1. böyle bi' şey olmaz.

    çok güzel bi alıntı yapıcam size, siz de neden olamayacağını anlayacaksınız. bakınız:

    "felsefe bilginin peşinden koşmaktır. hakkındaki ilk ve tek kaynak 1500 yıl önce yazılmış bir kitap olan konunun neyini tartışacaksın neyinin felsefesini yapacaksın ki yapmaya çalışsan kuranı sorgulamak günah en başta. bugün uydularla teleskoplarla gördüğünüz şeyleri kurandaki bazı yerlere benzetip aha her şey içinde yazıyor diyorsunuz. atomdan bahsediyor diyorsun kuranda buzullar var mı? dinozorlar var mı? kar yağışı var mı? ya da kısaca arapların gördüğünden fazlası var mı? daha indirildiği dünyanın yarısından bahsetmeyen ama yemeğini hangi elinle yiyeceğine evlatlığının karısı ile evlenebileceğine hüküm veren bir kaynak ama sana göre içinde her şey yazıyor ve bunun felsefesini mi yapacaksın? "
  2. (bkz: kozmogoni)

    biz dinleri islam hristiyan incil tevrat gibi bilindik şeylerle sınırladığımız sürece dinciler insanlık kültürünün varisi olmaya devam edecektir. islamın felsefesi olmaz dense anlarım ama din felsefesi elbette olacaktır. çünkü dinlerin hiçbiri ilahi olmadığı gibi belli bir zümreye de ait değildir. insanlığın kültür mirasıdır. islam gibi bilindik olanlar bu mirası kırpmış, değiştirmiş, saçmalamış ve paket olarak müşterisine sunmuştur. islamda olan her konu zaten mitlerde var, hacerül esvetten tutun da namaza kadar hepsinin belli başlı bir felsefesi var. bunların elbette felsefesi yapılacak, tanrıça doğa düşüncesi incelenecek, güneş tanrısı düşünülecek ve evrenin oluşumu hakkında ne iddia ettikleri tartışılacak. başka türlü bu dünyada soysuz sopsuz kalırız, aurasız, enerjisiz ve bilinmezliksiz kalırız. dinler bir noktada doğmuş şeyler değildir, kökü kökeni vardır oralara bakmak lazım. yoksa dindardan fark kalmaz.
    abi
  3. dinin felsefesi yapılmaz. alıntıda yazdığı gibi; felsefe bilginin peşinden koşmaktır. felsefe mantıklı şeyler peşinde koşar.

    din mantıklı değildir. sadece islam için söylemiyorum bunu hiçbir din mantıklı değildir.

    din felsefesinin olması unicorn felsefesi olmasıyla aynı saçmalıktır bana kalırsa.


    ---

    verdiğim örneğin allak belasını versin google amcaya unicorn felsefesi yazdım, wattpad çıktı.....
  4. felsefe bilgi peşinde koşar, bilgiyi arar çok doğru. ama felsefe sorgulama üzerine kuruludur. bunu argümanlardan çok sorularla yapar. varlık felsefesini irdelediğinde din felsefesine ihtiyaç duyarsın. din dendiğinde çok sınırlı bir anlam kullanılmamalı. din tüm inançlar ve ritüelleri tanımlamak için kullanılır. bilinen pek çok filozof dindardı. şu anki algımızla anlayamayacağımız derecede. platon'un iskenderiye'ye ya da plotinos'un mısır'a seyahat ettiği saklı bir şey değil. oraya felsefe okullarını görmeye gittiler. felsefe ve manastırlar birbirinden kesin sınırlarla ayrılmamıştı. başka bir örnek de ortaçağ. tüm ortaçağ felsefi metinleri rahiplerin elinden çıkmıştır. ortaçağ felsefesi diye betül çotuksöken'den okuduğumuz yazılar kilise babalarının yazısı. arada net bir çizgi yine yok.

    dinde sorgulama olmaz evet dogmatik. ama hermeneutikten de mi bihaber olur insan? dünyaya indirildiği söylenen o dinin koşullarını, sistemini eleştirmek, sorgulamak da felsefeye dahil. perspektifi geliştirmek lazım. bunun felsefesi olmaz ne saçma ne kadar ülkeye özgü bir yorum. kant'ın kemiklerini sızlattık.
    sezgi
  5. dünya üzerinde şu an bilinen üç bin din olduğu söylenirken, islam dinini baz alarak "dinin kendisi mantıklı değilken mantık peşinde koşan felsefenin bir alanı olarak ele alınması mantıksızdır." gibi argümanları öne sürmek ne kadar doğru bir yaklaşım, siz karar verin.

    hangi mantıktan bahsediyorsunuz ? binlerce yıl önce hiçbir bilimsel açıklamanın bulunmadığı bir dönemde şimşek çaktığı zaman bir adamın bunun üzerine düşünmesi ve kafa yorması, daha sonra bilmem ne tanrısını kızdırdık gibi bir sonuca varması ve yine birilerinin bunu sorgulaması felsefe değil de nedir ? işi bu kadar kompleks hale getirmenin lüzumu yok bana kalırsa. dünyada binlerce din var, o bahsettiğiniz semavi dinlerin hepsinin temeli, kökü aynı yere dayanıyor. benzer şeyleri söylüyorlar. bunları da sorgulamayalım mı ?

    kaldı ki din felsefesinin temel soruları varlık felsefesinin alanına gireceği için, din felsefesini hiçe saymak varlık felsefesinin alanını daraltmakla eşdeğerdir.

    inançsızlık bir yana, inançlarla barışık olmak gerektiğine inananlardanım. (bkz: alain de botton) bu barışıklığın felsefeyle bağdaştırılmasında bir beis görmüyorum. bir şeylerle savaşacaksanız ille de, inançlarla değil, onları sömüren ve kati surette sorgulamayan insanlarla savaşmanızı öneririm.

    velhasıl kelam, kant'ın kemiklerini sızlatmanın lüzumu yoksa hegel'i de ağlatmayalım lütfen.