• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (7.50)
kemirgenlerden sömürgenlere insanlık tarihi - alaeddin şenel
bu yapıtta insanlığın öyküsü ulusçu, dinci, batıcı tarihlerdekinden farklı. unesco'nun çok ciltli history of humanity (insanlık tarihi, imge kitabevi yayınları) yayını doğrultusunda, "insan odaklı" bir bakış açısıyla, tek ciltte kotarılmaya çalışılmaktadır.

bu yolda, maddenin "biyokimyasal evrimi" ile başlanıp, genel olarak canlıların "organik evrimi" evresine geçilmektedir. özel olarak insanın organik evrimi ise uzak hayvan anaataları olan "promisiyen kemirgen" noktasından uzak insan anaataları sayılan, araç kullanan "insanımsı hominoid" cinslerine dek izlenmektedir.

insanlığın "kültürel evrim" evresi, "eşitlikçi-kararlı denge yasası" uyarınca görece durağan yapılı "ilkel topluluk" ile giderek daha büyük bir artının üretilip aktarıldığı eşitsizlikçi, dinamik "uygar toplum" dönemlerine bölünerek incelenmektedir.

uygar topluma geçişte göçebe çoban-yerleşik çiftçi topluluklar arası savaşçı ve barışçı alışveriş ilişkilerinin belirleyiciliği üzerinde durulmaktadır. bunun ürünü olarak, "talan, yağma, haraç, vergi" evrelerinden geçilerek doğan "kentli, sınıflı, devletli, ideolojili" uygar toplumun iç ve dış dinamikleri ortaya konulmaktadır.

uygarlığın ilk ve afroavrasya'daki tek beşiği olan aşağı mezopotamya'dan, sami hint-avrupa, moğol-türk göçebelerin, hıristiyanlık, islamlık kanallarıyla dünyanın dört bir yanına yayılışı sergilenmektedir.

toplumun kent devletlerinden dünya imparatorluklarına doğru gelişmesi, üretim ve savaş teknolojileri etkileşimi, kenttanrıcılıktan tektanrıcılığa, sihirsel düşünüşten önce dinsel, sonra bilimsel düşünüşe geçiş koşulları vurgulanarak verilmektedir.

yapıt, haçlı akınları ile başlayan çağdaş topluma geçisi, yeni dünya uygarlıklarının yeryüzünden silinişiyle "kültürkıyım" üzerine kurulan "köleci kapitalizm" ile benzeri görülmedik çapta sömürgen ve dinamik bir düzenin gelişini açıklayan kesimle noktalanmaktadır.

yazar, bölümler arasına serpiştirdiği "avdan dönenin mızrağı kırılsın", "altaylardan inen yiğit", ayın altında dönen ilk tekerlekler" gibi senaryolarla, okuru, bilimsellikten ödün vermeden, bir tarihsel film havasına çekmektedir. ekli "addizin" ve "andizin" ise yapıttan yararlanmayı kolaylaştırmaktadır.
  1. "aynı koşullar içinde bulunsaydım ben de aynı konumda bulunabilir, benzeri şeyleri yapabilirdim” demeyen, ne kendini ne başkalarını anlamıştır ne de insanlık tarihini anlayabilir.”

    notuyla kitabına başlayan şenel;

    “yaşam yolunda, yakın gereksinimlerimizi karşılamak için, çoğu zaman, önümüze arkamıza bakmadan koşuştururuz. zaman zaman durup düşünürüz: “koştur koştur yaşam boştur.” iyi de koşturan kim? ben kimim? yanımdaki insanlar kim? neden onlarla birlikteyim? nereden geldik, nereye gidiyoruz? nelerden kaçıyor, nelere koşuyoruz? hangi isteklerimize ulaşmak istiyoruz? hangi amaçların ardındayız? isteklerimize, amaçlarımıza uygun yaşıyor muyuz? elimizde, önümüzde, amaçlarımızı gerçekleştirecek hangi araçlar, hangi yollar, hangi yöntemler var? diye sorarız; sormuyorsak sormalıyız.” sormayı, sorgulamayı sürdürmeliyiz: “ben neyim? öteki insanlarla ortak yanlarım ne, farkım ne? biz insanlar, öteki canlılardan neden farklı davranmaktayız? onlardan neyimiz eksik, neyimiz fazla? öteki canlılarla ilişkimiz nasıl, nasıl olmalı?” diye devam ediyor.
  2. alaeddin şenel bir tespiti eksik yapmış; o sömürgenler işlerini büyük ölçüde bitirdiler, yerlerini tekrar kemirgenlere bıraktılar. onlar iyice aç olmalılar çünkü en son internet kablolarını kemirmeye başlamışlar.