece bu konuda tutarlı ve becerekliyiz. buna en iyi örnek tüm kamunun yazar perihan mağden'e karşı anlamsız tesanüdüdür.

    (bkz: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=250140)