• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.27)
melancholia - lars von trier
justine michael ile dünya evine girmek üzere ablasının evine gelir. ablası claire ile taban tabana zıt bir karaktere sahip olan justin düğün gününde dahi melankoli içine girebilen bi yapıdadır. bu sırada da dünyayı tehdit eden bir gezegen dünyaya yaklaşmakta iki kızkardeş ve aile üyeleri geçmişteki ve hala da süregelen çatışmalarıyla tam bir kaosun içine sürüklenmektedirler.
  1. filmin başlangıç sahnelerine dayanamadım. ama inatla izlemeye devam ettim ve bunun sonucundan da memnunum. aynı olaya verilen değişik tepkiler. depresyon, inkar, boşverme, umut bence oldukça farklı ve orijinal bir şekilde aktarılmış. son sahne ise muazzamdı. o yüzden meteor olur gezegen olur çarpabilir yani karşı değilim.
  2. insan öleceği günü ve saati bildiğinde ne yapar? bu bilgiye sahip olundugunda ruh halinde, tepkilerinde ve kararlarındaki değişim hangi yöndedir sorularına cevap arayan ve bunu yaparken insanı filmin içine çekmekte oldukça başarılı olan film. yönetmen yine derin sorular üzerine gidip sorular sordurtuyor izleyene.
  3. yaşayan en iyi yönetmen lars von trier'in görüngülere gizlenmişliklerle ' insanlık yok olacağını bilirse ahlak'ı ne yapar? ' sorusunun cevabını aradığı film. cevabını filmin son sahnesiyle kendisi vermektedir, insanlığı yok edecek gezegen melancholia yaklaşırken ve her şey aşikarken filmin karakterleri şunu yapmaktadır;

    http://www.audienceseverywhere.net/wp-content/uploads/2015/05/melancholia.jpg

    yani cevap, kırılacağını bile bile riyakar, illüzyon bir ahlak yaratır.

    film, toplumsal moralizmin yapıtaşlarından birisi olan evlilik sahnesiyle başlar. ve karakterlerin yavaş yavaş dekadansı yaşamasını izleriz. ilkin evlenecek olan kadının düğün günündeki naçar gülüşlerini boşvermişliğe evirişini gösterir. evliliğine siktir çeker, terfi aldığı işine siktir çeker. düğün gününde dürtülerini reddetmeyi bir kenara bırakıp ilk defa o gün karşılaştığı bir erkekle seks yapan bir kadını görürüz. bu realiteyle hemhal olmuş direnen insandır. toplumun sıradan insanları ise sürüyü sessiz tutmakla yükümlü otoritenin verdiği ' gezegen yanımızdan geçip gidecek ' cevabına kendini inandırmıştır. yani hep olduğu gibi müthiş ikiyüzlü alışverişini gerçekleştirmiştir. çizgidışı olmasına rağmen başka çaresi kalmayan kişiliklerin ise oradan oraya savrulduğunu, ne yapacağını şaşırdığını görürüz.
    çırılçıplak bedeniyle melancholia'ya rahmini ve vücudunu açan kadın imgelemi. dünya üzerindeki penis'in himayesini yitirişini anladıktan sonra penis'in himayesini yitirtene karşı bir sempati besler. yani yaklaşan gezegene. o'nu yeni güç addeder ve bedenini ona sunar.
    topluma onlardan fazla bulaşmış olan bir nebze daha çizgiiçi ablasının kocası hap alarak intihar eder.
    abla, son anlara yakın çocuğuna sahip çıkma dürtüsüyle hareket eder.
    yani yine ne yapacağını şaşırmış, içtepinin himayesine sarılarak.
    nihayetinde ise soyut olarak bir ahlak kalkanı üretemeyen özneler, çöplerden bir yalancı kalkan üreterek gözyaşları içinde ölürler.
    ezcümle insan realiteden uzaklaşıp ahlak'a sarıldığında, realite burnunun dibine geldiğinde ne yapacağını şaşırır bir sürüklenişte tezahür eder.