• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (1.71)
git kendini çok sevdirmeden - tuna kiremitçi
ağabeyiyle birlikte eskişehir'den istanbul'a gelen arda, hayatında hep yer edecek bir erkekle karşılaşır ve ağabeyinin bu arkadaşına on yedi yaşının saflığıyla âşık olur. ancak bir süre sonra arda ile ertuğrul farklı dünyalarda yol alırlar. kırk yaşında, yeniden eskişehir'e, annesinin evine döner arda, tek oğlunu trafik kazasında kaybetmiştir, hayatın yoluna çıkardığı büyük acıyla baş etmeye ve hayata tutunmaya çalışırken, tam yirmi üç yıl sonra ertuğrul ile yolları yeniden kesişir. ertuğrul da hayatın karanlık yüzünü tanıyanlardandır. iki farklı zaman diliminde hem arda ile ertuğrul'un hikâyesine hem de annesiz kalan bir çocukla çocuksuz kalan bir annenin buluşmasına odaklanan git kendini çok sevdirmeden, tuna kiremitçi'yi üne kavuşturan ilk romanı. on bir yıl önce yayımlandığında yüz bini aşkın okura ulaşmış ve bir kült roman olmuştu.
  1. 17 yaşındayken 1 gecede okumuştum. o kadar etkileyici gelmişti ki bırakamadım elimden. şimdiyse o karakterler sanki geçmişimden insanlar, anılarımda varlar; öyle tanıdık öyle bildik ...

    kısa zaman önce elime yine aldım aynı tadı alır mıyım düşüncesiyle ancak o duygudan da o beğeniden de çok uzak olduğumu anladım.
    bu kısmı evet fazla öznel ama şu noktaya geliyorum;

    bence okunacaksa ilk gençlik çağında okunması gereken bir roman. hikaye çok güzel, aşk hikayesi genç kızların hayal edeceği, ert karakteri kızların aşık olacağı tipte bir karakter. ancak kitapta edebiyat namına pek bir şey yok.

    benim yaşımda okuyan bir insanı artık o hikaye de etkilemediği için kitap çok yavan kalıyor. her şeyin olduğu gibi her kitabın da bir zamanı varmış bunu bir kez daha anladım.
  2. bir bu kadar daha anlatsa belki bir şeyler anlatabilecek bir kitaptır benim için.

    yoklukta okumanın verdiği etki ve üstüne de sürekli duyduğum tuna kiremitçi etiketini de ekleyince fazla bir beklentim oldu sanırsam.

    edebi açıdan da, hissettirdikleri açısından da vasat kalmıştır benim için. duygular konusunda takıldığı belirli bir bariyer var ortada. onu aşmayı da sonuna kadar başaramamıştır.

    yine de yaşlılık-gençlik, heyecan-tükenmişlik gibi durumları açıklamada başarılı olmuştur.

    !---- spoiler ----!

    belki de tek hoşuma giden, bir şeyler hissettirebilen bölüm, 6 takla attı diye eski kız arkadaşını anlattığı bölüm. kitabın sonunda ise bir şeyler o kadar yarım kalmış hissettirdi ki bana. belki de yazar bunu amaçlamıştır, bilmiyorum.

    !---- spoiler ----!
    isk
  3. mesut