1. bu acının tarifi mümkün değildir. duyguyla, hissiyatla, kağıtla kalemle tarifi zordur, bilimden yardım almak gerekir anlatabilmek için belki de. istatistik biliminden faydalanarak anlatacak olursak eğer bu gönül yorgunluğunu, izahı şu şekilde olurdu:

    türkiye'nin %40'ının cumartesiden tatile başladığını ve geriye kalan %59'unun da pazar günü bu tatil yapan kafileye katıldığını; daha kötüsü bir gece önceden alkol sofralarında şuh kahkahalar, kaçamak bakışlarla eğlenen çiftlerin evin yolunu tuttuklarında gecenin 2'sine 3'üne kadar murat alıp murat verdiklerini, kısacası muratlarına erdiklerini, atletiklerse kerevetine bile çıktıklarını ve muhtemelen alarmın tüyler ürperten sesiyle söve saya, terliğin tekini bulamadan ve gözünü açamadığın dakikalarda bu mevzu bahis insan yekununun huzurla uykularına devam ettiğini bildiğin halde işe gitmek zorunda kalmaktır pazar günü çalışmak.

    ne çifte mesai ücreti ne de sabah arabanda işe giderken seymen radyoda konuşup duran cırtlak sesli hatundan sonra çıkan çiftetelli moralini yerine getirebilir.

    daralırsın, camı açarsın biraz. 2 dakika geçmeden bir ürperti gelir titretir içini ama gerek duymazsın kapatmaya camı. rüzgar değildir çünkü içini titreten; kapitalizmin çarklarına kaptırdığın ruhunun isyanıdır arada bir çığlığa yeltenen.
  2. alıştım artık
  3. ben seviyorum pazar çalışmayı.normalde 1 günde bitmeyen işi pazar günü 2 saatte bitiriyorum.mesela bugün işim bitti 6ya kadar film izleyeceğim.
  4. nadiren de olsa bazen rahatlatıcı olabiliyor..