1. çocukluktan kazanılması gereken bir alışkanlık olması gerekirken biraz geç kaldığımdan kazanamadığımdır. tam başlıyorum kitabi okumaya ama dikkatimi veremiyorum, gözlerimdeki sıkıntıdan dolayi e-kitap olarak okuyorum. bir hevesle başladığım kitaplari en fazla 20-30 sayfa okuduktan sonra devamını merak etmeme rağmen tekrar başlıyamıyorum, içimden gelmiyor.

    bende istiyorum ama okumak bilgilenmek, var mıdır bunun bir yöntemi böyle okumaya aşık olacak kadar bağlayacak birşey veya benim gibi acemi okuyuculari sıkmayacak akıcılıkta iyi bir roman öneriniz?
  2. tenten okuyunuz. yaş sınırı yok. hepsini 1-2 günde bitirirsiniz zaten.
  3. iyi kitaplar okumalısınız. klasikler güzel bir seçim olabilir. tavsiye olarak;
    suç ve ceza
    büyük umutlar
    diriliş
    yüzbaşının kızı
    anna karenina
    insan ne ile yaşar
    jane eyre
    uğultulu tepeler
  4. abi
  5. kitap okuma ve alışkanlık mefhumlarını bir araya pek getiremiyorum. hava gibi, su gibi, yemek gibi bi ihtiyac olarak görülmedigi sürece istikrarlı okuma kültürü kazanılamaz gibi geliyor.o zaman ele alacağımız sorun ihtiyaç hissetme meselesi. ihtiyac hissetmek tek başına yetmeyecegi gibi, azim, kararlılık ve iştiyak da ister. yoksa bir nasipsizin beni okumak konusunda eleştirirken ortaya koyduğu aforizmadaki (!) "neden okuyorsun ki, cahil adam kitap okur" felsefesine mahkûm oluruz...
    pirus
  6. kitap okumak bir zorunluluktur. kişi kitap okumanın önemini anladığında zaten alışır.
  7. kitap okuma alışkanlığı edindirme konusunda öneriler söylenmiş, ben de şöyle bir şey ekleyeyim: internet alışkanlıklarımıza dikkat etmemiz gerekiyor. interneti bir çöplük gibi düşünelim. bizim internette takılma sebebimiz, o çöplüğün içerisinde kendimize yarayanı almak. bu bilgilendirici amaçta olur, eğlendirici amaçta olur, farklı amaçlarla olabilir. ama şurası bir gerçek ki, internet bir çöplük, biz de o çöpleri karıştıran insanlarız.

    şimdi, bu çöpleri karıştırma işini gözlerimiz vasıtasıyla yapıyoruz. ve işimize neyin yarayacağını da ancak okuyarak anlayabiliyoruz. ve kısıtlı olduğumuz bir şey var, o da zaman. bunların hepsini birleştirelim. şöyle bir şey çıkıyor ortaya: belli bir zaman içerisinde, internette(çöplükte) işimize yarayacak değerli şeyi(eğlenme-öğrenme amaçlı vs) bulmamız(gözlerimiz yardımıyla okuyarak) gerekiyor. tüm bunlar "skimming" denen şeyi harekete geçiriyor.

    skimming, yani gözle tarama. bu kavram yüzünden, internetteki işimize yarayan bilgiyi o çöplükten çıkarabilmek için gözlerimizle hızlı hızlı tarıyoruz. yani atlaya atlaya okuyoruz. bir yandan zaman kısıtlaması, öte yandan sıkılmak gibi etkenler var. işin kötü tarafı bu atlayarak okuma beyin tarafından benimsenebiliyor.

    böyle olduktan sonra herhangi bir metin okurken beyin direk "skimming" özelliğini çalıştırıyor. dolayısıyla bir kitap okumanız gerekiyor diyelim. o kitap internet gibi çöplük değil. tam tersine bir bilgi hazinesi. cümleler, kelimeler değerli. ama beyin atlayarak okumaya programlanmış. dolayısıyla daha ilk sayfadan, ilk paragraftan okumaya başlarken bir anda kendinizi beşinci altınca paragraflara göz atıp, üçüncü paragraftan bir cümle okuyup tekrar ilk paragrafa dönmüş olarak bulabiliyorsunuz. beyin o an tasmasından kurtulmuş bir köpek gibi, sağ sola koşturmak istiyor. ona "dur, otur" demek çok zor.

    yani demek istediğim internet alışkanlıklarınızı gözden geçirin. kitap okurken konsantrasyonu hızlı kaybetmenizin, çabuk sıkılmanızın, kitabın kapağını bir kere kapattıktan sonra bir daha açmak istememenizin sebebi beyninizin atlayarak okumaya programlanmış olması, ve bunu yapamadığı zaman(kitap okurken) sıkılması, ve bir daha aynı kitabı gördüğünüzde beyninizin size bu sıkılganlığı hatırlatması olabilir.

    not: skimming kelimesi aynı anlamda hızlı okumayı da karşılıyor. benim buradaki kastım atlayarak okumadır. yoksa hızlı okumada her kelimeye bakılır aslında.
  8. icinden gelmiyorsa okuma kardesim okumak istiyorsanda seni kimse tutmuyor, guzel bir kitabi aldiginda eline hic bir sey yerini tutamaz ondan aldigin hazzın .boylece daha cok kitap okumak istersin he bide oyle bu kitap kotu su iyi demekte yanlis zira her kitap farkli bakis acisi kazandirir...
  9. kitap okuma alışkanlığımı polisiye romanlarla kazandım. bir süre sonra polisiye romanlarla sınırlı kalmamam gerektiğini düşünerek yeni konulara daldım. elde kalan bir dünya polisiye romanı eşe dosta dağıttım. kitap okuma alışkanlığı olmayan birinin polisiye romanlarla başlaması iyi bir seçim olacağı kanaatindeyim. tavsiyem koridor yayınlarına dalsınlar hem cebe uygun hem sürükleyici hikayeler...
  10. ihtiyaç hissetmektir bence tüm mesele. bazı şeylerin yetmediği zamanlarda başlamak gerekir tam da, sonra okumak yetmez ama daha keyif ve bittabi acı veren başka bişey bulunmadığından daha fazla okursunuz.
    yok ihtiyaç hissetmiyorsa er/ dişi kişi (nasıl olur da hissetmez(!), bence zorlamasın hissedeceği anı beklesin)sevdiği şeylerle ilgili olanlarla başlamalı, olayın özü keyif almak en başta sonra su yolunu bulur.