• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (0.00)
ingiliz casus - michael ondaatje
sri lanka asıllı kanadalı yazar "michael ondaatje"ye ingiltere'de booker ödülü kazandıran "ingiliz casus", ikinci dünya savaşının sonlarında toskana'da rastlantı sonucu yaşamları iç içe geçen dört insanın ilginç öykülerini anlatıyor. her biri, savaşın vahşetinden kendi payına düşeni almış, acılarla yoğrulmuş dört insan: geçirdiği uçak kazasında yanarak tanınmaz hale gelmiş, belleğini yitirmiş ingiliz casus, kendini, kimliği belirsiz bu adamın bakımına adamış genç bir kanadalı hemşire, savaş sırasında casusluk yaparken yakalanınca başparmaklarından olan eski bir italyan hırsız ve her an ölümle burun buruna yaşarken korkunun anlamını unutmuş bomba imhacısı bir sih asker. ve aralarında bir hayalet gibi gezinen, savaş yorgunu bu insanları uzak bir geçmişe taşıyan ve okuru da ingiliz casusun gerçek kimliğine götüren bir kadın... romandaki her kahraman, sımsıkı tutunduğu geçmişini sayıklarken, okur da toskana'nın büyülü atmosferinden, kızgın çöl güneşi altında yolculuklara, ingiltere'nin serin yeşilliğine, kanada'nın soğuk dinginliğine, hindistan'ın renkli keşmekeşine uzanıyor... (idefix)
  1. bir itiraf ile başlamak isterim; kitabın orijinal ismi ve filmin ismi de türkçe'de ingiliz hasta olduğundan, az önce araştırırken, sadece kitabın isminin ingiliz casus olarak çevrildiğini öğrendim. üstünde çalıştığım kitabın türkçe çevirisini bilmiyormuşum. bu da bana kapak olsun.

    kitaba gelirsek, filmde favori karakterlerim almasy ve carvaggio iken kitapta kesinlikle hana. üç farklı zamanlardan, farklı yaşamlardan gelmiş karakter de tek bir tehdidin etkisinde; ikinci dünya savaşı. kaçmış olsalar bile savaşın insanların kişilikleri üstünde ne kadar yıkıcı, devletleri milletleri böldüğü gibi tek bir bireyin kişiliğini bile ne derece yerle bir eden bir şey olduğu tokat gibi çarpıyor insanın yüzüne.
    filmde tabi ki aşk hikayesi daha ön planda olmuş ama kitapta, filmde biraz arka planda kalmış hana ince ince anlatılmış. ya da caravaggio insanın gözünde çok daha sanatsal, ismini aldığı kişiye yakın duruyor. fakat çıktıkları yer yine paramparça olmuş kişilikler. bir italyan villasında, erik ağaçları içinde istediğiniz kadar kalın, savaş insanı yıkmış geçirmiş oluyor.
    doris