• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
göğü delen adam - erich scheurmann
papalagi denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır. ama sözcüğü sözcüğüne çevrilirse göğü delen anlamına gelir.
samoa'ya ilk misyoner bir yelkenliyle gelmişti. yerliler bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik olarak gördüler, beyaz adamın içinden çıkıp kendilerine geldiği bir delik. o, göğü delip geçmişti.
  1. tuiavii ‘nin avrupa gezisinde yazdığı notları anlatır. papalagi beyaz insan, göğü delen adam demektir. papalagi zamanla yarışır. zamanını şeyler edinmeye çalışarak harcar. sürekli de zamanın yetmediğinden yakınır. papalagiyi mülkiyet edinmeye çalışma köle etmiştir. şeyler edindikçe daha fazla şeye ihtiyaç duyar. geceleri de uyumaz olmuştur şeylerin çalınma kokusundan. böylece şeyleri de şeylerle korumaya çalışır. gün geçtikçe daha fazla şeye sahip olur. kısaca ne kadar şeyin var o kadar saygın olursun konumuna gelir. çevresi şeylerle kaplandıkça güneşin, ayın ışığından mahrum kalır. bu sefer de papalagi kendi yapay ışığını oluşturur. doğadan gitgide kopan papalagi kendi oluşturduğu yapaylıkta yaşamını sürdürür gider sonsuza kadar mutlu bir şekilde.

    aşağı yukarı hepimiz türkiye' deki topluma, olaylara sinirlenerek başımızı alıp avrupa ya gideriz, daha doğrusu gitmek isteriz. peki gideceğimiz avrupa nedir?
    bize avrupa insanının yozlaşmışlığını anarşizm ve nietzsche düşüncelerinin üzerine oturtarak sorgulatır. kusursuz, eğitimli, insana değer veren olarak gördüğümüz avrupa insanının yozlaşmışlığını, gelişmişlik maskesi altındaki sömürücülüğünü, tüketerek tükenmesini anlatır. kısa bir kitaptır. okumak ve okutmak lazım.
  2. mükemmel bir sistem/modernizm eleştirisi. bir yerlinin gözünden avrupa!.. hepimiz ütopya'da yaşamanın halini kuruyoruz fakat kitabı okuduktan sonra bir distopya'da yaşadığımızın farkına varacaksınız. her yönüyle çok iyi analizlerde bulunmuş.kitap okumanın, düşünmenin saçma olduğu kısımlara pek katılmasam da genel olarak yaşlısı genci 7'den 70'e herkese okutulmalı diye düşünüyorum.

    kabile reis'inin şu müthiş sözünü de barındırıyor kitap: "eğer insan çok fazla "şey"e gereksinim duyuyorsa, bu büyük bir yoksulluğun göstergesidir."

    gerçekten de yoksul olan onlar mı yoksa biz miyiz? cevabı bu kitapta
    ek olarak: kitabın sonunda yer alan yazarın biyografisi de ayrı bir roman tadında .