1. yazmak için herkesin nedenleri var. ama yazmama nedenlerimiz neler? bunları merak ediyorum ben.
    mesela benim son zamanlarda burada bir şey yazmıyor olmamın sebebi olduk olmadık yorumlarımın eksilenmesiydi. küstürdünüz beni:( defterime yazıyordum ama buraya yazamıyordum. neyse, canınız sağ olsun. arada bir uzaklaşırım iyi olur belki:)
  2. ilginç oldu bu başlığı görmem, bir kaç saat önce yazıp yazıp silmek başlığına bir gönderi yazıp bir kaç saniye sonra silmiştim. nedeni aynı girdi içerisinde kendimle çelişkiye düşmüş olmamdı. içimden geçenleri yazmakla insanlara okutmak istediklerim arasında çelişkiye düşüyorum demek bu. işin ilginç yanı o sildiğim girdi içerisinde de bu duruma değiniyor, başka yazarları yazdıkları kalitesiz girdiler için eleştiriyordum. halbuki biri çıkıp deseydi ki " la ampul önce kendi yazdığına bak " al bana aralıksız düşünce seansları.

    neyse öyle işte. çoğu zaman yazmamamın nedeni kendimle çelişiyor olmam, bir o kadar çoğu zaman da üşeniyor. bir o kadar olmasa da az bir zamanda kime, neye, niye yazıyorum diye düşünmek.

    bir de şöyle bir durum var herkes yazmalı mı? bak yazmayın diye demiyorum, cidden bir soru işareti bu kafamda. etik kurallarımla çelişiyor. nasıl her konuşabilen insan konuşmak zorunda değilse, hatta susması gerekse, bu durum yazmak içinde geçerli olmalı. ama aynı zamanda biz kimiz ki insanın elinden düşüncelerini ifade etme hakkını alalım? eylem yok, zarar yok.

    ama yine de anonim kişiliklere dönüşüp özgürce konuşabilen insanlara hayranım. bir onlara bir de tüm düşüncelerini iki kelime ile, kısaca ifade edenlere. çok güzel lan.
  3. bizim insanımız medeni olmadığı için muhatabı ne kadar güzel ve ayrıntılı açıklasa da ikna olmaz, bildiğini okumaya devam eder.

    afedersiniz balık hafızalı olduğu için anlattığınız şeyler zihninde kalmaz. bir kulaktan girer öbüründen çıkar. işlem görmez.

    muhalif fikirlere kapalı olduğu için yazılanları itibarsız hale getirmek maksadıyla var gücüyle çalışır.

    ispiyoncu olduğu için yazılarını engellemeye, yazdırmamaya çalışır. şikayetle tehdit eder hatta şikayet eder.

    objektif ve tutarlı olma gibi bir erdemi veya kaygısı yoktur. eğer hedef tahtasına koyduysa muhalif muhatabını, kulaktan dolma şeylerle fikrini savunmaya, muhatabını karalamaya, ona hayat hakkı tanımamaya çalışır.

    azınlık olduğunu bildiği zaman hiç tereddüt etmeden tribünlere oynayıp ortamdaki insanları aleyhinde kışkırtır. linç etmekten zerre kadar çekinmez.

    dilin müşterisi kulaktır der mevlâna. işittiği için değil anlamaya vesile olduğu için.
    yazı'nın müşterisi de okurdur. okuduğu için değil okuduğunu anlama gayretinde olduğu için. işte burada bi tıkanıklık var en çokta bundan dolayı yazmak içinden gelmiyor insanın. sonuç olarak yazmıyorsun, yazamıyorsun.
  4. içimden gelmiyor.bahsetmek istediklerimi ya kelimelere dökemiyorum ya kelimelere sığdıramıyorum.evet buralardayım ee napiyorum peki dolaniyorum oyle bomboş.belki bir gun oyle bisi olur ki kelimelerle ip atlaya atlaya yazarim,belki bir gün ^^
  5. yazın içinizden geçeni, çok mantıklı bulamadım açıklamalarınızı, hep siz mi dinleyeceksiniz biraz da onlar sizi dinlesin. eksi falan hiç düşünmeyin ben ona nasıl bakıldığını bile bilmiyorum
  6. artık anonim olmadığım için rahat rahat yazamıyorum yeni bir hesap açmak da çeşitli sebeplerle etik gelmiyor. neyse ne okuyorum ama bilin yani arkamdan filan konuşmak yok :)
  7. modların kafasına göre konu silmesi, yavaş yavaş ekşiye dönüşmesi.
  8. her gün 1 entry girerek kırdığım olaydır. 1 entry yetmiyorsa 2,3,4 entry'de yazarız. yeter ki herkes yazsın, okuyalım arkadaşlar..
  9. "...senin için kuracak cümlem kalmadı."

    sevilen ama mutlu olunamayan kadına söylenecek son sözdür. sonra da gidilir.
  10. buranın diktatörlük ile yönetilmesi hasebiyle kültüre boğamıyorum sizleri *üzgün surat