1. (bkz: aziz augustinus)

    aziz augustinus'un hristiyanlığı platon ve hatta yeni platonculukla sentezlemesinden sonra 13. yüzyılda tarih sahnesine çıkan rahip.

    kendisinin getirdiği en büyük yenilik kuşkusuz aristo ve platon'u hristiyanlıkla çelişmeyecek biçimde birleştirmesi olmuştur. yalnız burada şunu belirtmek gerekiyor. birçok noktada aristo'nun işine gelen düşüncelerini ele almış ama yine de akıllıca davranmış bir adam.

    varlıkla özü birbirinden ayırırken bir varlığın özünü betimlemek onun varlığını kanıtlamaz der.
    burada platon'un idea öğretisinden yola çıkarken aristo'nun karşı çıkışını da "deneyimleyemediğimiz herhangi bir şeyin özünden bahsetmek anlamsızdır" diyerek sentezini tamamlar.

    şimdi burada aklınıza şöyle bir soru gelebilir. bu adam rahip, yani dolayısıyla hristiyan. bir tanrı'nın varlığına da inanıyor. ama deneyimleyemediğimiz şeylerin özünden bahsetmenin gereksiz olduğunu söylüyor.
    e o zaman tanrı'nın özünden bahsetmek de gereksiz mi demiş oluyor? "valla çarpılırsın thomas" dediğinizi duyar gibiyim. (*:swh)

    şaka bir yana thomas bu noktada şöyle bir düşünceye sahip. eğer bu dünyayı tanrı yarattıysa dünyanın özü varlığından önce gelir.
    tanrı'nın yarattığı istisnasız her şeyde öz varlıktan önce gelir ama tanrı sadece ve sadece varoluştan ibarettir.

    kısacası adam ne yapmış ne etmiş aristo'yla platon'u aynı potada çeliştirmeden eritmeyi başarmış.
    her ne kadar engizisyona sebep olan biri de olsa. helal olsun diyelim kendisine.