1. sadece ben de mi oluyor bilmiyorum?
    ama konsantre eksikliği olduğu için ben de hiç denemediğim olaydir.
    sizce dinlenebilir mi?
  2. sol elle otuzbir çekmeye benzer üstadım, ne okuduğunuz kitap zevk verir ne dinlediğiniz müzik. tamam, ahşap ve deriden ibaret italyan işi uzunca bir koltuğun köşesine yayılmış, elde 1500 sayfalık bir dünya klasiği, bacak bacak üzerine atılmış, hatta ağızda bir pipo, fonda beethoven pek alafranga, pek güzel bir tasvir. ama görüntü kadar güzel olmaz genelde. kitap okurken kendinizi bir sefer müziğin ritim ve tınılarına kaptırırsanız, bir süre sonra sonya kim, nikolayeviç kim, ramazov kim, alice kim, anna, boris, san ramon kimdi, kaçıncı aureliano, yurigov kim, kimin eli kimin götünde belirsiz olur efendim. sonra çift dikiş yapmak zorunda kalırsınız. kitap biraz sürükleyici, gergin bir atmosfere ve karmaşık bir olay örgüsüne sahipse bu sefer de müzikten bir zevk alamazsınız. bir de bu fantazinin yatakta kitap okumak varyantı vardır. bunda da bekarsan ala, sabaha kadar oku ama evliysen evliliğini bir gözden geçir derim. zira kitabı eline almışın eşin de hemen yanında, bir süre sonra eşin başlamış sağını solunu kurcalamaya, gelde kitaba yoğunlaş. o dakikadan sonra s.kmişim nikolayavic'ini. kurcalama durumu söz konusu değilse, eş kişi kıçını dönmüş vurmuş kafayı yatmış işe zaten evliliğinde ters giden bir şeyler var demektir. o durumda istediğin kadar kitap oku. çünkü yatak odalarının mahremiyetinin bir sebebi de iki insanın özel konuları birbiriyle paylaşabilecekleri, birbirleri ile fikir alışverişi yapabilecekleri mekanlar olmasıdır. kişiler, illaki birbirleriyle oynaşmasalar bile yine de gelecek hakkında planlar yapılması, taze dedikoduların paylaşılması, yakınların çekiştirilmesi, mutabık olunmayan konularda tartışmalar gibi türlü atraksiyonların mekanıdır yatak odaları. yatak odasında bir şeyler paylaşmıyorsa bilinki çift arasında bir iletişim kopukluğu söz konusudur efendim. yani üstad, aynı anda tek işi yapacaksın. bu da bu konunun verilmek istenilen mesajı olsun.
  3. bir türlü başaramadığım eylem.ilkokulda bir arkadaşım vardı okul servisinde her gün kitap okurken müzik dinlerdi.hatta dinlediği müziği söylerdi bir de.bir gün şov mu yapıyorsun tarzı bir şey söylemiştim,bana kitabı baştan sona anlattı,sustum.
  4. çok keyifli oluyor özellikle klasik müzikle. şehir merkezi gibi bir alanda yaşıyorsanız sokaktan, caddeden gelen gürültülerden kurtulmanın bir yolu. ayrıca istanbul' un bir çok yeri şantiye alanı gibi ve diğer dairelerden gelen gürültüler de olayın tuzu biberi oluyor. bu yüzden takıyorum kulaklığımı mis. illa ki müzik dinlemek zorunda değiliz yağmur sesi de çok iyi oluyor. rainy mood
  5. güzel de olabilir, kötü de. eğer blues, rock, metal gibi agresif batı müzikleri tercih ediyorsanız kafanız müziğe takılacaktır ve okuyamayacaksınızdır. fakat klasik müzik veya bazı özgün müzik türleri tercihiniz ise, güzel olabilecek eylemdir. şahsen ortaçağ kitapları okuyorsanız (bkz: buz ve ateşin şarkısı - george r. r. martin) richard wagner iyi gidebiliyor. o karanlık havayı (özellikle sur bölümlerinde) daha da bir hissediyorsunuz sanki. wagner'ı bir şey yapmadan dinlerken de kafamda canlananlar hemen hemen ejderhalar, şövalyeler vesaire oluyor zaten. bazen bir şövalye olarak destanlar yazarken bazen bir savaşı izleyen kuş gibi hissedebiliyorsunuz. çok yaptığım bir eylem değil fakat güzel olabilecek bir eylem.
  6. eğer okuduğunuz kitabın filmi yapılmış ise saundtrack ini dinleyip okuyabilirsiniz. bence okuduğunuz kitapta karakter sayısı ve olay fazlaysa ya kitabı ya da müziği tercih edin olay tatlılıkla çözülsün
  7. trans müzikler ile beraber kitap okumak kadar guzeli varmı ben mi anormal bir insanım neyse kısa kestim
    belit
  8. ben ikisini aynı anda yapamıyorum malesef. dinlediğim müziğin tonundan melodiler çıkarmaya çalışıyorum bir yerden sonra, o zamandan sonra da kitabın tüm bütünlüğü beynimden akıp gidiyor.
  9. yapamıyorum.. müziği dinlesem kitabı anlamıyorum.. kitaba odaklansam müziği dinlemiyorum.. ama dış ortamdan tamamen kopmak için daha muhteşem bir fanus da yok..tak kulaklığını sevdiğin içini kıpır kıpır eden şarkıyı ilk sıraya koy önce gözünü kapat şarkıyı dinle sonra başla kitabına.. zaten sonraki şarkıların önemi de yok kaybol kitabında.. çevrende ne olursa olsun önemi kalmaz.. (yazarken bile mutlu oldum! )
    gunes