• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.17)
kabil - jose saramago
josé saramago ölümünden önce yazdığı ve yayımlandığı ülkelerde büyük tartışmalara yol açan son romanında insanlığın kutsal kitaplardaki başlangıcına geri dönüyor.

adem ile havva'nın oğlu, kardeş katili, "sürgün ve gezgin" kabil'le çıkılan bu yolculuk, eski ahit'in loş ve tekinsiz diyarlarında, zaman ve mekân kavramlarını altüst ederek, süreğen bir şimdiki zaman içinde, edebiyatla felsefenin kesiştiği dar alanlarda dolaştırıyor okuru.

suç, ceza, adalet, nefret, ihtiras gibi insana özgü kavramlar ile savaşlar, katliamlar, cinayetler, boyun eğmeler ve isyanlar gibi insana özgü eylemler arasında gidip gelirken, ibrahim'den nuh'a, adem ile havva'dan eyüb'e, lilith'e kadar bütün kadim şahsiyetler de beklenmedik anlarda ve yerlerde karşımıza çıkıp insanlık panoramasını tamamlıyorlar.

gerçeğin ironik, yalın ve dolaysız dilini kullanan saramago bu son romanıyla bize tüm zamanların sorusunu miras bırakmış oluyor: insan türü evrendeki yerini ve varlığını hak etmiş midir?

sayfa sayısı: 152
  1. jose saramago'nun kendisi gibi sürgün hayatı yaşayan kabil'i tüm zamanların en ironik hikayesinde başrole koyduğu kitabı. tabiri caizse, dokuz köyden kovulanların kitabı.
  2. çarpıcı bir eser.
    bütün tabuları yıkacak nitelikte bir kitap. kitabı okurken lütfen ön yargılarınızı ve inançlarınızı bir kenara koyupta okuyun."bu kitabı okursam dinden çıkarım günaha girerim." diye de düşünmeyin lütfen. çünkü öyle bir amacı yok yazarın. aslında saramago'nun vermek istediği mesaj size sorgulamayi öğretmek.eğer kitaptan doğru mesajı alırsanız hiçbir şeyi kayıtsız şartsız kabul edilmeyeceğini anlayabilir ve soru/sorular sormaya başlayabilirsiniz. "sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez" demiş sokrates. ne de güzel söylemiş!
    kitap dinler tarihini hicivli bir şekilde eleştiriyor. okurken gerçek bir zeka ürünü olduğunu hissediyorsunuz. taşlamaları ve espirili dili o kadar yerinde kullanıyor ki bazı yerlerinde sesli güldürebilir.
    en beğendiğim cümle ise şu oldu kitapta.-aslında çok var fakat bana göre öne çıkan bu-:

    "insanların tarihi, tanrı'yla anlaşmazlıkların tarihidir; o bizi anlamaz bizde onu anlamayız." syf. 76
  3. din efsanelerinin neredeyse hepsinin tüm "ilahi" dinlerde aynı şekilde olduğunu öğrenmemi sağlayan kitap. yazarın çoğu yerde öyküye yorumunu katmasını kenara bırakırsak okuması gayet keyifli. hele yazarın kendi kurduğu imla kuralları normalden daha rahat okumamı sağladı diyebilirim.
  4. çoğumuzun ezbere bildiği dini öğretiler arasında yolculuk yapma fırsatı. akılda da arka kapaktaki soru; " insan türü evrendeki yerini ve varlığını hak etmiş midir?"
  5. özgün bir dil ve yazım ile monist dinlerin başlangıç olaylarının ironi dolu, zekice eleştirisini içeren saramago güzelliği.

    "insan türü evrendeki yerini ve varlığını hak etmiş midir?" sorusuna cevap aramadan önceleyin* temelleri kötülük paradoksuna inşa edilmiş "sorgulayın" diyen bir üslup.
  6. beni yormuştur bu kitap. zorla bitirdikten sonra sahaflara hibe ettim. dini eleştiriler, hikayeler (dini konulara meraklı olduğumdan çoğunu daha önceden biliyordum, bilmesem belki şaşırtıcı ve sarsıcı gelebilirdi) bir yere kadar güzel ama sonrası kanımca fazla kaçmış. binbir gece masalları gibi o hikayeden bu hikayeye geçişler kaçmak istediğim bir labirenti andırdı içimde.