• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
Yazar richard bach
martı jonathan livingston - richard bach
durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. işte zor bir gün daha başlıyordu.
  1. ricahrd bach'in yazdigi kisacik kitap. digerlerinden dislanmak pahasina farkli olmayi ve hayaller kurmayi anlatir. kucuk cocuklara kitap okumayi sevdirmek acisindan faydali olacagini dusunuyorum.

    soyle bir test yapilabilir mesela 14 yasinda okuduktan sonra bir defa da 28 yasinda okumak lazim. jonathan livingston gibi mu oldunuz yoksa surunun geri kalanina mi benzediniz?
  2. öğretilmiş kalıplara karşı çıkmayı, verilenle yetinmemeyi, aklı kullanarak özgürleşmeyi ve sürüden ayrılmayı, farklı düşünmenin getirdiği dışlanmayı ve özgürlüğün insanın aklında başladığını anlatan masaldır.
  3. okuduktan sonra yaşama sevincimi artıran, hedefimizi belirleyip o yolda ilerlersek başarıya ulaşabileceğimizi anlatan bir kitap.
  4. kısacık bir kitap olmasın rağmen ne kadar alıntı yapsak az.

    "ne kadar tatsız olursa olsunlar, başımıza gelenler, ne öğrenmemiz gerektiğini öğrenmemiz açısından gereklidirler."

    "gözünle gördüklerine sakın inanma. görünenlerin hepsi sınırlıdır. anlayarak bakmaya, gördüklerinin özeline geçmeye çalış."

    "düşüncelerinizin zincirlerinden kurtulun, bedenlerinizin zincirlerini kırın."
  5. kendisi tam anlamıyla bir martı değildir, daha fazlasıdır. çünkü o öyle istiyor.
    abi
  6. soluksuz okuduğum, gaza getirmese de sürükleyen, yıllar sonra bile hatırımda kalan ender kitaplardan. çocuklarınıza okuyunuz, okutunuz.
    scott
  7. yine fazlasıyla abartıldığını düşündüğüm kitaplardan biridir. kötü mü? asla, ama bu kadar övülecek, herkese tavsiye edilecek bir tarafı da yok, daha doğrusu bu kitaba kıyasla çok daha iyi kitaplar var bundan önce okunması, tavsiye edilmesi gereken. şahsen bana benim bilmediğim, fark edemediğim hiçbir şeyi söylememiştir bu kitap; ama tekrar belirtiyorum iyi kitaptır. sadece bu kadar abartıldığı için benim gözümde biraz değersizleşti.
  8. öncelikle 90 küsür sayfalık kitabın 45 sayfasını pek de eserle ilgili olmayan siyah beyaz ve gereksiz martı resimleriyle doldurdukları için epsilon yayınlarını tebrik ediyorum. orjinalinde de mi bu şekildedir bilmiyorum ama sırf ticari kaygılar güdülerek "sayfa ne kadar fazlaysa fiyatı da o kadar fazladır" mantığıyla kitabın değeri sayfa sayısına endekslenmiş görülüyor. yine biz fazla para ödeyeydik de keşke orman israfında bulunulmasaydı. bir zamanlar ormanlarda üzerlerinde sincapların dolaştığı kara martı resimli ağaçların ahı alınmış.
    gelelim martı'ya; kitabın teması atipi modern zamanlar çılgınlığına karşı bireyin taçlandırılması örneklerinden biri. kitabın ilk iki bilemedin üç bölümünde işte sanayileşmenin bakiyesi olan kapitalizmin parlattığı uygun koşulların ötesinde bir hırsla sivrilerek çok çalışanın ya da koşulları lehinde kullananların çok kazandığı aşılamasıyla "köyde büyüdü uluslararası şirketin ceosu oldu ya da deniz olmayan şehirde doğdu armatör oldu" minvalinden benzer öykülerde olduğu gibi bir başarı hikayesi intibası bırakıyor.
    martı olarak doğdu f-16 oldu.
    ancak martı canıtın'ın fletçırt adlı martıya "sana da öğretebilirim" demesinden sonra hikaye karşıt bir seyir almaya başlıyor. globalleşmenin , sosyal toplumun, popüler ve dahi geleneksel kültürün dayattığı ve tüm insanları illaki sessizce çalışan, mükemmel işleyen organik bir makinenin çarkları olarak gören, benliğimize kodlanan, reva görülen rol modellerin dışıda matrix'ten, camus'ye, chaplin'den kafka'ya kadar uzanan sürüden ayrılan koyunları anlatan "ben kimim ve neden benim?" sorularını sorarak alternatif bir dünyanın da olabileceğini işaret eden başarılı bir hikaye.
    okunsa iyi olur, erken yaşlarda okunsa daha iyi olur, hiç okunmasa da olur.
  9. benim için yeri ayrı olan kitap. kendimi martılarla bir tutmama neden olan kitap. kendimi kalıplara sokmak istemememin nedenlerinden biri olan kitap. ve daha bir sürü şey...

    belki de, benim için çok şey ifade eden "başka bir dünya mümkün" anlayışımın temellerini küçük yaşta atmamda etkili olduğu için bu kadar seviyorumdur. çünkü martı jonathan'ın tek derdi farklı olmak, sürüden ayrılmak, kendini kurtarmak filan değil. öğrendiklerini paylaşmak da istiyor, diğer martılar da uçmayı öğrensin, özgür olsun istiyor...

    "yaşamak için ne çok neden var! balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka nedenler de var yaşamak için. cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. en önemlisi, özgür olabiliriz, uçmayı öğrenebiliriz."