• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.50)
bulutları beklerken - yeşim ustaoğlu
1916 yılında karadeniz bölgesinden (pontus) zorla göç ettirilen rum ailelerden birisinin kızıdır ayşe ya da asıl adıyla eleni. eleni sürgün yollarında ailesinin büyük bir kısmını yollarda bırakıp mersin’e ulaştığında, küçük kardeşi niko ile çok çaresiz kaldıkları bir anda türk bir aile eleni'ye sahip çıkar. küçük eleni’nin acımasız deneyiminin travması, ailenin kızı selma’yla kurduğu sevgi dolu bağ sayesinde hafifler. artık ayşe olmuştur. niko’nun gidişine göz yumup, yıllar sonra bütün hayatını bir gölge gibi adadığı sevgili selma’sı da vefat edince, ayşe’nin derinlerde sakladığı suçluluk duygusu, iç hesaplaşması, dağlardan gelen bulutların, sislerin getirdiği seslerle, geride bıraktığı kayıplarının görüntüleriyle harekete geçer. 50 yıldır sorduğu sorunun cevabını artık bulmak zorundadır. acaba koruyamadığı, gitmesine göz yumduğu, 6 yaşından sonra bir daha görmediği niko yaşıyor mudur? nerededir? onu affedecek midir?
  1. film 2004 yapımı. senaryo da yeşim ustaoğlu'na ait. büyük acıların yaşandığı zamanlardan bir zorla göç ettirme ya da pek hoşlanılmayan ifadeyle rum pontus tehciri hikayesi. katliamlar, parçalanmış hayatlar ve aileler, kaybettirilmiş bir gelecek umudu, geçmişini ve aslında kendilik bilincini, belleğini silme ve yitirme inkar, pişmanlık, huzur bulamayan ruhlar, aidiyetsizlik...

    yıl, 1975. nerdeyse 60 yıl geçmiş eleni'nin hayatındaki en büyük acının üzerinden. yer, tirebolu. doğduğu topraklara geri dönmüş. kardeşi bildiği selma'nın "belki vicdan azabın hafifler" demesi üzerine zorla terk ettirildiği ve kimbilir kimlerin el koyduğu evi satın alarak yeniden tirebolu'ya yerleşirler selma ile. geri kalan hayatını hasta ablası selma'ya adar ama acısı ve kardeşi niko'yu terk ettiği için yaşadığı pişmanlık ve vicdan azabı hiç peşini bırakmaz eleni/ayşe'nin. ta ki selma ölene kadar. o zamana kadar bastırdığı her duygu kasırga gibi sökün eder.

    bir de mehmet vardır ama hayatında yargılamayan, onu hiç yalnız bırakmayan, belki de hiç sahip olamadığı oğlu yerine (belki küçük kardeşi niko yerine) koyduğu mehmet. mehmet'i öyle sever ki eleni, bir gün niko'ya kavuşmak için tirebolu'dan selanik'e bir yolculuğa çıktığında şöyle söyler:

    !---- spoiler ----!

    hayatım boyunca bir çocukla gidemediğim için acı çektim. şimdi de bir çocuğu terk etmek zorunda olduğum için acı çekiyorum.

    !---- spoiler ----!

    bir de küçük hıdırellez diyaloğu var filmde. kendisi de "gizli" rumlardan olan balıkçı muharrem ile kaçak durumundaki komünist babasının yolunu gözleyen mehmet'in yakın arkadaşı cengiz arasında geçiyor diyalog. 5 mayıs'ı 6 mayıs'a bağlayan gece hızır ve ilyas gökyüzünde buluşurlar. o gece dilek dileyip denize 41 taş atarsanız dileğiniz gerçek olurmuş.

    !---- spoiler ----!

    cengiz: senin dileğin ne?

    muharrem: yalnız bir insanın ne dileği olur ki?

    cengiz: ben de yalnızım ama bir dileğim var.

    muharrem: babanla buluşmak mı?

    cengiz: evet. neden bütün köy ona karşı?

    muharrem: o bir komünistti.

    !---- spoiler ----!

    ayşe/eleni rolündeki rüçhan çalışkur hep sevdiğim bir oyuncu olmuştur. çok başarılıydı her haliyle. sanırım bir de ödül kazanmış bu rolüyle. epey çok amatör oyuncu vardı. mehmet ve cengiz de onlardan. o kadar ağır bir yöresel ağız'la konuşuyorlardı ki bazen ne söylediklerini anlamakta güçlük çektiğimi söyleyebilirim. bu çok hoş bir yandan ama bir tarafıyla da filmin handikapı bence.

    genel anlamda beğendim filmi. bu kadar inkar edilmiş bir dönemi ve olayı sığ ajitasyon yapmadan ve "tarihi gerçekleri gün ışığına çıkaracağım" gibi tuzaklara düşmeden anlatmak pek kolay değil. naif bir film her şeyden önce. ve bir "tarih" filmi ya da anladığımız anlamda "politik" bir film değil bu yüzden. bir insan hikayesi, hepimizin yaşayabileceği türden hikayelerden biri. duymak, dinlemek ve anlamak isteyenlere elbette. birbirimizin acılarını anlamak için biraz daha çaba gösterebilsek daha huzurlu olacağız ülke olarak. birilerinin acıları diğerlerinin şenliği olmuş topraklar ya buralar o yüzden belki de hiçbirimiz huzur bulamıyoruz.

    (bkz: pontus soykırımı)
    ilgilisi için yeniden: Belgeler ve tanıklıklarla 1914-1923 Pontus Rum Tehciri