1. kimileri insan hayatında bir kere aşık olur der kimileri aşık olmanın sayısı mı olur? çok defa düşündüğüm bu konu üzerinde kime sorduysam hep farklı cevaplar aldım. bana göre insan hayatında ne bir defa ne yüz defa aşık olur ikiside uç noktalardır. üç bilemedim dört defa normal diye karşılıyorum, geriye kalan aşık olduğunu sanma düşüncesi; ya hoşlanma duygusunu aşk sanmaktır yada takıntı haline getirmek. bilemiyorum, insan her gördüğü insana aşık olamaz zaman geçirmek, emek harcamak gerekir aşk için. güven duygusunu aşkın temeli olarak kabul edersek güven öyle kolay oluşan bir şey değil zamanımızda. her şeyi hızlı tükettiğimiz bu zamanda bile aşk duygusu öyle hızlı tükenecek bir şey değil.
  2. aşık olmanın sayısal olarak sınırıysa konu, insan aşık olduğunu net olarak tespit edebilir mi sorusu gelir aklıma. yok aşık olma eşiğiyse durum bir söz ya da ufacık bir şey yetebileceği gibi bazen karşıdaki dünyaları serer de dönüp bakmazsın. artık yazgında varsa o kisi, mutlaka seni ona, onu sana bir şekilde bağlamak için bir aşk, tutku çekim yasası devreye giriyor diye düşünmekten kendimi alamıyorum. yoksa insan neden çok farklı tipte ve karakterde kişilere aşık olsun ya da olduğunu sansın ki? hem aşkın izahı bile yapılamıyorken???
  3. eskiler boşuna dememiş "kavuşamazsın aşk olur" diye. çok beğenmek her zaman aşık olmak demek değildir. görürsün, beğenirsin, istersin, kavuşamazsın ve daha çok istersin (tabi bu karşılıklı olursa efsane). bence aşkın tanımı budur. çünkü tarihten, edebiyattan gördüğümüz örnekler de bunu söyler. zira mutlu aşk yoktur.

    hadi bu arada size de bir kıyak dinleyin siz karar verin.

    mutlu aşk yoktur

    mutlu aşk vardır

    edit: ben yorumumu aşık olmanın "sırrı" diye yapmıştım. nasıl okudum bilemiyorum. silmeyeyim ama kalsın böyle :/
  4. size icten gulumsuyor olabilir...

    eglenmesini ve icki icmesini iyi biliyor olabilir...

    arkadas grubuyla otururken herkezin icinde sanki bir tek o sizi dinliyormus gibi gelebilir...

    bir grup arkadas ictiginiz bir gece `hadi alkol almaya gidelim` diyebilir ve o sogukta disarida yururken kolunuza girebilir ustune elinizi bile tutabilir...

    size yemekler yapip getirebilir...

    asik olmanin siniri,uzun noktalardan sonra basliyor.bu cumlelerden bir cok var. ve ben annemin de dedigi gibi `ayran` gonulluyum. ilk askimdan sonrasinda bu duruma evrimlestim ve sureclerin her birinin sonu otogarlarda,havalimanlarinda sonlandi.

    asik olmanin sirri, uzun noktalardan sonra basliyor. eger kendinizden ve karsi taraftan eminseniz noktalarin otesine gecin ve hissettiginizi yasayin. (unutmadan korunmaya ozen gosterin,ask yasarken ozen verin....)
  5. whatsapp'tan engellenmek.
  6. "before trilogy"nin ilk filmi before sunrise'da celine'in jesse'e söylediği bir şey vardı. kelime kelime hatırlamıyorum ama genel olarak şöyleydi; insan, karşısındakini ne kadar çok tanırsa, onun hakkında önemli veya önemsiz ne kadar çok şeyi bilirse; örneğin bir sırrını bilmekten tutun da, bir bakışının ne anlama geldiğini tahmin etmeye, çayını - kahvesini nasıl içtiğinden, nelere gülüp, ne zaman yalnızlığa ihtiyaç duyabileceğine kadar her şeyi, bütün incelikleriyle bilip, anlamaya başladığında aşık olur. bilmediğine değil, öğrendiğine aşık olur ve aşık kalır. bu celine'in söyledikleridir, ve benim de ondan sinsi sinsi kopya edip, katıldığım fikrimdir.
  7. kişinin duygusallığı -ve tabii, dolayısıyla ahmaklığı- ile doğru orantılıdır.
  8. bence 10- 15 kere falandır.
  9. biri ne zaman ağzıma s.çıyor, o kişiye çok bağlanıyorum, aşık oluyorum. tek sır bu bence.
  10. aşık olmak... varsa böyle bir şey ve ben de buna benzer bir şey yaşamışsam. aşırı abartmak diyebilirim kendim için. sınırı var mı bilmiyorum.

    geçenlerde bir habere denk gelmiştim. iki yaşlı çift biri hasta olduğu için birlikte intihar etmişlerdi. ayrı ölmeyi kabul etmemişlerdi. bu örnek bir hareket değil tabii ki de ama buradaki sevgi ve bağlılığı görmemek olmaz. böyle güzel sevgiler bize de denk gelir umarım. ''