• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.25)
mandariinid - zaza urushadze
abhazya savaşı'na ışık tutan tutan ve savaştan etkilenen insanların yaşamına gerçekçi bir bakış fırlatan '' mandalinalar '' filmi mandalina yetiştiren yaşlı bir adamın hikayesini anlatıyor . savaş filmlerine çok farklı bir soluk getiren filmin yönetmen koltuğunda üç ev , ak tendeba filmlerinin de senaristi ve yönetmeni olan gürcü sinemacı zaza urushadze oturuyor . baş rollerini ise mikheil meskhi , misha meskhi ve giorgi nakaszhidze paylaşıyor . savaş filmlerinin takipçisi olanların ve artık hollywood yapımı ışıltılı parıltılı filmlerden sıkılanların imdadına yetişecek olan film, imdb'den aldığı yükse puan ve sinema forumlarında hakkında yapılan övgü dolu sözlerle tüm dikkatleri üstüne çekiyor . gürcistan - estonya ortak yapımı olan dram türündeki eser odak noktasına aldığını savaşı , isimsiz kahramanlar üstünden anlatıp destansı bir dil kullanmaktan kaçınıyor . bu da filmi daha sıcak ve daha samimi hale getiriyor . ayrıca savaşın kötü yanını tüm çıplaklığı ile izleyiciyle buluştururken , ana karakterlerin yardımsever tavrının altını çizen yönetmenin uzun metrajlı üçüncü filmidir.
  1. çeçenin bile çeçene faydası yok mesajıyla biten anlamlı mı anlamlı film. karakter geçişleri ne kadar oturaklı olmasa da izleyenin gönlünü hoş eder. tam pazar sabahı trt'de izlenecek kıvamda bir öykü.
    sde
  2. müzikleri de enfestir.
  3. kafkasya'da, balkanlar'da ve orta doğu'da çekilen her savaş filmi, aslında savaşın ne kadar anlamsız olduğunu haykıran bir çığlık. ama bir türlü duyulamayan bir çığlık. mandalinalar da böyle.

    !---- spoiler ----!

    ivo, yaralanan düşman askerlerini evinde tedavi eder. arkadaşı margus, birbirlerini öldürmelerinden korkmuyor musun, diye sorduğunda söz verdiklerini söyler. bunun üzerine yaşanan diyalog:

    !---- spoiler ----!

    ivo: şaşırma, hâlâ sözünü tutan insanlar var.
    margus: ve ikisi de senin evinde öyle mi?
  4. gayet basarili bir yapim. efsane olmasa da...
  5. genel anlamda sakin ama harika bir film, müzikleri harika oyunculuklar harika. mandalinaları toplamak için savaşa rağmen yerini yurdunu terketmeyen amcaların hikayesi. bir çeçen ve bir gürcü asker de barındırıyor.
    vagus
  6. kime ait oldugu tartisilan bir toprak parcasi uzerinden suren bir savasin anlamsizligini, abhazya adina savasan cecen bir asker ile vatanini savundugunu dusunen gurcu bir savascinin o topraklari kendine toprak-vatan edinmis bir estonyali'nin evinde "bu topragin kime ait oldugunu" tartismalari ile gozler onune seren bir film.
    hepsi rusca konustugu ve dis gorunus olarak da birbirlerinden net bir sekilde ayirt edilemedikleri icin taraflarin kimin dusman kimin kendilerinden oldugunu bile ayirt edemedikleri bir durumda savasin komikligi ' trajikomikligi dikiliyor karsimiza.
    tum bunlarin arasinda koklerinin oldugu yere gitmek icin bu topraklarda yetistirdigi mandalinleri toplamak isteyen bir adam ve bu topraklara oglunu gomdugu icin gidemeyen baska bir adam...
    herkesin toprakla bir bagi olan bu filmde madalinlerin de toprak, kokler ve burada gecen bir hayata dair bir metafor oldugu da asikar.
    ve muzigin evresenlligi ve insanlar ne kadar farkli ya da ayni olursa olsun muzikle baglanabildikleri de benim bir cikarimim oldu filmden.
    bana no man's land adli baska bir filmi de animsatti bu arada..
  7. !---- spoiler ----!

    -yani oğlunu gürcüler mi öldürdü?
    +evet, ama ne fark eder ki?
    -nasıl yani? oğlunun mezarının yanına bir gürcü gömdün.
    +ahmed, fark eder mi?

    !---- spoiler ----!
  8. vıcık vıcık romantizm içeren bir film.

    realist: o fark etmez, bu fark etmez ne fark eder?