• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.80)
kürk mantolu madonna - sabahattin ali
"her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "kürk mantolu madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum."kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. kollarıyla bizi sarar. sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran sabahattin ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.
  1. bana göre türk roman tarihinde önemli bir yere sahip. karakterin psikolojik çözümlemesi çok iyi, yabancılaşma mevzusunu işleme biçiminde sonraki romanlara örnek olmuştur.

    tabi bi de mari puder diye bi efsane yaratıyor.

    !---- spoiler ----!

    "şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum." dedi. "bu eksiklik sana değil, bana ait. bende inanmak noksanmış. beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadığım için sana aşık olmadığı zannediyormuşum. bunu şimdi anlıyorum. demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar. ama şimdi inanıyorum... sen beni inandırdın. seni seviyorum. deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum. seni istiyorum. içimde müthiş bir arzu var. bir iyi olsam!"

    !---- spoiler ----!
    abi
  2. benim gözümde bir solukta okunabilen mükemmel bir eserdir.ana karakter raif beyin psikoljik karakter çözümlemelerinde kendisinden parçalar bulmayan erkekler bazı duygularını içlerinde bastırdığını düşündürtüyor bana. aşkın tarifsiz anlatımını sabahattin ali farklı bakış açısıyla bu romanında işlemiştir.
    bum
  3. çoğunluğun aksine ben bu kitabı hiç beğenmedim. bana oldukça fazla bayık bir aşk hikayesi gibi geldi. incecik kitap elimde sürüklendi günlerce. ben mi çok duygusuzum, yoksa kitap mı overrated bilemiyorum ama ben umduğumu bulamadım.
  4. gözlemlediğim kadarı ile erkekler bu kitaptan daha çok etkileniyor gibi. sonunu tahmin etmesi zor olmayan, tam bir yolculuk kitabı. güzel mi? gayet güzel. bir alex mi? değil...
  5. gogol'den derlemeler.
  6. yalınlığın etkileyiciliği.
    sayfalar tükendiğinde siz de tükenirsiniz.
    bence sabahattin alinin en güzel kitabıdır.
  7. cok guzel bir kitap tavsiye ederim.
  8. biz vuslatı severiz. aşkın bir parcasidir vuslat. bosuna degil leyla ile mecnun, kerem ile asli ve daha nicesi. kavusabilselerdi bilinirler miydi? kerem o dugmeleri acabilseydi de heyecandan yanmasaydi mesela, sonra kerem'in icini kavuran ates kavurmasaydi. bir ulke yoneticisinin meydanlarda salladigi "bir olur garip olur, iki olur rakip olur, üç olur denge olur, dört olur bereket olur, gerisi allah kerim..." tavsiyeye uysaydi gerisi allah kerim deseydi kerem. 10 cocuklari olsaydi. asli'nin butun hayati hamile gecseydi, ev harici bir is tutamasaydi. madende ise baslayan kerem ihmalkarlik sonucu olseydi. bu isin fitratinda var sonucta. asli bir basina 10 cocuk ile sokakta kalsaydi. bu hikaye kime ilginc gelirdi? kim severdi bunu?
    yahut collerde dolasmaktan paranoyaya baglayan mecnun, kiskancliktan bezdirseydi leyla'yi.. leyla kacsaydi babasinin evine. sonra deseydi mecnun'a bosanmak istiyorum diye. mecnun pipisinin verdigi yetkiyle boyle bir sey olamayacagina hukmetseydi. colun ortasinda etrafinda yuzlerce insan varken leyla'yi bicaklasaydi 14 yerinden. kanlar icinde kalan leyla'ya kimse yardim etmeseydi. oracikta olseydi leyla. anlatilir miydi hikayeleri?
    konu nerelere geldi? toparlayalim.bundan sonrasi kitabi okumayanlar icin bir kac bilgi icerebilir. tamamen sizin sorumlulugunuzda.
    ask'in ortagi vuslat. ama vuslat gerceklesince niyeyse sevmiyoruz. raif efendi, madonnasi ile bulusabilseydi eger ayni naifligi koruyacak miydi? onu da bilmiyoruz. kavusamadigi icin seviyoruz bence. kendi degersiz asklarimizi yuceltme cabasi ile kendimizle ozdeslestiriyoruz belki. kaybettigi icin seviyoruz raif efendi'yi. "hayat; ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim." dedigi icin seviyoruz. aslinda kazanin olmadigini dusundugumuz icin kaybedenleri seviyoruz. kaybeden triplerine giriyoruz.
    insanlarin cogunlugu kaybediyor cunku. esmeralda'ya "bana su verdi" diye asik olan quesimodo gibiyiz hayatta. don kisot eger insanlara kendilerini animsatmasaydi klasiklerin arasinda yer almazdi.
    bunlar isin edebiyat kismi. kitabın bu kadar populer olmasının nedenı baska yerde. kendi uzerimden acıklamaya calısayım. kitabi okurken buyuk keyif aldim. sabahattin ali iyi bir yazar. ben kitabi okuyali cok olmadi. okudugum zaman da listelerdeydi. simdi hala oyle. sosyal medyada olsun, disarda tanistigim kizlar olsun dillerinden dusmuyordu kurk mantolu madonna. kendimden kisaca bahsedeyim. normal(super normal hatta) bir tipim var. zengin sayilmam. belki kitaplar, sinema, muzik vs is yapar diye izledigim, okudugum,dinledigim seylerin haddi hesabi yok. ortamda olur da guzel bir kiz "madonna evet, cok guzeldi. kendimden cok sey buldum derse" ben de raif efendi diye yapistirayim cevabi diye okudum. belki bir etkilenme olur diye. orta sinifa mensup benim gibi epey yuklu bir erkek nufus var ulkede. muhtemelen yalniz degilim. bence neden budur. evet...
  9. gerçekten eşsiz bir tahlil gücü gerektiren bir kitap. insan psikolojisini,duygu düşünce çözümlemelerini çok başarılı bir şekilde anlatıyor. hiç sıkılmadan okudum.
  10. üniversitedeki hocam, vize için sorumlu olduğumuz kitaplara ekleyince okumak zorunda kaldığım, başlarda bu ne sıkıcı kitap! dediğim. ama okudukça beni dumura uğratan, ön yargıları yıkalım arkadaşlar dedirten , naif ama vurucu bir etkisi olan, popüler romanların okuyucuyu kitaba bağlamak için kullandığı teknikleri hiçe sayan, harika kitap. 177 sayfadır. güzel bir film izler gibi, 2 saat ayırıp okunabilir.