1. bu konudaki görüşlerinizi merak ettiğim için açtım sevgili youserlar merakımı hoş görünüz
  2. acı kendi içinde kabaca 3'e ayrılıyor. ama bu acıların sınırları çok net değildir baştan söyleyeyim.

    fiziksel acı en basit anlatımla şudur; herhangi bir yerinize dışsal veya içsel bir zarar gelirse ve vücut bütünlüğünüz bozulmaya ugrarsa sinir hücreleri beyninize bunu iletir ve sizi o eylemden uzak tutmaya çalışır neticesinde acı çekeriz. ornegin ateşe degerseniz ateşe degme durumunuzun devam etmemesi için acı cekersiniz ve bu teması sonlandirirsiniz.

    psikolojik / zihinsel acı bu acı da fiziksel acıya benzer. temel ihtiyaçlarınıza herhangi bir saldırı olduğunda -seks,yemek,barinma- beyniniz size bu durumu bildirir ve sonucunda acı çekmiş olursunuz. farz-ı misal sevgilinizden ayrıldınız üreme -seks- ihtiyacınız zarar görür ve beyniniz size bu durumun devam etmemesi için acı cektirir ya sevgilinize dönersiniz yada başka bir sevgili bulursunuz. *buradaki sevgili fuckbody de olabilir. lovebody de olabilir. pavyondaki veya striptiz kulübündeki insan da olabilir.

    empati/sempati acisi; bu da evrimsel bir tepki. diğer ikisine benzer ama daha kapsamlisidir. sadece bireysel değil türsel bir acıdır. televizyon izlerken biri birine vurduğunda dislerimizi sikmamız vs bu srbeptendir. diğer memelilerde de vardır. bütün primatlar refleksel olarak bunu yapar. insan yavrusunu sahiplenen goril vs... ayna noronlar karşınızda gördüğünüz acıyı sizde simule ederek türünüzu bazen de canlılığı korumak için yaşanan durumun devamlılığını bitirmek için tepki yaratir: acı cektirir. tecavüze şiddete gosterdigimiz tepki bu acı sebebiyledir.

    başta dediğim gibi bu acılar kesin sınırlarla ayrılmaz. ortak ozelliklerinden bazıları sunlardir; uzun süre maruz kalırsanız duyarsizlasirsiniz. yıllarca yumruğunuz üzerinde şınav cekerseniz yumruk bölgesindeki sinir hücreleri ölür veya yavaşlar ve artık yumruk attığınızda canınız yanmaz. muay-thai dovusculerinin kaval kemiği de aynı şekilde low-kick atmaktan acı cekemez olur.

    psikolojik acıya da uzun süre maruz kalındığında beklentilerinizden vazgeçmenize sebep olur ve acı süreçlerini hissetmemize sebep olur. hayatları boyunca bir çok insan kaybetmiş insanların -genelde yaslilar- ölümle yeni tanışan insanlara göre -genelde gençler - daha az acı çekmesini sebebi de budur. biz ise buna halk arasında "güç " deriz. psikolojik dayanıklılık -résilience - ile karistirilmamasi gerekir.

    empatik/sempatik acı ise neredeyse hissedilemez konuma gelmiştir. manipulasyon ve dezanformasyon ile binlerce insanın ölümü küçük puntolarla yazılır, 5 dakikalık haber vidyolari ile izlettirilir. biz de bunun sonucunda acıyla uzlasiriz ve türümüzü korumamiz icin çektiğimiz acıyı hissedemeyiz. kısacası türümüze ihanet ederiz. daha fazla kaynak isteyen empatik acı ve ayna nörön konusunda kropotkin'in anarşist ahlak kitabından faydalanabilirsiniz
  3. " eğer bir dış etken sizi üzerse, duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil, sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur, onu da her an ortadan kaldırma gücünüz vardır."

    - marcus aurelius
  4. duygusal ve kırılgan bir yapıda olan insan acı çeker bu kadar kısa ve net.
  5. eğer acidan kasıt yürek yarasiysa, insanın kendi kendini müşkül duruma sokması durumudur. yani demek istediğim, böyle bir acı dakikalar içinde kaybolur ancak insan psikolojisi bunu devam ettirmeye meyillidir. zaten arabesk yaşayan bir toplumuz, acı çekmek içten içe bizi bazı konularda tatmin ediyor. bu bir mazoşistliktir.
  6. fiziksel acı ile ruhsal/psikolojik acı vardır. genellikle ikisi birbirine karıştırılır. hayat acıdır biber de acıdır o zaman biber hayattır tarzı bir cümle de kurmak istedim istemsizce. acı acıyı keserse de çivi çiviyi sökmez. yada zıttı gibi bi durum emin değilim. acı olmadan da hayatın tadı çıkmıyor ne yazık ki
  7. acı iştah açar da ondan olsa gerek. özellikle de bizim gibi acıyı seven ve ona hayran olan bir toplum için bu geçerlidir. bunu anlamak için çekilen dizilere,filmlere, siyasetçilerin konuşmalarına dikkat etmek yeterli.
  8. çocukken hücre konusunu işledikten sonra fiziksel acıların darbe ya da herhangi bir kuvvet sebebiyle patlayan lizozomlardan kaynaklandığını sanardım. kendimce rasyonel bir açıklama bulmuştum. kafam çok güzeldi evet
    parov