• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.40)
being there - hal ashby
1979 amerikan yapımı politik komedi filmidir. özgün adı "being there"dir. "bir yerde" ismi de kullanılmıştır.
senaryosunu polonya asıllı abd'li yazar jerzy kosinski'nin 1971 yılında yayınladığı aynı adlı kendi romanından uyarlayıp yazdığı filmin yönetmeni hal ashby'dir. önemli rollerinde peter sellers, shirley maclaine, melvyn douglas, jack warden, richard dysart ve richard basehart oynamışlardır. bütün hayatı boyunca bahçesinde çalıştığı malikanenin dışına çıkmamış olan kendi halinde, saf biraz da zekası kıt bir bahçıvan, işvereni ölünce kendini sokakta bulur. dış dünya hakkında bildiği her şey sadece televizyonda seyrettikleri ile sınırlı olan bu safdil bahçıvanın ara sıra sarfettiği sözler bilgelik zannedilince bunlardan derin anlamlar çıkaran etkili bir politikacının himayesine girer. (wikiden esinlenilmiştir)
  1. müzikleri harika olan peter sellers filmi.

    "basketball jones" feat. tyrone shoelaces
    cheech marin ve tommy chong
    orkestra: george harrison (gitar)

    "also sprach zarathustra"
    richard strauss
    orkestra ve düzenleme: eumir deodato

    "gnossiennes #4 ve #5 "
    erik satie
    düzenleme: johnny mandel

    "symphony no:6 f major (opus 68)"
    "the pastoral symphony"
    ludwig van beethoven

    "different ways"
    düzenleme: buffy sainte-marie ve caroll spinney

    "ıt's a beautiful day in the neighborhood"
    düzenleme: fred rogers
  2. muhabbet kuşlarını doğaya salarsak çok uzun süre yaşayamaz.bu bir çok evcil hayvan için geçerlidir. sert yaşam koşullarına, başka bir canlıya yem olmasına, açlığa ve susuzluğa alışık olmamasına bağlı olarak ölür.bizim esas oğlan da evcil hayvan gibidir. yıllarca radyo dinleyip televizyon seyretmiş ve dış dünya hakkında pek bilgiye sahip değildir. patronu ölünce evden atılmak zorunda kalır. dışarıda bir arabanın çarpmasıyla sokaklara yem olmaktan kurtulur.
    bizim oğlanın aslında bir ismi yoktur.kendini "chance" olarak tanıtır.nitekim şans eseri hayatta kalır.karaktere sürekli iyimser etiketi yapıştırılır ama özünde saf ve bilgisizdir.
    gamit
  3. peter sellers'in rolünü beceremediğini düşündüğüm film.

    diğer yandan filmin ilk on dakikası geri kalanından kendini ayırıyor bence. izlerseniz belki ayırdına varırsınız. şöyle bir yorum çıkarıyorum:

    yaşlı adam: halk karşıtı hükümet.

    bahçıvan: hükümetin varlığından beri kendini sistemin altında ezilmiş, dünyadan habersiz, ne yapılması emredilirse onu yapan halk. yaşlı adam ölünce-iktidar devrilince- ne yapacağını, artık sahibi olmayacağı için çaresiz kalışını görürüz. dışarı çıkar ve dünyayı keşfeder ya da keşfettiğini zanneder.