• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (4.50)
bir varmış bir yokmuş - ilksen başarır
anaokulu öğretmeni olan nehir, bir gün tesadüfen bir şarkı dinler ve dinlediği şarkı genç kadını derinden etkiler. nehir şarkıyı o kadar çok beğenir ki notaların ardından, şarkıyı yapan müzisyenin peşine düşmeye karar verir... yolun sonundaysa şarkının sahibi olan ozan'ı bulur. ama ozan hayatında yaşadığı derin bir travma yüzünden ve adeta çıkmaz bir sokak gibidir... bir tarafın kararlılığı ile diğer tarafın bocalamaları arasında sıkışıp kalan bu ilginç aşk hikayesi, acaba mutlu sonlu bir masala bağlanbilecek midir...
filmin yönetmenliğini ilksen başarır üstlenirken, daha önceki projelerde olduğu gibi senaryo yine mert fırat ve başarır ikilisine ait. başrollerde mert fırat ve melisa sözen yer alırken kadroda onlara hare sürel, mustafa uzunyılmaz, judith lieberman, onur şirin, anıl altınöz ve göktay tosun isimleri eşlik ediyor.
(beyazperde.com)
  1. set ekibinde bulunan arkadaşlarım dolayısıyla tüm yapım sürecini dışarıdan takip ettiğim ve sonunda bugün izleyebildiğim ilksen başarır-mert firat ikilisinin yeni filmi. filmi, genel olarak olumlu buldum. öncelikle söylemem gerekli ki; gizli bir melisa sözen hayranı olarak, kendisine olan aşkım yeniden depreşti. filme spoiler vermeden geçersem de, özellikle oyunculuklar, genel atmosfer ve gerçekçi 'an'lar oldukça keyifli bir seyir zevki bıraktı. elbet bir başyapıt değil ama şu aralar biraz nefes almak, geçmiş sevdaları hatırlamak ve biraz da duygulanmak için iyi bir film olarak hafızamda yer etti. bir hafta sonu aktivitesi olarak tavsiye ederim.
  2. daha öncesinde başka başka aşk filmlerinde olduğu gibi gerçekliği yakalama problemi ile karşılaştım. bir filmde ya gerçekler anlatılmalı ya da hayal gücü. eğer hayatı ve insanları analiz edemiyorsan hayal gücüne güvenip ordan yürümen gerekir. başarabiliyorsan yaşanmış ya da yaşanması muhtemel hikayeleri anlatabilirsin çok da güzel olur.
    (bkz: kış uykusu - nuri bilge ceylan)

    klişelerden kurtulmak lazım. efendim işte adamın bir derdi var da söyleyemiyor da o yüzden de karşısındakini hataya zorluyor falan. sonra da herkes hatasının farkına varıp aşk yaşanıyor. bıktık bundan artık bıktık. bari hayal gücüne yüklenin adamı sevgilisi terk ettiyse ya da bir şey olduysa mutasyon geçirmiş kanatları çıkmış sonra da uçmuş olsun falan. giderken de adamın bazı sinir hücrelerini yıpratsın, hatta bir arada durdukları sürece adamda beyin kalmama riski falan olsun. biz de adamın gerizekalılıklarını buna bağlayalım, tutarlılık olur. ya da gerçeklerle gelin bize. bu ve benzeri filmleri önermiyorum, zaman kaybı.
    abi
  3. 2 gün önce kendi kendimi maruz bıraktığım film. mert fırat - ilksen başarır ikilisinin tüm filmlerini izleyeyim gibi bir motivasyonla hem de. ama olmadı, hevesimi kursağımda bıraktılar, dahası bu ikiliye olan inancımdan filmin sonuna kadar da belki bişey olur beklentisiyle gittim. hayır "atlıkarınca" gibi filmler çekmek için bu filmler birer kazanç kapısıysa eğer; doğru bir taktik değil.
    mesut