• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (3.80)
Yazar john verdon
kurt gölü - john verdon
gördüğünüz bir kabus, cinayet silahı olarak kullanılabilir mi?

ülkenin farklı yerlerinde yaşayan dört kişinin tek ortak noktası; aynı rüyayı gördüklerini ve bu rüyada kurt başlı bir hançerle öldürüldüklerini söylemiş olmalarıdır. dördü de bu ifadelerinden hemen sonra, bilekleri kesilmiş halde bulunur ve yanı başlarında hepsini ölüme götüren kurt başlı bir hançer duruyordur. onları intihara götüren bu kabuslar mıydı?

bir anda tüm dikkatler, ürkütücü atmosfere sahip kurt gölü diye bilinen yerde, hipnoz terapileri yapan psikolog richard hammond'a yönelir. her bir kurban ölmeden kısa bir süre önce hammond ile kurt gölü'nde hipnoz terapisi görmüştür.

kurt gölü'nün şeytani esrarengizliğinde en az onu tuzağa düşüren kar fırtınası kadar acımasız olan düşmanları, ne pahasına olursa olsun gurney'i gerçeklerden uzak tutmaya kararlıdırlar. duygusal açıdan kırılma noktasına gelen gurney, şimdiye kadarki en korkunç düşmanı ile kendini ölümcül bir oyunun içinde bulur.
(tanıtım bülteninden)
  1. john verdon'ınyayınlanıp türkçe'ye çevrilmiş son kitabı(*:bu satırları yazdığım sıradaki son kitabı tabii :)). kitap özetine bakınca önceki kitaplarla benzerlik de farklılık da sezmek heyecanlandırdı.

    not: işbu yazı yazarın diğer kitaplarını okumuş olan kişilere "bakın artık böyle de bir kitabı var." demek ve youserın kendisinin de "okuyacağı kitaplar" listesine kitabı ekleyebilmesi için yazılmıştır. kitap okunduğunda yeni bir yazıyla -tepelerin kocakarısının da gönlünü hoş edeyim (bkz: #172689) :)- daha detaylı bilgi verilecektir.
  2. serinin daha önceki kitapları gibi, romanın büyük kısmının bir yere varmıyormuş ve birbiriyle alakasızmış gibi duran bilgilerin toplanmasıyla geçtiği, sonlarına doğru yapılan atakla olayın çözüldüğü bir kitap olmuş.

    diğer kitaplarla bir benzerlik de vahşet; ne olurdu sanki ölenler tanınabilir halde veya mide bulandırmayacak şekilde bulunsa, eceliyle ölen (!) birinin bile betimlenmesi korkutucu :/

    diğer kitaplarda olayın bir yerine hizmet eden giriş kısmı, bu kitapta başka amaçla kullanılmış, güzel de olmuş.

    jack hardwick ile dave gurney'in iletişimi ve ortaklığı daha iyiydi bu kitapta ama hardwick'in gurney'e sherlock diye hitap etmesi beni rahatsız etti.(*:sherlock'u ayrı severim :))

    dave gurney'e zaten biraz gıcık oldum bu kitapta. nedir madeleine'in ondan çektiği, kadın yıllarca kocası emekli olsun da birlikte gezelim, huzur içinde yaşayalım diye beklemişken, hiiç oralı değil bizimki. bir de rebecca çıktı başımıza, bile bile hafif flörtöz tavırlar filan. neyse kendisi de kocalıkta dedektiflikteki kadar iyi olmadığını kabul etti ve hiç değilse gerektiğinde es geçmedi karısını.

    neyse daha çok spoiler vermeyeyim ama, olayın çözümü, sırrını öğrendiğimizde "peh bu muymuş" dediğimiz illüzyonları anımsattı biraz bana.
  3. tipik john verdon romanı. bu kez bana tek cazip gelen kısmı yoğun kar yağışı. onun dışında ileri teknoloji
    kameralar, dinleme cihazları, yansiticilar vs.
    fazla zorlama gibi geldi.

    madeleine de her zamanki gibi gıcık, sevimsiz. iyice mıymıylaştı. ne guzel hayatında heyecan var kocan bilmece çözer gibi cinayet çözüyor. bir yardım et bi araştır sende. yok kadın sürekli mızıldıyor o mızıldadikça okurken bana fenalık geliyor.
  4. 450-500 sayfalık kitabın son 10 sayfasında tüm sorunların birden çözülüyor olması her zaman aynı. bari john verdon ölmeden değiştirse bu bakış açısını.