• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.93)
çalıkuşu - reşat nuri güntekin
" türk edebiyatının en ünlü eserlerinden biri olan çalıkuşu, anadolu hayatını geniş kitlelere tanıtan bir romandır. reşat nuri güntekin'in eseri çalıkuşu, kaybettiği sevginin yerini doldurmak için yaşamını anadolu insanına adayan idealist feride'nin hikâyesini anlatır.

fransız okulunu bitiren, batı kültürü ile yetişen feride, anadolu'da öğretmenlik yapmaya gider.zorlu şartlara rağmen çocukları ve çevreyi aydınlatmak için uğraşır. anadolu'nun çağdaşlaşma yolundaki sıkıntıları ve eğitimdeki değişmeler de feride'nin yaşadıkları üzerinden yansıtılır.

roman, aslında ilk olarak reşat nuri güntekin tarafından "istanbul kızı" adıyla dört perdelik bir oyun olarak yazılmış, 1922 yılında vakit gazetesinde "çalıkuşu" adı ile roman olarak yayınlanınca büyük ilgi çekmiştir. "
  1. kitabı 12 yaşımdayken bütün yaz tam dört kere okumuştum. bulunduğum yerde başka bir kitaba erişim imkanım yoktu ama feride'nin hikayesini defalarca okumaktan da hiç şikayetçi değildim doğrusu. geçenlerde, 11 yıl sonra, tekrar romanı elime aldım ve feride'yi ne kadar da özlediğimi farkettim. gün içinde başlayıp elimden bırakamayınca sabaha kadar feride ile anadolu' da dolaşıp kamran'ın yanında uykuya daldım.
  2. kitabın farklı farklı sadeleştirilmiş baskıları vardır. ilk okuduğum hali de bu sadeleştirilmiş baskılardan biriydi. sonrasında ne kadar uzun uzun bulup okusam da benim aklımda hikaye hep kopuk kopuk kaldı
  3. !---- spoiler ----!

    derler ki; aşk, birine seni yok etme kudreti verip, bunu kullanmama hususunda ona itimat etmekmiş.

    !---- spoiler ----!
  4. güzel bir ödül sözü verilen abime sahnede takdim edilen ve onun sinirle attığı kitap.büyük bir önyargıyla başlamıştım o yüzden okumaya baştan sevilmemişti.
    okudukça feridenin uydurma aşkları çocuksu tavırları haylaz çocuk olabilmenin o dönemdeki özgürlük oluşu,hanımefendi dayatmalarına karşın derste kendine bıyık çizmesi ağaç tepelerinde gezinmesi hoşuma gitmişti.
    ama reşat nuri de görülen özgürlük için masumiyet şartı ya da sadece çekingen ama idealist kadının olumlanması biraz rahatsız edici.kitaptan sonra kadın öğretmen sayısında artışa sebep olduğunu duymamla saygı duyduğum harika olmasa da okuması keyifli bir roman.özellikle ilk gençlik yıllarında.
  5. her sene en az bir kere okuduğum romandır. bu davranışım reşat nuri' ye saygı niteliğindedir keza erkek olduğu halde bir kadının iç dünyasını bu kadar etkileyici bir biçimde anlatan başka yazar tanımıyorum. *
  6. kitabı okurken bir ara yazarın reşat nuri olduğunu unutup sanki bir kadın tarafından yazılan bir eseri okuyormuş gibi hissettim.

    ** bu gün tekrardan okudum. bazen umutsuzluğa düşsem ve kendimi çok küskün hissetsem de ben aşka ve onun kuvvetine inanıyorum.
  7. reşat nuri bu kitabı o dönemde yaygın (ve sanırım tek) eğitim kurumu olan kolejlerden yetişen kızların başı dara düşünce gayet kendi ayakları üzerinde durabileceğini göstermek için yazmıştır. bilindiği gibi kolejleri batı devletleri kurardı ve doğal olarak bir görüşü bir düşünceyi empoze etme amacı güdüyordu. feride kolejli bir kızın sanılanın aksine bu tarz şeylerde kaybolmayacağını kanıtlar.
    ayrıca güntekin'in öğretmen olan kahramanlarından sadece biridir ve sayesinde bugün de hiçbir şeyin değişmediği eğitim sisteminin eleştirisi yapılır. öğretmenlik için başvurduğu zaman diploma krizinin çıkması vs vs.
    ayrıca görev yerlerinden biri olan zeyniler köyü bursa'da bulunmaktadır. köye elektirik yeni gelmiştir. içinde çay içebildiğiniz bir reşat nuri güntekin evi mevcut köyde.
  8. ortaokulda kitabi okula giderken yanima almayi unutunca kosa kosa eve gidip ustumu degistirmeden okumaya basladigi hatirliyorum. ben daha kucucukken beni bu kadar etkilemisse her insana dokunur bence.
  9. gazi mustafa kemal atatürk'ün başucu kitabı olduğu söylenir. güzel bir kitap ama bir ateş gecesi değil...
  10. bende çok ayrı yeri olan kitap. neresinden başlayayım bilmiyorum okudukça kendimi aynada izliyormuş gibi hissediyorum. feride gibi ben de küçük yaşlarımda annemi kaybettiğimden neredeyse babasız büyüdüğümden ona çok yakın hissediyorum kendimi. bütün çocuklukları, olgunlukları, çok sevilmek istemesi ama hırçınlığı her şeyinde başka anılarımı, başka hatalarımı, başka başarılarımı, diz çöküşlerimi, hayallerimi ve amalarımı görüyorum. kalp kırıklıklarımı ferideyle yaşayıp onun tutunuşuyla güç buluyorum. muniseyle arasındaki bağı ilk okuduğumda çok ağlamıştım çünkü hep ileride benim gibi küçük bi kıza annelik yapma isteğim vardı, feridenin merhametini reşat nurinin satırlarıyla küçük kızın göz yaşlarının feridenin kalbine akışını ben de hissettim. çok değerli iyi ki yazılmış minnettar olduğum kitap.