1. ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya
    ona sorarsanız: ’lafı bile edilemez, mikroskopik bi zaman...’
    bana sorarsanız: ‘on senesi ömrümün...’
    bir kurşun kallemim vardı, ben içeri düştüğüm sene
    bir haftada yaza yaza tükeniverdi
    ona sorarsanız: ’bütün bi hayat...’
    bana sorarsanız: ‘adam sende bi hafta...’
    katillikten yatan osman; ben içeri düştüğümden beri
    yedibuçuğu doldurup çıktı.
    dolaştı dışarda bi vakit,
    sonra kaçakçılıktan tekrar düştü içeri, altı ayı doldurup çıktı tekrar.
    dün mektubu geldi; evlenmiş, bi çocuğu olacakmış baharda...

    şimdi on yaşına bastı, ben içeri düştüğüm sene ana rahmine düşen çocuklar.
    ve o yılın titrek, uzun bacaklı tayları,
    rahat, geniş sağrılı birer kısrak oldu çoktan.
    fakat zeytin fidanları hala fidan, hala çocuktur.

    yeni meydanlar açılmış uzaktaki şehrimde, ben içeri düştüğümden beri...
    ve bizim hane halkı, bilmediğim bir sokakta, görmediğim bi evde oturuyor

    pamuk gibiydi bembeyazdı ekmek, ben içeri düştüğüm sene
    sonra vesikaya bindi
    bizim burda, içerde
    birbirini vurdu millet, yumruk kadar simsiyah bi tayin için
    şimdi serbestledi yine, fakat esmer ve tatsız

    ben içeri düştüğüm sene, ikincisi başlamamıştı henüz
    daşov kampında fırınlar yakılmamış, atom bombası atılmamıştı hiroşimaya
    boğazlanan bir çocuğun kanı gibi aktı zaman
    sonra kapandı resmen o fasıl, şimdi üçünden bahsediyor amerikan doları
    fakat gün ışığı her şeye rağmen, ben içeri düştüğümden beri
    ve karanlığın kenarından, onlar ağır ellerini kaldırımlara basıp doğruldular yarı yarıya

    ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü dünya
    ve aynı ihtirasla tekrar ediyorum yine
    ‘onlar ki; toprakta karınca, su da balık, havada kuş kadar çokturlar.
    korkak, cesur, cahil ve çocukturlar,
    ve kahreden yaratan ki onlardır,
    şarkılarda yalnız onların maceraları vardır’

    ve gayrısı
    mesela, benim on sene yatmam
    laf’ı güzaf...

    ayrıca genco erkal,nazım hikmet oratoryosu ile birlikte çok güzel seslendirmiştir.