• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.32)
er ist wieder da - david wnendt
kendisini 2014 yılının almanya'sında bulan hitler, politikaya geri dönüş için televizyonu kullanmaya çalışır.
  1. ilk partta kahkahalarla güldüğüm, 2. partta ise ağzımın açık kaldığı film. hitler'in günümüze ayak uydurma çabaları o kadar komik ki. bir o kadar ders çıkarılabilecek güzel bir film. moraliniz bozuksa anında yerine getirecek :)
  2. güzel film. komedi diye izledim ama sonlara doğru düşündüren cinsten.
  3. !---- spoiler ----!

    evinize fare girmişse palyaço değil, onu yok edecek birini çağırırsınız.
    *
    mesele alman halkının refahı. halkı yoksa, führer de yok olmaya mahkumdur. şöyle düşünün: mozart'ı bir sandalyeye oturtmuşsunuz ama piyanosunu verememişsiniz. tamam, kardeşine keman çalabilir. peki kemanını da elinden alırsak ne olur?

    -sizin piyanonuz ne peki?
    halk. ben halkla piyano çalarım.
    -siyah tuşlarla da mı?
    siyah tuşlarla da. lazım olduğunda basmak lazım.

    !---- spoiler ----!

    ancak film berbat. güldürmedi.

    ek: adam o kadar çok hitler'e benzemiyor ki bir insan ancak bu kadar hitler'e benzemeyebilir.
  4. filmin sinematografisini bilmem de hikayesi bayağı güzel. yazdığım spoiler değil ama yine de filmden sonra okursanız daha anlamlı gelebilir.

    !---- spoiler ----!

    filmin başında konuya hassas yaklaşıyorsunuz, hitlerin ne olduğunun farkındasınız, faşizmin acı yüzünün farkındasınız. ama filmi izledikçe içine giriyor, ilk önce durumu sevmeye başlıyor, sonra birkaç kötü davranışına rağmen hitlere sempati duyuyorsunuz. filmin sonunda ise bildiğiniz acı gerçeği tekrar öğreniyorsunuz. film size acizliğinizi doruklarında hissettiriyor, siz de hiç bir şey yapamıyorsunuz. çünkü hitlere kapıldınız, sonunu bile bile normalleştirdiniz ve öğrenmediniz. tıpkı o meşhur mitingindeki diğer milyonlarca takipçisi gibi sonuna gelmeden trenden inemediniz, ve tren duvara tosladı.

    !---- spoiler ----!
  5. eğlenceli, yer yer ironi yer yer de doğrudan dokundurmalar içeren yaratıcı kurguya sahip film.

    izlemezseniz bir şey kaybetmezsiniz; figüranı olduğumuz, sonu hakkında spoiler vermenin henüz mümkün olmadığı, benzeri ama çok daha geniş kadrolu ve bütçeli yerli yapım bir film halihazırda çekiliyor zaten.
  6. filmi uzun süredir izlemek istiyordum bugün izleyebildim nihayet. komedi filmi izlemeyi beklerken ilk andan itibaren bir şaşkınlık hali üzerime çöktü, ikinci yarıda zaten komediyle ilişkisi tamamen kesilip bir belgesel izliyor gibi içine girdim olayların. ister türkiyeyi, ister dünyayı, ister günümüz almanyasını bu film üzerinden okuyun, okumanız sonucuna varmaktan korktuğunuz için filmin komik sahnelerine geri döneceksiniz büyük ihtimalle. zira bu gerçeği görmek 19 ocak 2017 şartlarında uykular kaçırıyor.
  7. alman yazar timur vermes'in aynı isimli romanından uyarlanan 2015 yapımı farklı film. çoğu yerde komedi olarak nitelendirilmiş ama bu doğru değil. filmin bir sahnesinde bile gülümsemedim, şu ülkede yaşayan birçok insanın da filmi aynı ciddiyet ve moral bozukluğuyla izleyeceklerini öngörüyorum.

    !---- spoiler ----!

    filmin başında hitler'in bir anda kendini eski sığınağının* önünde bulduğu sahne ile filmin sonundaki ölememe durumu arasında o kadar çok bağlantı var ki... filmden sonra oturup 10-15 dakika bunu düşündüm. nasıl ki bir anda geri dönemeyeceği fizik kurallarıyla açıklanabilir ise, aslında geri dönüp yaptığı bütün şeyleri günümüz koşullarıyla yapması da sosyoloji ve toplum psikolojisi dallarının rahatlıkla açıklayabileceği bir durum. filmin akılarda bırakmak istediği açık uçlu soru da "hitler'in ismini değiştirip kendi isminiz yapın ve şu anki dünya'da aynı zalimlikleri hırsınızı ön planda tutup yapmaya çalışın. yapabilme ihtimaliniz nedir?" olmalı bence. romanını da okumak gerek.

    filmin ilk yarısıyla ikinci yarısının bu kadar ayrı hisler uyandırması da, bence, faşizmle dolu bakış açılarının önce ciddiye alınmadan, sonra "saygı gösterme" iyimserliği adı altında ve çerçevesi içinde değer görmesi ve en son olarak da "biz ne yaptık lan?" sorusunu sordurmasıyla alakalı.
    akıl hastanesindeki sawatzki'nin kameraya attığı gülermiş gibi, çaresizlikle dolu bakışı ise, şu anda birçoğumuzun hissettikleriyle eşdeğer değil de nedir yahu? sadece birkaç saniyelik bu kısmı için bile izlenmeli bu film.

    !---- spoiler ----!

    adolf hitler'i canlandıran oliver masucci'nin hitler'e hiç benzemediği söylenmiş. "elf gözlerin neler görüyor öyle çakma legolas?" diyesim geldi. bu adamın normal hayattaki hali bile senden, benden daha çok benziyor hitler'e. hadi, elf gözlerin haklı diyelim, benzemiyor hitler'e diyelim; e neyi değiştirecek bu? filmi bir anda kötü bir filme, senaryosunu rezil bir paçavraya, sürükleyiciliğini de sıkıcılığa mı çevirecek bir anda? bu nasıl fikir belirtmedir arkadaş?

    benim için filmin en güzel artısı, metalcilerin hepsine satanist damgası vurulmasına verdiği küçücük tepkiydi. bu noktada, oyunculuğundan çok güzelliğiyle öne çıkmış olsa da franziska wulf'a teşekkür etmem gerek.

    3. reich almanya'sı ile ilgileniyorsanız, izlemenizi tavsiye ederim. gayet güzel akıl oyunları yaptırıp beyninizi geliştirebilir. belki gözlerinizi de geliştirir, kim bilir.
  8. içinde bulunduğumuz dönemde tam da bu anda ve bu ülkede izlenmesini şiddetle tavsiye ettiğim, trajikomik lafının bile ağır gelebileceği ufuk açan bir filmdir