1. âşık

    "eşeği saldım çayıra
    otlayıp karnın doyura
    gördüğü düşü hayıra
    yoranın da avradını"
  2. 17. yy'da romanya'da yaşamış bektaşi ozanı.

    söylence odur ki, bir gün rus çarının kızı bir çocuk doğurur. fakat çocuk meme emmez. ne hekimler ne de papazlar bu derde çare olurlar. çar bir gün deliorman dergahından demir baba'dan yardım ister. demir baba yardım etmeyi kabul eder ama çocuğu büyüyünce dergaha verilmesini şart koşar. demir baba çocuğu iyi eder, çocuk emmeye başlar. o çocuk ilerde büyür ve dergaha gelip demir baba'nın hizmetine girer. o çocuk daha sonra kazak abdal olarak anılacaktır.

    şiirlerinde bol bol hiciv ve taşlama vardır. çoğu kez cehaleti, kibri eleştirir. özellikle softa takıma bolca verip veriştirir.

    eşeği saldım çayıra, otlaya kamın doyura
    gördüğü düşü hayıra, yoranın da anasını

    münkir münafıkın huyu, yıktı harap etti köyü
    mezarına bir tas suyu, dökenin de anasını

    dağdan tahta indirenin, ıskatına oturanın
    mezarına götürenin, imamın da anasını

    derince kazın kuyusun, inim inim inlesin
    kefenin diken iğnesin, dikenin de anasını

    müfsidin bir de gammazın, malı vardır da yemezin
    ikisin meyit namazın, kılanın da anasını

    kazak abdal nutkeyledi, cümle halkı ta'neyledi
    sorarlarsa kim söyledi, soranın da anasını



    ormanda büyüyen adam azgını
    çarşıda pazarda insan beğenmez
    medrese kaçkını softa bozgunu
    selam vermeğe dervişan beğenmez

    alemi tâneder yanına varsan
    seni yanıltır mes'ele sorsan
    bir cim çıkmaz eğer karnını yarsan
    camiye gelir de erkan beğenmez

    elin kapusunda kul kardaş olan
    bumu sümüklü hem gözü yaş olan
    bayramdan bayrama bir traş olan
    berber dükkanında oğlan beğenmez

    dağlarda bayırda gezen bir yörük
    kimi timarlı sipahi kimi serbölük
    bir elife dili dönmiyen hödük
    şehristana gelir ezan beğenmez

    bir çubuğu vardır gayet küçücek
    zu'mu fasidince keyif sürecek
    kırık çanağı yok ayran içecek
    kahveye gelir de fincan beğenmez

    yaz olunca yayla yayla göçenler
    topuz korkusundan şardan kaçanlar
    meşe yaprağım kıyıp içenler
    rumeli yenicesi duhan beğenmez .

    aslında, neslinde giymemiş hare
    iş gelmez elinden gitmez bir kare
    sandığı gömleksiz duran mekkare
    bedestana gelir kaftan beğenmez

    kazak abdal söyler bu türlü sözü
    yoğurt ayran ile hallolmuş özü
    köyden şehre gelse bir türkün kızı
    inci yakut ister mercan beğenmez